Hukuki bilgilendirme
Bu yayın, belirtilen kontrol tarihi itibarıyla Türk hukuku hakkında genel bilgi verir. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz; belge, süre, görev, yetki ve güncel mevzuat somut dosyada ayrıca incelenir.
İletişime geçinKısa cevap: Düğünde takılan bütün ziynetlerin her durumda otomatik olarak kadına ait olduğu yönündeki eski genelleme, güncel Yargıtay yaklaşımını tam karşılamaz. Önce taraflar arasında açık bir anlaşma olup olmadığına; yoksa ispatlanan yerel örf ve âdete bakılır. Bunlar belirlenemiyorsa takının niteliği, belirli bir cinsiyete özgü olup olmadığı, kime takıldığı ve ortak takı kesesine konulup konulmadığı değerlendirilir. Ziynet alacağını isteyen kişi takıların varlığını, türünü, miktarını ve karşı tarafta kaldığını hukuka uygun delillerle ispatlamalıdır.

Düğün takıları kime aittir?
Düğün takılarının aidiyeti belirlenirken tek bir cümleyle bütün dosyalara uygulanabilecek sonuç çıkarmak doğru değildir. Altın bilezik, kolye, küpe ve kadın kullanımına özgü setlerle; erkeğe özgü saat, kol düğmesi veya takıların hukuki değerlendirmesi aynı olmayabilir. Çeyrek, yarım ve tam altın, gram altın, nakit para, döviz, takı kesesine bırakılan hediyeler ve banka hesabına gönderilen paralar da kendi özellikleriyle incelenir.
Taraflar düğünden önce veya sonra takıların kime ait olacağı konusunda açık bir anlaşma yapmış olabilir. Geçerli ve ispatlanabilen anlaşma öncelikle dikkate alınır. Anlaşma yoksa düğünün yapıldığı çevredeki yerel örf ve âdet araştırılabilir. “Bizim bölgede böyledir” biçimindeki soyut beyan yeterli değildir; hangi takının hangi tarafa verildiği ve âdetin yerleşik olup olmadığı tanık, bilirkişi veya ilgili kurum bilgisiyle ortaya konulmalıdır.
Anlaşma ve ispatlanmış örf-âdet bulunmazsa takının hangi cinsiyete özgü olduğu ve kime takıldığı önem kazanır. Belirli bir cinsiyete özgü ziynet, kural olarak o kişiye ait kabul edilebilir. Bir cinsiyete özgülenemeyen ekonomik değerlerin kime takıldığı veya kime verildiği incelenir. Ortak takı kesesine konulan ve kime özgülendiği belirlenemeyen değerler bakımından ortaklık değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Hediyeyi takan kişinin “gelin tarafı” veya “damat tarafı” olması tek başına mülkiyeti belirlemez. Hediyenin kime yöneltildiği, takının niteliği ve düğündeki uygulama birlikte değerlendirilir. Düğün masraflarını kimin ödediği de ziynetlerin kendiliğinden o kişiye ait olmasını sağlamaz.
Güncel Yargıtay içtihadı neden önemlidir?
Uzun yıllar kullanılan “düğünde takılan ziynetlerin tamamı kadına bağışlanmış sayılır” yönündeki genel ifade, yakın dönem Yargıtay kararlarıyla daha ayrıntılı bir ölçüte bağlanmıştır. Güncel yaklaşım, toplumsal uygulamanın değiştiğini ve düğünlerde her iki eşe de ekonomik değer takılabildiğini kabul ederek anlaşma, örf-âdet, takının cinsiyete özgülüğü ve kime takıldığı sıralamasına önem verir.
Bu değişim, eski tarihli her kararın değersiz olduğu veya bütün ziynetlerin yarı yarıya paylaşılacağı anlamına gelmez. Kadına özgü bilezik ve setlerle erkeğe özgü takılar yine farklı değerlendirilebilir. Ortak keseye bırakılan altın veya nakit yönünden ise kime ait olduğuna dair görüntü, anons, zarf notu veya tanık anlatımı önem kazanır.
Dava dilekçesinin eski ve mutlak bir varsayıma dayanması risklidir. Takılar tür, ayar, gram, adet, kime takıldığı ve sonrasında nerede muhafaza edildiği yönünden ayrılmalıdır. Güncel içtihatların somut olaydaki düğün tarihi ve ispat durumuna nasıl uygulanacağı karar verilmeden önce kontrol edilmelidir.
Ziynet eşyası alacağı hangi delillerle ispatlanır?
Düğün videosu ve fotoğrafları en sık kullanılan delillerdir. Kayıtların yalnız seçilmiş birkaç karesinin sunulması yerine törenin takı bölümünü mümkün olduğunca kesintisiz göstermesi yararlıdır. Görüntünün tarihi, kime ait olduğu ve değiştirilmediği anlaşılmalıdır. Sosyal medya videosu silinebileceği için orijinal dosya ve bağlantı bilgileri korunmalıdır.
Mahkeme, görüntüleri ziynet konusunda uzman bilirkişiye inceletebilir. Bilirkişi takının türünü, yaklaşık ayarını, gramını ve dava bakımından esas alınacak değerini belirler. Görüntü kalitesi düşükse kesin gram tespiti yapılamayabilir. Bu durumda kuyumcu faturası, düğün salonu kamera kaydı, takı listesi, ailelerin tuttuğu kayıtlar ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilir.
Tanıkların “çok altın takıldı” demesi çoğu zaman yeterli ayrıntıyı sağlamaz. Tanık; takı merasiminde nerede bulunduğunu, hangi takıyı kimin taktığını, takıların tören sonunda kime teslim edildiğini ve daha sonra nerede saklandığını açıklayabilmelidir. Taraflardan duyduğu bilgiyi aktaran tanık ile olayı bizzat gören tanığın ispat gücü aynı değildir.
Kuyumcu faturaları ve ödeme kayıtları takının satın alındığını gösterebilir; fakat tek başına düğünde kime hediye edildiğini veya daha sonra kimin elinde kaldığını kesinleştirmeyebilir. Banka havalesinin açıklama kısmı, altın hesabı hareketleri, kiralık kasa kayıtları, evdeki kasa anahtarına erişim ve takıların bozdurulmasına ilişkin kuyumcu fişleri de olay örgüsünü destekleyebilir.
Karşı tarafın mesaj, e-posta veya dava dilekçesindeki kabulü güçlü delildir. “Altınları ev için kullandık” ya da “borç ödenince yerine koyacağım” şeklindeki yazışma, takıların varlığı ve kullanımı yönünden önem taşıyabilir. Dijital yazışma hukuka uygun elde edilmeli; mesajın göndereni, tarihi ve bağlamı gösterilmelidir.
İspat yükü nasıl belirlenir?
Ziynet alacağını isteyen taraf öncelikle hangi eşyanın var olduğunu ve kendisine ait bulunduğunu ortaya koymalıdır. Sonra bu ziynetlerin karşı tarafın zilyetliğinde kaldığı, geri verilmediği veya onun tarafından bozdurulduğu ispatlanır. Takıların normalde kimin kişisel kullanımında ve muhafazasında bulunduğu, evden ayrılma biçimi ve kasaya erişim ispat yükünün somutlaşmasında önem taşır.
Ziynetlerin kişisel olarak kullanılan ve kolay taşınabilir eşyalardan olması nedeniyle, evden kendi isteğiyle ve hazırlıklı biçimde ayrılan kişinin bunları yanında götürmüş olabileceği savunması sık görülür. Buna karşılık kişinin şiddet altında, aceleyle veya eşyalarını alamadan evden çıktığı; takıların ortak kasada ya da karşı tarafın ailesinde tutulduğu delillerle açıklanabilir. Her ayrılık biçimi için otomatik sonuç kurulmaz.
Karşı taraf takıların teslim edildiğini, iade edildiğini veya bağışlandığını ileri sürüyorsa bu savunmasını ispatlamalıdır. Bir eşin takıların ev ya da araç alımında kullanılmasına rıza göstermesi her durumda mülkiyetten karşılıksız ve kesin olarak vazgeçtiği anlamına gelmez. Geri verilmemek üzere bağış, borç veya ortak yatırım iradesi ayrı ayrı araştırılır.
Bozdurulan, borca veya eve harcanan takılar geri istenebilir mi?
Ziynetlerin düğün borcu, ev eşyası, araç, konut peşinatı veya aile giderleri için bozdurulması uyuşmazlığı sona erdirmez. Takıların kime ait olduğu belirlendikten sonra, kullanımın bağış mı, borç mu yoksa geri verme yükümlülüğü doğuran geçici katkı mı olduğu incelenir. “Aile için harcandı” savunması tek başına iade borcunu ortadan kaldırmayabilir.
Takı sahibinin açıkça geri istememek üzere bağışladığı ispatlanırsa alacak doğmayabilir. Ancak evlilik devam ederken yapılan her ekonomik katkıyı bağış saymak doğru değildir. Yazışmalar, ödeme planı, konutun kimin adına alındığı, takıların yerine konacağına dair sözler ve tarafların sonraki davranışları iradenin belirlenmesinde kullanılır.
Ziynetle alınan malın mal rejimi tasfiyesine konu olması ayrıca değerlendirilebilir. Aynı ekonomik değerin hem ziynet alacağı hem de mal rejimindeki katkı/değer artış payı olarak iki kez tahsiline karar verilemez. Talepler hukuki sebep ve hesap yöntemi bakımından ayrılmalı; hangisinin asli, hangisinin alternatif olduğu açıkça gösterilmelidir.
Ziynet alacağı davası nasıl açılır?
Ziynet alacağı aile hukukundan doğan bir eşya veya para alacağı uyuşmazlığıdır ve görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrı dava da açılabilir. Boşanma davasına bağlı ferî talep olmadığından harç, talep sonucu ve ispat bakımından bağımsız değerlendirilir; mahkeme yargılamayı ayırabilir.
Dava dilekçesinde “düğün takılarımın iadesi” demek yerine her kalem mümkün olduğunca ayrı yazılmalıdır: bilezik adedi ve yaklaşık gramı, altının ayarı, setin parçaları, çeyrek/yarım/tam altın sayısı, nakit ve döviz miktarı, kime takıldığı ve hangi delille ispatlanacağı belirtilmelidir. Belirsizlik varsa görüntü incelemesi sonrası talep artırma usulü ve harç sonucu planlanmalıdır.
Talep genellikle ziynetlerin aynen iadesi; aynen iade mümkün değilse bedelinin ödenmesi biçiminde kurulabilir. Hangi tarihteki rayiç değerin esas alınacağı, talebin türüne ve usulî işlemlere göre belirlenir. Bilirkişi altının ayar, gram ve türüne göre hesap yapar; işçilikli ürün ile yalnız has altın değeri aynı olmayabilir.
İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebi için yalnız genel kaçırma endişesi yeterli olmayabilir; talebin yaklaşık ispatı ve koruma türünün şartları gösterilmelidir. Ziynetlerin bulunduğu yer bilinmiyorsa doğrudan ev araması şeklinde bir hukuk yargılaması işlemi yapılmaz. Delil ve geçici koruma talepleri ölçülü kurulmalıdır.
Ziynet alacağı ile boşanmada mal paylaşımı arasındaki fark
Ziynet eşyası kişisel mal niteliğinde olabilir; edinilmiş mallara katılma rejiminin yarı yarıya bölüşümü mantığı ziynet aidiyetine doğrudan uygulanmaz. Mal paylaşımı davası, evlilik içinde edinilen malların artık değeri, kişisel mallar ve katkılar üzerinden hesaplanan katılma veya değer artış payı alacaklarına ilişkindir. Ziynet davası ise belirli taşınırların iadesini ya da bedelini hedefler.
Takıların bozdurulup bir taşınmazın alımına kullanılması iki alanı birbirine bağlayabilir. Bu durumda ziynetin kime ait olduğu, katkının hangi mal için yapıldığı, malın edinilmiş veya kişisel niteliği ve katkının karşılıksız bırakılıp bırakılmadığı incelenir. Aynı delil farklı hukuki talepleri destekleyebilir; fakat hesapların mükerrer olmaması gerekir.
Ziynet davasında sık yapılan hatalar
- Güncel içtihadı dikkate almadan “bütün takılar kesin olarak kadına aittir” varsayımıyla dava kurmak.
- Takıları adet, gram, ayar ve tür bakımından somutlaştırmamak.
- Düğün videosunun orijinalini saklamayıp yalnız düşük çözünürlüklü ekran görüntüsü sunmak.
- Takıların kime takıldığı ile sonradan kimde kaldığını aynı olgu sanmak.
- Takının aile giderinde kullanılmasıyla bağışlanmasını birbirine karıştırmak.
- Ziynet alacağı ile mal rejimi katkısını mükerrer şekilde talep etmek.
- Aynen iade ve bedel talebini açık kurmamak veya harcı yanlış hesaplamak.
Ziynetlerin miktarı ve değeri nasıl hesaplanır?
Talep edilen her ziynet türü mümkün olduğunca adet, ayar, gram ve ayırt edici özelliğiyle gösterilmelidir. “Düğünde takılan tüm altınlar” ifadesi hükmün kurulmasını ve icrasını zorlaştırır. Bilirkişi video, fotoğraf, fatura, kuyumcu kaydı ve tanık anlatımlarını birlikte değerlendirerek tür ve miktar konusunda teknik görüş sunabilir.
Ziynet aynen mevcutsa aynen iade; bulunmuyorsa bedel talebi gündeme gelebilir. Dava dilekçesinde aynen iade mümkün değilse bedel şeklinde kademeli talep kurulması uygulamadaki infaz sorununu azaltabilir. Altının değeri sürekli değiştiği için hangi tarihteki rayicin esas alınacağı talep ve kararın niteliğine göre önem taşır.
Fotoğraftaki kolyenin gramı yalnız görüntüden kesin belirlenemeyebilir. Standart ürünler için piyasa ve kuyumculuk bilgisi kullanılabilir; özel tasarım veya taşlı üründe işçilik, altın ağırlığı ve taş değeri ayrılmalıdır. Düğün salonunun çözünürlüğü düşük görüntüsünde aynı takının iki kez sayılmaması gerekir.
Banka kasası, ev kasası ve üçüncü kişide tutulan ziynet
Ziynet banka kasasına konmuşsa kasa sözleşmesi, giriş-çıkış kayıtları ve birlikte erişim yetkisi önemlidir. Banka genellikle kasanın içeriğini kaydetmez; yalnız erişim hareketi içeride ne bulunduğunu kesin ispatlamaz. Kasa açılışı veya noter tespiti güncel mevcudiyeti gösterebilir fakat geçmişteki kullanımın bütününü açıklamaz.
Aile büyüğüne “emanet” bırakılan takılarda teslimin kime, hangi amaçla ve ne süreyle yapıldığı araştırılır. Üçüncü kişide bulunma iddiası, eşe yöneltilen iade talebiyle üçüncü kişinin sorumluluğunu birbirinden ayırmayı gerektirebilir. Tanık, mesaj ve teslim kaydı bu ayrımda önem kazanır.
Evde ortak erişimli yerde saklanan ziynetlerin kim tarafından alındığı konusunda yalnız “evden ayrılırken alamadım” veya “yanında götürdü” beyanı yeterli görülmeyebilir. Evden ayrılış koşulları, kolluk tutanağı, taşınma görüntüsü, mesajlar ve son görülme tarihi birlikte incelenir.
Dört yaygın ziynet senaryosu
Takılar düğünden hemen sonra bozduruldu
Kuyumcu kaydı, banka hareketi, mesaj ve tanıklarla bozdurma ve paranın kullanım amacı belirlenir. Hak sahibinin açık rızasıyla bağış mı yapıldığı, geçici kullanım mı olduğu ayrılır. İspatlanan iade taahhüdü veya rıza bulunmaması alacak sonucunu etkiler.
Takılar konut peşinatına verildi
Ziynet alacağı ile mal rejimi tasfiyesinde aynı katkının iki kez tahsil edilmemesi gerekir. Paranın konuta girdiği banka ve satış kayıtlarıyla izlenir; ziynet iadesi, değer artış payı ve katılma alacağı ilişkisi talepler üzerinden hesaplanır.
Damadın yakasına takılan altınlar tartışmalı
Güncel yaklaşımda önce taraf anlaşması, sonra ispatlanan yerel örf ve adet; bunlar yoksa takının niteliği ve kime verildiği incelenir. Salt önceki genel kabule dayanıp bütün takıları otomatik olarak bir eşe yazmak güvenli değildir.
Takılar sahte veya ödünç çıktı
Düğünde teşhir edilen fakat sonra geri alınacak ödünç takı ile gerçek bağış ayrılmalıdır. Kuyumcu veya aile büyüğünün beyanı, fatura, görüntü ve geri teslim hareketi değerlendirilir. Yalnız görüntüde görünmesi mülkiyetin kesin kanıtı olmayabilir.
Karar sonrası teslim ve icra
Hükmün hangi tür ve miktardaki ziynetin aynen iadesini, olmazsa hangi esasla bedelini öngördüğü açık olmalıdır. Belirsiz hüküm icrada tereddüt yaratır. Teslim yapılacaksa ziynetlerin türü, ayarı, gramı ve durumu tutanakla belirlenebilir; banka üzerinden bedel ödemesinde dosya ve alacak açıklaması yazılmalıdır.
Karar kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceği hükmün aile ve malvarlığı niteliğine göre teknik değerlendirme gerektirir. İstinaf başvurusu icrayı her durumda kendiliğinden durdurmaz; icranın geri bırakılması koşulları ayrı incelenir. Güncel rayiç ve faiz hesabı icra emriyle uyumlu olmalıdır.
Zamanaşımı, faiz ve talep artırımında dikkat
Ziynet alacağı ayni iade ve bedel talebinin yapısına, zilyetlik ve mülkiyet iddiasına göre süre ve faiz bakımından teknik değerlendirme gerektirir. “Boşanma kesinleşince mutlaka aynı süre başlar” şeklinde tek kural kullanılmamalıdır. Eşyanın ne zaman istendiği, iadenin ne zaman reddedildiği ve talebin hukuki niteliği dosyadan belirlenir.
Belirsiz alacak veya kısmi dava açılması, başlangıçta ziynet miktarı ve değerinin tam belirlenemediği hâllerde gündeme gelebilir. Bilirkişi raporu sonrası talep artırımının zamanı, harç ve karşı tarafın savunma hakkı önemlidir. Dilekçede hangi ziynetin aynen, olmazsa bedel olarak istendiği yine mümkün ölçüde gösterilmelidir.
Faizin türü ve başlangıcı aynen iade/bedel seçimi, temerrüt ve dava talebine göre farklılaşabilir. Düğün tarihinden otomatik faiz varsaymak veya bilirkişi değerini güncel altın bedeliyle iki kez artırmak hatalı sonuca yol açabilir. Hüküm ve icra hesabı aynı değerleme esasını izlemelidir.
Ziynet uyuşmazlığında sulh metni
Taraflar ziynetleri aynen teslim, gram altın, Türk lirası veya taksitli ödeme ile çözebilir. Metinde tür, gram/ayar, bedelin hangi tarihteki kurla belirlendiği, taksit vadeleri, teslim yeri ve gecikme sonucu açık olmalıdır. “Takı konusu kapanmıştır” ifadesi hangi hakların sona erdiğini göstermeyebilir.
Ödeme mal rejimi veya tazminatla mahsup ediliyorsa her alacağın miktarı ayrı yazılmalı ve mükerrer talep bırakılmamalıdır. Üçüncü kişide olduğu ileri sürülen takı bakımından üçüncü kişinin rızası olmadan teslim vaadi kurulmasının infaz sorunu doğurabileceği dikkate alınmalıdır.
Sık sorulan sorular
Erkeğe takılan çeyrek altınlar kime aittir?
Tarafların anlaşması ve ispatlanan yerel âdet önce incelenir. Bunlar yoksa altının cinsiyete özgü olup olmadığı ve kime takıldığı değerlendirilir. Somut kayıt görülmeden bütün düğünler için tek sonuç söylenemez.
Takı videosu yoksa ziynet davası açılamaz mı?
Açılabilir. Tanık, fotoğraf, takı listesi, kuyumcu kaydı, mesaj ve karşı tarafın kabulü gibi diğer deliller kullanılabilir. Ancak miktarın ayrıntılı ispatı zorlaşabilir.
Düğün takıları ev alırken kullanıldıysa geri istenir mi?
Kullanımın bağış mı, geri verilmek üzere katkı mı olduğu araştırılır. Sadece aile için harcanması iade talebini otomatik kaldırmaz; konut ve mal rejimi hesabıyla mükerrer tahsil de yapılamaz.
Ziynet davası boşanmadan önce açılabilir mi?
Uyuşmazlık ve hukuki yarar varsa ziynet talebi boşanma davasından bağımsız ileri sürülebilir. Boşanmanın kesinleşmesi her durumda ön koşul değildir.
Tanık olarak yalnız akrabalar dinlenebilir mi?
Akrabalık tek başına tanıklığa engel değildir. Mahkeme anlatımın görgüye dayanıp dayanmadığını, ayrıntısını ve diğer delillerle uyumunu değerlendirir.
Ziynetlerin değeri hangi tarihe göre hesaplanır?
Talebin aynen iade veya bedel niteliği, dava ve talep artırım tarihleri ile yerleşik uygulama birlikte incelenir. Bilirkişi raporuna itirazda ayar, gram, işçilik ve değer tarihi açıkça kontrol edilmelidir.
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyası Alacağı Nasıl İspatlanır? incelemesinin kapsamı nedir?
Kısa cevap: Düğünde takılan bütün ziynetlerin her durumda otomatik olarak kadına ait olduğu yönündeki eski genelleme, güncel Yargıtay yaklaşımını tam karşılamaz. Önce taraflar arasında açık bir anlaşma olup olmadığına; yoksa ispatlanan yerel örf ve âdete bakılır. Bunlar belirlenemiyorsa takının niteliği, belirli bir cinsiyete özgü olup olmadığı, kime takıldığı ve ortak takı kesesine konulup konulmadığı değerlendirilir. Ziynet alacağını isteyen kişi takıların varlığını, türünü, miktarını ve karşı tarafta kaldığını hukuka uygun delillerle ispatlamalıdır.
Düğün takıları kime aittir?
Düğün takılarının aidiyeti belirlenirken tek bir cümleyle bütün dosyalara uygulanabilecek sonuç çıkarmak doğru değildir. Altın bilezik, kolye, küpe ve kadın kullanımına özgü setlerle; erkeğe özgü saat, kol düğmesi veya takıların hukuki değerlendirmesi aynı olmayabilir. Çeyrek, yarım ve tam altın, gram altın, nakit para, döviz, takı kesesine bırakılan hediyeler ve banka hesabına gönderilen paralar da kendi özellikleriyle incelenir. Taraflar düğünden önce veya sonra takıların kime ait olacağı konusunda açık bir anlaşma yapmış olabilir. Geçerli ve ispatlanabilen anlaşma öncelikle dikkate alınır. Anlaşma yoksa düğünün yapıldığı çevredeki yerel örf ve âdet araştırılabilir. “Bizim bölgede böyledir” biçimindeki soyut beyan yeterli değildir; hangi takının ha
Güncel Yargıtay içtihadı neden önemlidir?
Uzun yıllar kullanılan “düğünde takılan ziynetlerin tamamı kadına bağışlanmış sayılır” yönündeki genel ifade, yakın dönem Yargıtay kararlarıyla daha ayrıntılı bir ölçüte bağlanmıştır. Güncel yaklaşım, toplumsal uygulamanın değiştiğini ve düğünlerde her iki eşe de ekonomik değer takılabildiğini kabul ederek anlaşma, örf-âdet, takının cinsiyete özgülüğü ve kime takıldığı sıralamasına önem verir. Bu değişim, eski tarihli her kararın değersiz olduğu veya bütün ziynetlerin yarı yarıya paylaşılacağı anlamına gelmez. Kadına özgü bilezik ve setlerle erkeğe özgü takılar yine farklı değerlendirilebilir. Ortak keseye bırakılan altın veya nakit yönünden ise kime ait olduğuna dair görüntü, anons, zarf notu veya tanık anlatımı önem kazanır.
Ziynet eşyası alacağı hangi delillerle ispatlanır?
Düğün videosu ve fotoğrafları en sık kullanılan delillerdir. Kayıtların yalnız seçilmiş birkaç karesinin sunulması yerine törenin takı bölümünü mümkün olduğunca kesintisiz göstermesi yararlıdır. Görüntünün tarihi, kime ait olduğu ve değiştirilmediği anlaşılmalıdır. Sosyal medya videosu silinebileceği için orijinal dosya ve bağlantı bilgileri korunmalıdır. Mahkeme, görüntüleri ziynet konusunda uzman bilirkişiye inceletebilir. Bilirkişi takının türünü, yaklaşık ayarını, gramını ve dava bakımından esas alınacak değerini belirler. Görüntü kalitesi düşükse kesin gram tespiti yapılamayabilir. Bu durumda kuyumcu faturası, düğün salonu kamera kaydı, takı listesi, ailelerin tuttuğu kayıtlar ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilir.
Resmî kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – Adalet Bakanlığı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – Adalet Bakanlığı
- Yargıtay Başkanlığı ve resmî karar arama bağlantıları
Ziynet aidiyeti ve ispat yükü; düğün kaydı, takının türü, kime takıldığı ve evden ayrılma biçimi üzerinden belirlenir. Somut delillerin hukuki değerlendirmesi veya randevu talebi için iletişim sayfasındaki bilgiler kullanılabilir.
Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Ziynet aidiyetine ilişkin içtihat ve ispat yükü somut olayın delillerine göre değişebilir; metin kişiye özel hukuki görüş değildir.
