Hukuki bilgilendirme
Bu yayın, belirtilen kontrol tarihi itibarıyla Türk hukuku hakkında genel bilgi verir. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz; belge, süre, görev, yetki ve güncel mevzuat somut dosyada ayrıca incelenir.
İletişime geçinAlt kiracı, kendi sözleşmesine göre kirasını asıl kiracıya ödediği hâlde asıl kiracı taşınmaz sahibine ödeme yapmamış olabilir. Bu durumda alt kiracının dekontları kendi borcunu ödediğini gösterebilir; fakat taşınmaz sahibinin asıl kira alacağını aynı anda sona erdirmez. Birbirine bağlı iki sözleşme ve iki ayrı ödeme ilişkisi vardır. Asıl kira geçerli bir süreç sonunda sona ererse alt kiracının kullanımı da etkilenebilir. “Ben ödedim, ev sahibi beni hiçbir şartta çıkaramaz” şeklinde genel bir güvence verilemez.
İlk yapılacak iş, alt kira sözleşmesini, asıl sözleşmeyi ve kiraya verenin gerekli iznini birlikte incelemektir. İhtar veya icra belgesi varsa hangi borç için, kime ve hangi tarihte gönderildiği belirlenmelidir. Alt kiracının para iadesi veya zarar talebinin muhatabı da her durumda taşınmaz sahibi değildir. Kime ödeme yaptığı, kullanamadığı dönem ve asıl kiracının yükümlülükleri önemlidir. Bu yazı, alt kiracının ödemesine rağmen asıl kiracının borçlandığı durumda tahliye riski ve mali hakların nasıl ayrılacağını açıklamaktadır.
Alt kiracı ile asıl kiracının ödeme ilişkilerini ayırın
İki sözleşmedeki ödeme günleri ve bedeller de aynı olmak zorunda değildir. Alt kiracı kendi sözleşmesinde ayın sonunda ödeme yaparken asıl kira ayın başında muaccel olabilir. Alt kiradan alınacak parayı beklemek, asıl kiracının daha erken doğan borcunu kendiliğinden ertelemez. Bedeller farklıysa alt kiracının ödediği tutar, aktarılmış olsa bile asıl borcun tamamını karşılamayabilir. Bu nedenle aynı ay için bir ödeme görmek yeterli değildir; her sözleşmenin vadesi, bedeli ve ödeme tarihi ayrı satırda gösterilmelidir. Banka masrafı, farklı dönem açıklaması veya kısmi ödeme varsa gerçek kapatılan borç kontrol edilir. Asıl kiracının kendi ödeme planındaki hata alt kiracıya sınırsız ek ödeme yükü olarak yöneltilemez.
Taşınmaz sahibiyle asıl kiracı arasında bir kira sözleşmesi vardır. Asıl kiracıyla alt kiracı arasındaki ikinci sözleşme, alt kira ilişkisini oluşturur. Alt kiracı ikinci sözleşmedeki bedeli ödemişse bunun alıcısı ve dönemi belirlenmelidir. Bu para asıl kiracının elinde kalmış ve malike aktarılmamış olabilir. Alt kiracının dekontu, malikin hesabına ödeme yapıldığını göstermiyorsa asıl sözleşmedeki alacak bakımından tek başına ödeme belgesi sayılmaz. Aynı tutarın iki ilişkide nasıl ele alınacağı sözleşme ve gerçek ödeme akışı üzerinden incelenir.
Asıl kiracı, alt kiradan elde ettiği parayı başka harcamalara ayırmış olabilir. Bu olgu alt kiracının kendi ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği gerçeğini değiştirmez. Buna karşılık malikin asıl kiracıya karşı mevcut alacağının otomatik ortadan kalkmasını sağlamaz. Alt kiracının ilk savunması, kendi borcunu ödediğini belgelemektir; ikinci mesele kullanım hakkının asıl ilişkideki sona ermeden nasıl etkileneceğidir. Bu iki soru birbirine karıştırıldığında, doğru ödeme yapmış kişinin bütün risklerden korunduğu yönünde yanıltıcı bir sonuç ortaya çıkabilir.
Konut ve çatılı işyerinde yazılı izin neden önemlidir?
TBK322, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası olmadan alt kira veya kullanım hakkı devrini yasaklayan özel düzenleme içerir. Asıl kiracının “Ev sahibi biliyor” demesi yazılı izin incelemesinin yerine geçmez. İznin kim tarafından, hangi taşınmaz ve hangi kullanım için verildiği görülmelidir. Genel bir misafir kabulü ile bağımsız alt kira hakkı aynı değildir. Alt kiracı, kendi sözleşmesini imzalamadan önce bu dayanağı isteyebilir. İzin eksikliği başka bir sözleşmeye aykırılık tartışmasını da doğurabilir.
Yazılı alt kira izni bulunması, malik ile alt kiracı arasında doğrudan kira sözleşmesi kurulduğunu kendiliğinden göstermez. Malik ikinci ilişkiye izin vermiş fakat asıl sözleşmenin tarafı değişmemiş olabilir. Kira devri ise TBK323 kapsamında farklı bir işlemdir. İzin belgesinde alt kiracının bedelinin doğrudan malike ödeneceği veya asıl ilişki sona ererse başka bir model uygulanacağı yazılıysa bu hükümler ayrıca incelenir. Belgenin gerçek kapsamı önemlidir. Yalnız imza bulunmasından bütün tarafların aynı borca sahip olduğu sonucu çıkarılmamalıdır.
Asıl kiracı ödemediğinde hangi süreç gündeme gelir?
TBK315, teslimden sonra muaccel kira bedeli veya yan gider ödenmediğinde kiraya verenin yazılı süre vererek, ödeme yapılmazsa fesih bildirebilmesini düzenler. Konut ve çatılı işyerinde verilecek süre en az otuz gün, diğer kira ilişkilerinde en az on gündür. Süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Somut ihtarın içeriği ve tebliği değerlendirilmelidir. Alt kiracının kirasını asıl kiracıya önceden ödemiş olması, asıl kiracının malike karşı bu borcunun kendiliğinden yerine getirildiği anlamına gelmez.
Malik başka bir tahliye sebebine veya icra yoluna da dayanmış olabilir. Bu durumda farklı şartlar ve belgeler incelenir. Her “Borç var” açıklaması aynı gün tahliye yetkisi değildir; her ihtar da aynı sonuçları doğurmaz. Alt kiracı, asıl kiracıdan kendisine gösterilen belgenin yalnız ilk sayfasına değil tam metnine ve tebliğ kaydına bakmalıdır. Sürecin ödeme ihtarı, dava, icra takibi veya kesinleşmiş karar aşamasında olması, alınacak tedbirleri değiştirebilir. Eksik bilgiyle taşınmazın hemen boşaltılması veya ödeme yapılması önerilmemelidir.
Asıl sözleşme sona ererse alt kira devam eder mi?
Alt kiracının kullanımının dayanağı asıl kiracının sahip olduğu kullanım hakkıdır. Asıl ilişki usulüne uygun sona erdiğinde alt sözleşmenin varlığı, malike karşı her durumda bağımsız ve sınırsız kullanım hakkı sağlamaz. Alt sözleşmede uzun süre yazılması, asıl kiracının sahip olduğundan daha geniş hakkı malike karşı otomatik yaratmaz. Buna karşılık malikin alt kiracıyla ayrıca doğrudan kira kurduğu veya farklı bağlayıcı düzenleme bulunduğu iddiası varsa bu ayrıca incelenmelidir. İzin ile doğrudan sözleşme yine ayrılmalıdır.
İcra aşamasında alt kiracının veya üçüncü kişinin taşınmazda bulunması hâlinde uygulanacak usul kuralları somut dosyaya göre değerlendirilir. Alt kira belgesinin her tahliye takibini kesin durdurduğu söylenemez. Alt kiracı kendisine yönelik işlem veya tebligat varsa buna zamanında hukuki yanıt vermelidir. Malik de özel alanın kilidini değiştirme, eşyayı çıkarma veya zor kullanma yoluyla kendi başına tahliye yapmamalıdır. Hukuki hakkın bulunmasıyla uygulanabilecek usul farklıdır. Taraflar, mevcut karar ve takip kapsamını görmeden fiilî çözüm üretmemelidir.
Alt kiracı malike ödeme yaparak riski azaltabilir mi?
Asıl borcun bir üçüncü kişi tarafından ödenmesi belirli koşullarda mümkün olabilir; ancak ödeme doğru alacağa ve alıcıya yöneltilmelidir. Alt kiracı malik hesabına para yatırmayı düşünüyorsa hangi asıl dönem borcunu kapattığı yazılı netleştirilmelidir. Önce borcun tutarı, ödeme için verilen süre ve ödemenin hangi hesaba kabul edileceği belirlenir. Eksik veya farklı döneme ait ödeme mevcut riski gidermeyebilir. Doğrudan ödeme yapılması tek başına alt kiracıyı yeni asıl kiracı hâline getirmez.
Bu çözüm alt kiracının kendi sözleşmesi bakımından ikinci ödeme riskini de doğurabilir. Asıl kiracıya önceden ödenmiş bedel varken malike ayrıca ödeme yapılırsa iç hesaplaşmanın nasıl yapılacağı belirlenmelidir. Alt kiracının yaptığı ikinci ödemenin asıl kiracıya karşı alacak doğurup doğurmadığı ve hangi temele dayandığı incelenir. Sonraki alt kira bedelinden düşme düşünülüyorsa takas ve mahsup koşulları değerlendirilmelidir. Farklı alacaklı ve borçlular arasındaki ödemeler, sırf aynı taşınmazla ilgili olduğu için otomatik birbirini denkleştirmez.
Üç taraflı yazılı mutabakat, hangi borcun kapandığını ve sonraki ödeme düzenini açıklamak için yararlı olabilir. Malik asıl borcun hangi bölümünün ödendiğini, asıl kiracı alt kiracının yaptığı ödemenin iç hesaba etkisini kabul edebilir. Yeni doğrudan kira kurulacaksa bunun ayrı şartları ve başlangıcı açık yazılmalıdır. Alt kiracı, malik tarafından imzalanmamış “Artık ev sahibine öde” mesajını yeterli güvence kabul etmemelidir. Özellikle ihtar süresi dolmuş veya dava başlamışsa ödemenin mevcut sürece etkisi ayrıca incelenmelidir.
Alt kiracı ödediği parayı kimden isteyebilir?
Alt kiracı genellikle bedeli kendisiyle sözleşme yapan asıl kiracıya ödemiştir. Kullanım sağlanamadığında, sözleşmeye aykırılık, sona erme ve iade talepleri öncelikle bu ilişkinin koşulları üzerinden değerlendirilir. Malik parayı almamış ve alt kira borçlarını üstlenmemişse, sırf taşınmaz sahibi diye bütün bedellerin iade borçlusu sayılmaz. Ödemeyi alan kişi, hangi sözleşmeye dayanarak aldığı ve kullanımın hangi tarihte sona erdiği belirlenmelidir. Dolaylı biçimde malike aktarım varsa ödeme zinciri ayrıca incelenir.
Peşin ödenen bedelin tamamı otomatik iade edilmez. Alt kiracı belirli dönem boyunca taşınmazı kullanmışsa o dönemin karşılığı ile kullanamadığı ileri dönem bedeli ayrılmalıdır. Sözleşmenin geçerliliği, sona erme nedeni, tarafların kusuru ve diğer haklar ayrıca önem taşır. Depozito da peşin kirayla aynı kalem değildir. Güvenceden yapılmak istenen kesintilerin dayanağı ve kapsamı görülmelidir. Konut ve çatılı işyeri güvencesinin ilgili koruyucu hükümleri, alt ilişki bakımından da kapsamına göre değerlendirilmelidir. Hesap tek toplam rakamla kapatılmamalıdır.
Alt kira izninin hiç bulunmadığı sonradan anlaşılmışsa, “İzinsizdi, bu yüzden hiçbir para istenemez” veya “Bütün paralar kesin geri alınır” şeklinde sonuç çıkarılamaz. Taraflar arasındaki sözleşme, kullanım ve hukuki sorumluluk ayrı incelenir. Asıl kiracının alt kiracıya verdiği bilgiler ve kullanımı sağlama taahhüdü önemlidir. Malikin haklarıyla alt kiracının asıl kiracıya karşı talepleri aynı değildir. İzin eksikliği, ödeme yapan kişinin bütün medeni haklarının kaybolduğu anlamına gelmez. Ancak her hak için doğru muhatap ve hukuki dayanak belirlenmelidir.
Taşınma gideri ve diğer zararlar hangi şartlarla istenir?
Asıl kiracının kendi borcunu ödememesi yüzünden alt kiracı kullanım kaybına uğradıysa, sözleşmesel sorumluluk TBK112 ve ilgili hükümler üzerinden değerlendirilebilir. Gerçek zarar, aykırılık, kusur değerlendirmesi ve nedensellik bağı önemlidir. Taşınma, zorunlu depolama veya makul yeni yer arama giderleri belgelendirilebilir. İşyeri alt kirasında kazanç kaybı iddiası varsa işletme kayıtları ve somut nedenler gerekir. Her masrafın otomatik karşılanacağı veya herhangi bir tutarın kesin tahsil edileceği söylenemez. Zarar hesabı kullanım süresi ve diğer ödemelerle uyumlu olmalıdır.
Alt kiracının zararın gereksiz artmasını önlemek için davranışı da incelenebilir. Bilinen tahliye riskini hiç değerlendirmemek veya belgelenmeyen aşırı masraf yapmak talebi etkileyebilir. Buna karşılık makul çözüm arayışı ve yazılı bildirimler dosyayı açıklığa kavuşturur. Aynı zarar için iki farklı kişiden mükerrer ödeme alınmamalıdır. Para iadesi, teminat iadesi ve zarar tazmini ayrı kalemlerde gösterilmelidir. Talepler birbiriyle ilişkili olabilir; fakat aynı dönemin bedelini farklı başlıklarla iki kez istemek doğru hesap değildir.
Alt kiracı hemen hangi belgeleri toplamalı?
Asıl kira sözleşmesi, alt sözleşme, malik izni, bütün dekontlar ve varsa depozito belgesi ilk gruptur. İkinci grupta ihtar, ödeme emri, dava evrakı ve tebliğ belgeleri bulunur. Üçüncü grupta asıl kiracının ödemeler ve izin hakkında verdiği açıklamalar, kullanıma ilişkin teslim kayıtları ve zarar belgeleri yer alır. Hangi bilgiye doğrudan ulaşılabildiği ve hangisinin karşı taraftan istendiği ayrı not edilebilir. Belgeler birbirinin yerine kullanılmamalıdır: Alt ödeme dekontu asıl kira ödemesinin kanıtı değildir.
Asıl kiracıya yazılı bildirimde hangi dönemlerin ödendiği, hangi malik alacağının açık göründüğü ve bunun kullanım hakkına etkisi sorulabilir. Sorunun giderilmesi, asıl ödeme belgesinin verilmesi veya uygulanabilir çözüm talep edilebilir. Malikle iletişimde ise yeni doğrudan borç kabulü yapılmadan mevcut durum açıklanmalıdır. Alt kiracı, gerçekte kendisine ait olmayan bütün asıl kira borcunu tek mesajla üstlenmemelidir. Yapılacak ödeme veya uzlaşmanın hangi kapsamda olduğu açık tutulmalıdır. Kiracıların birbirlerine verdikleri sözler malikin rızası gerektiren işlemleri tamamlamaz.
Örnek: Üç aylık alt kira peşin ödendi
Varsayımsal bir alt kiracı, üç aylık bedeli asıl kiracıya peşin ödesin. Malik, asıl kiracının iki aylık borcu nedeniyle yazılı ödeme süreci başlatsın. Alt kiracı dekontlarıyla kendi ödemesini gösterebilir; fakat malikin hesabına aktarım bulunmuyorsa asıl borç devam ediyor olabilir. Çözüm için önce asıl borcun ve sürecin gerçek durumu belirlenir. Üç taraflı ödeme düzeni kurulabilecekse bu belgelenir. Kullanım sona ererse, alt kiracının kullandığı süre ile kullanamadığı peşin dönem ve olası zararları ayrı hesaplanır.
Bu örnek, alt kiracının ödemesinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Dekont, asıl kiracıya karşı önemli bir delildir; yalnız başka sözleşmedeki alacağı otomatik kapatmayan bir belgedir. Malik ayrıca alt kiracıyla doğrudan kira yapmışsa değerlendirme değişebilir. Asıl kiracının sözleşmesi, malik izni ve yeni anlaşmaların tamamı incelenmelidir. Benzer görünen iki dosya, doğrudan ödeme kabulü veya geçerli taraf değişikliği nedeniyle farklı sonuçlara ulaşabilir. Her durumda doğru hukuki ilişki ve ödeme zinciri belirlenmelidir.
Arabuluculuk ve uzlaşmada hangi sonuçlar netleştirilmeli?
Kira ilişkisinden doğan davalarda dava şartı arabuluculuk kapsamı kontrol edilir; ilamsız icra yoluyla tahliye için kanuni istisna ayrıca dikkate alınır. Alt kiracının asıl kiracıdan iade istemesiyle malikin tahliye talebi aynı uyuşmazlık yapısında olmayabilir. Başvuruda taraflar, dönemler ve istenen sonuç açık yazılmalıdır. Acil usul süreleri mevcutsa arabuluculuk görüşmesi yapılacağı düşüncesiyle belgeler bekletilmemelidir. İcra belgesine yanıt ve dava hazırlığı, işlem türü üzerinden ayrıca değerlendirilir.
Uzlaşma, taşınmazın kim tarafından hangi tarihe kadar kullanılacağını, hangi borcun kimin ödemesiyle kapanacağını ve peşin alt kira hesabını açıklayabilir. Yeni kira kurulacaksa önceki iki ilişkinin ne olacağı belirlenmelidir. Depozito, teslim ve zarar kalemleri ayrı tutulmalıdır. Sadece “Sorun çözüldü” yazılması sonraki borç tartışmasını önlemez. Bütün tarafların yetkili imzası ve gerekli hukuki koşullar görülmelidir. Alt kiracının korunması, gerçek ödeme belgeleriyle uygulanabilir anlaşma kurulmasına ve gerekli usul yollarının zamanında kullanılmasına bağlıdır.
Sık sorulan sorular
Alt kiracı ödediğinde malikin asıl kira alacağı da kapanır mı?
Bedel asıl kiracıya ödenmişse malikin alacağı otomatik kapanmaz. Ödemenin malike aktarılıp aktarılmadığı ve hangi borcu karşıladığı ayrıca belirlenmelidir.
Malik alt kiraya izin verdiyse doğrudan onun kiracısı olur muyum?
Yazılı alt kira izni, tek başına doğrudan kira sözleşmesi değildir. Malikle ayrıca kira ilişkisi veya bağlayıcı farklı düzenleme kurulup kurulmadığı incelenmelidir.
Asıl sözleşme sona ererse alt kira her durumda devam eder mi?
Hayır. Alt kullanımın dayanağı asıl kiracının hakkıdır. Asıl ilişkinin geçerli sona ermesi kullanım hakkını etkileyebilir; doğrudan sözleşme veya özel düzenleme varsa ayrıca değerlendirilir.
Peşin ödenen bütün alt kirayı malikten isteyebilir miyim?
Malik her durumda iade borçlusu değildir. Ödemeyi alan, sözleşmenin tarafı, kullanılan dönem ve iade dayanağı belirlenmelidir. Kullanılmış ve kullanılamamış dönem bedelleri ayrılır.
Malike ikinci ödeme yapıp alt kiradan düşebilir miyim?
Doğrudan ödemenin hangi asıl borcu kapattığı ve iç hesaplaşma açık olmalıdır. Takas veya mahsup koşulları incelenmeden otomatik kesinti yapılması yeni bir alt kira borcu uyuşmazlığı yaratabilir.
Resmî kaynaklar ve ilgili yayınlar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, güncel resmî metin: m.83,112,139,315,322,323,326,342.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m.18/B.
Alt kira ile kira devrinin farkı · Kısmi ödeme ve tahliye riski · Tahliye sürecinde ödeme yükümlülüğü.
İlgili değerlendirmeler kira hukuku bölümünde yer alır. Mersin merkezli çalışma, Türkiye’deki kira dosyalarında yetkili mahkeme, mevcut takip, yerel işlem ihtiyacı ve uygun vekâlet yetkisi değerlendirilerek yürütülebilir. İki sözleşmenin ve ödeme zincirinin incelenmesi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
