Ana içeriğe geç

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Uzaklaştırma Kararı

Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

Kısa cevap: 6284 sayılı Kanun, yalnız fiziksel şiddet gerçekleştiğinde değil; psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet ile tek taraflı ısrarlı takip tehlikesi bulunduğunda da koruma sağlar. Şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişi; kolluk, Cumhuriyet başsavcılığı, aile mahkemesi, ŞÖNİM veya şartlarına göre mülkî amir aracılığıyla tedbir isteyebilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için ceza mahkûmiyeti veya eksiksiz delil dosyası aranmaz. Bununla birlikte olayların tarih sırasıyla anlatılması, mevcut mesajların, raporların ve önceki tutanakların korunması kararın kapsamının doğru kurulmasına yardımcı olur.

6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve koruma tedbirleri

6284 sayılı Kanun kimleri korur?

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un koruması yalnız evli kadınlarla sınırlı değildir. Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurları Kanun kapsamındadır. Tarafların aynı evde yaşaması, resmî nikâhlı olması ya da aralarında devam eden bir boşanma davası bulunması zorunlu değildir. Eski eş, nişanlı, eski partner, aynı hanedeki aile bireyi veya ısrarlı takipte bulunan başka bir kişi yönünden de somut risk değerlendirilir.

Şiddet kavramı da yalnız darp veya yaralama anlamına gelmez. Tehdit, hakaret, aşağılama, sürekli denetleme, iletişim araçları üzerinden taciz, ekonomik kaynaklara erişimi engelleme, çalışma hayatını kısıtlama, cinsel baskı, eşyaya zarar verme ve kişinin güvenliğini tehdit eden ısrarlı takip davranışları olayın özelliklerine göre Kanun kapsamında değerlendirilebilir. Fiziksel saldırı henüz gerçekleşmemiş olsa bile ciddi ve güncel bir tehlike varsa önleyici koruma talep edilebilir.

Bir davranışın aynı zamanda suç oluşturması mümkündür; ancak 6284 tedbiri ile ceza soruşturması farklı hukuki yollardır. Tedbir kararının amacı cezalandırmak değil, riski gecikmeden azaltmaktır. Tehdit, yaralama, hakaret, cinsel saldırı, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma veya mala zarar verme gibi bir suç şüphesi varsa Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak şikâyet ayrıca değerlendirilir. Tedbir dosyası ceza soruşturmasının sonucunu beklemek zorunda değildir.

Fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet nasıl ayırt edilir?

Fiziksel şiddet; vurma, itme ve yaralama gibi doğrudan beden bütünlüğüne yönelik davranışların yanında kişiyi eve kilitleme, tedaviye erişmesini engelleme veya tehlikeli bir yerde bırakma biçiminde de gerçekleşebilir. Psikolojik şiddet ise sistematik aşağılama, tehdit, korkutma, sosyal çevreden yalıtma, çocukları kullanarak baskı kurma ve sürekli kontrol davranışlarıyla ortaya çıkabilir. Tek bir sözün bağlamı ile uzun süredir devam eden davranış örüntüsü aynı şekilde değerlendirilmez; olayların sıklığı ve mağdur üzerindeki etkisi birlikte ele alınır.

Ekonomik şiddet, aile içindeki her maddi anlaşmazlık anlamına gelmez. Kişinin gelirine el koyma, çalışmasını engelleme, temel ihtiyaçlar için para vermeme, borçlandırma, banka hesaplarını baskı aracı olarak kullanma veya malvarlığına erişimini zorla sınırlama gibi davranışlar ekonomik şiddet oluşturabilir. Eşlerin mal rejiminden ve nafakadan doğan hakları ayrı bir aile hukuku uyuşmazlığıdır; ancak ekonomik araçların güvenlik ve özgürlük üzerinde sistematik baskı amacıyla kullanılması 6284 değerlendirmesine de girebilir.

Dijital şiddet; yoğun mesaj ve aramalar, konum takibi, hesap şifrelerini zorla alma, özel görüntüleri yaymakla tehdit etme, sahte hesaplar açma ve çevrimiçi itibarı hedef alma biçiminde görülebilir. Telefon numarasını engellemek riski her zaman sona erdirmez. Yeni numara ve hesaplardan devam eden temaslar, ortak tanıdıklar üzerinden ulaştırılan mesajlar ve konum paylaşım uygulamalarındaki hareketler tarih sırasıyla kaydedilmelidir. Acil güvenlik riski varsa yalnız delil toplamaya odaklanmak yerine kolluğa başvurmak önceliklidir.

Hangi koruyucu ve önleyici tedbirler verilebilir?

Kanun, riskin niteliğine göre farklı makamların verebileceği koruyucu ve önleyici tedbirleri düzenler. Her dosyada bütün tedbirlerin birlikte verilmesi gerekmez. Talebin, olayın gerçek tehlikesiyle ve tarafların günlük yaşamıyla uyumlu kurulması önemlidir. Kararda yalnız “uzaklaştırma” denilmesi bazen yeterli olmaz; konut, işyeri, okul, çocuk ve dijital iletişim bakımından açık sınırlar istenebilir.

Şiddet uygulayan hakkında aile hâkimi tarafından; müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, korunan kişiye ve yakınlarına yaklaşmama, iletişim araçlarıyla veya başka yollarla rahatsız etmeme, hakaret ve tehdit içeren söz ve davranışlarda bulunmama, silahları kolluğa teslim etme, alkol ya da uyuşturucu etkisindeyken korunan kişiye yaklaşmama ve gerektiğinde muayene veya tedaviye yönlendirme gibi tedbirler verilebilir. Risk çocukları etkiliyorsa kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması, sınırlandırılması veya geçici olarak kaldırılması da değerlendirilebilir.

Korunan kişi yönünden uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri, hayatî tehlike hâlinde geçici koruma, kreş imkânı ve şartları varsa aile konutu şerhi gibi koruyucu tedbirler gündeme gelebilir. Kimlik ve adres bilgilerinin resmî kayıtlarda gizli tutulması, özellikle yer değişikliği yapılan dosyalarda ayrıca talep edilmelidir. Hayatî tehlikenin önlenemediği istisnai durumlarda kimlik ve ilgili bilgi-belgelerin değiştirilmesine ilişkin özel koruma yolu da Kanun’da düzenlenmiştir.

Acil durumlarda kolluk amiri, gecikmesinde sakınca bulunan bazı tedbirleri alabilir. Bu tür kararlar kanunda öngörülen süre içinde hâkimin onayına sunulur. Hangi makamın hangi tedbiri verebileceği birbirinden farklı olduğundan, başvuruda riskin yanında istenen somut korumanın da açıkça belirtilmesi yararlıdır.

Uzaklaştırma kararı nasıl alınır?

Başvuru en yakın polis merkezi veya jandarma birimine, Cumhuriyet başsavcılığına, aile mahkemesine, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine (ŞÖNİM) ya da uygun tedbirler bakımından mülkî amire yapılabilir. Kişinin başka bir şehirde olması veya olay yerinden ayrılmış bulunması koruma istemesine engel değildir. Yetkili makam, başvurunun yapıldığı yerde ve korunan kişinin hızlı erişebileceği biçimde belirlenebilir.

Dilekçede olayların kronolojik anlatılması önemlidir. “Sürekli şiddet uyguluyor” gibi genel bir cümlenin yanında; son olayın tarihi, önceki olayların sıklığı, kullanılan tehdit ifadeleri, silah bulunup bulunmadığı, çocukların olaya tanık olup olmadığı, kişinin konut ve işyeri bilgilerini bilip bilmediği ve mevcut tedbirlerin ihlal edilip edilmediği açıklanmalıdır. Başvuru sahibinin güvenliğini tehlikeye düşürecek adres bilgileri açık dilekçeye yazılmamalı; gizlilik ihtiyacı ayrıca bildirilmelidir.

Talep sonucu da günlük hayatta uygulanabilir olmalıdır. Örneğin taraflar aynı işyerinde çalışıyorsa yalnız genel bir yaklaşmama mesafesi istemek uygulamada sorun yaratabilir. İşyerindeki bölümler, çocuk tesliminin yapılacağı güvenli yer, okul çevresi, ortak konut, apartman veya aile yakınlarının adresleri yönünden ayrı düzenleme gerekebilir. Sahte sosyal medya hesapları veya üçüncü kişiler üzerinden iletişim kuruluyorsa iletişim yasağının dolaylı temasları da kapsamasının istenmesi düşünülebilir.

Başvuru harca tabi değildir. Tedbir talebi için mutlaka avukatla başvurma zorunluluğu bulunmaz. Bununla birlikte boşanma, velayet, kişisel ilişki, ceza soruşturması ve 6284 dosyasının aynı olaylardan doğduğu durumlarda taleplerin birbirleriyle çelişmemesi için dosyaların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Örneğin kişisel ilişki talebi hazırlanırken mevcut yaklaşmama kararının kapsamı gözden kaçırılmamalıdır.

Delil ve belge gerekli midir?

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin gerçekleştiğini kesin biçimde ispatlayan belge aranmaz. Kanunun hızlı koruma amacı gereği, gecikmenin risk yaratacağı durumlarda başvuru sahibinin ayrıntılı beyanı esas alınabilir. Bu kural “belgelerin önemsiz olduğu” anlamına gelmez. Mevcut belgeler hem riskin doğru belirlenmesini hem de hangi tedbirin gerekli olduğunun anlaşılmasını kolaylaştırır.

Kolluk müracaat ve olay tutanakları, adli muayene veya hastane raporları, 112 çağrı kayıtları, fotoğraflar, kamera görüntüleri, mesajlar, e-postalar, arama listeleri, sosyal medya yazışmaları, tanık isimleri, önceki tedbir kararları ve ihlal tutanakları dosyada kullanılabilir. Dijital kayıtlar mümkünse yalnız ekran görüntüsü olarak değil; tarih, saat, hesap adı ve iletişim akışını gösterecek biçimde korunmalıdır. Orijinal cihazdaki içerik silinmemeli, kayıtlar kesilip bağlamından koparılmamalıdır.

Delil toplarken özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin gizliliği ihlal edilmemelidir. Başkasının hesabına izinsiz girmek, cihaza casus yazılım kurmak veya hukuka aykırı biçimde sürekli ses-görüntü kaydı almak yeni hukuki ve cezai sorunlar doğurabilir. Kişinin kendisine gönderilen mesajı saklaması ile karşı tarafın hesabını ele geçirerek yazışma toplaması aynı değildir. Hangi dijital kaydın hukuka uygun şekilde sunulabileceği somut olaya göre değerlendirilmelidir.

Tedbir ihlali söz konusuysa, yeni olay ayrı bir kayıt altına alınmalıdır. Yalnız telefonla “karar ihlal edildi” demek yerine kolluğa müracaat edilmesi, olay saati ve yerinin belirtilmesi, varsa kamera veya tanık bilgisinin tutanağa geçirilmesi önem taşır. Kararın tebliğ durumu da dosyada kontrol edilir; tebliğ ve infaz işlemleri zorlama hapsi değerlendirmesinde belirleyici olabilir.

Tedbirin süresi, uzatılması ve itiraz

Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Risk devam ediyorsa kararın süresi veya şekli resen, korunan kişinin ya da ilgili makamların talebi üzerine değiştirilebilir, kaldırılabilir veya devam ettirilebilir. Uzatma talebinin son güne bırakılmaması; önceki karar döneminde yaşanan yeni olayların ve ihlallerin dosyaya sunulması gerekir.

Karara karşı ilgililer, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, tedbir kararının kendiliğinden uygulanmasını durdurmaz. Kararın kapsamının ölçüsüz olduğu, maddi hata içerdiği veya günlük yaşamda uygulanamaz sonuç doğurduğu düşünülüyorsa bunlar somut belgelerle açıklanmalıdır.

6284 dosyasındaki süre ile ceza şikâyeti, boşanma davası veya diğer hukuk davalarındaki süreler birbirine karıştırılmamalıdır. Tedbir sona erse bile suç şikâyeti veya aile hukukundan doğan diğer talepler için ayrı süreler söz konusu olabilir. Aynı şekilde boşanma davası açılmış olması, mevcut risk sürüyorsa 6284 tedbirini gereksiz hâle getirmez.

Hakkında tedbir verilen kişi hangi haklara sahiptir?

6284 sayılı Kanun hızlı koruma sağladığı için karar çoğu zaman karşı taraf dinlenmeden verilebilir. Bu durum, hakkında tedbir verilen kişinin hiçbir başvuru hakkı olmadığı anlamına gelmez. Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki haftalık itiraz süresi içinde; olayın gerçekleşmediği, kararda maddi hata bulunduğu, tedbirin kapsamının somut riskle orantısız olduğu veya uygulanmasının fiilen imkânsız sonuçlar doğurduğu ileri sürülebilir. Savunmanın genel inkârla sınırlı kalmaması, iddialardaki tarih ve yer bilgilerine cevap vermesi gerekir.

İtiraz dilekçesinde korunan kişiyi suçlayıcı, küçük düşürücü veya yeni bir baskı niteliği taşıyan ifadelerden kaçınılmalıdır. Karar yürürlükteyken karşı tarafa ulaşıp beyanını geri çekmesini istemek, ortak tanıdıkları devreye sokmak veya sosyal medya üzerinden üstü kapalı mesajlar paylaşmak yeni bir ihlal iddiasına yol açabilir. İtiraz hukuki merci üzerinden yapılmalı; karara uyma yükümlülüğü, karar kaldırılıncaya veya değiştirilinceye kadar devam ettirilmelidir.

Adres, işyeri, çocuk teslim yeri veya yaklaşmama mesafesinde maddi hata varsa kararın netleştirilmesi istenebilir. Örneğin tarafların aynı hastanede çalışması veya çocuğun okul etkinliklerine birlikte katılması gereken bir düzen bulunması, tedbirin tamamen kaldırılmasını zorunlu kılmaz; güvenliği koruyan daha uygulanabilir bir kapsam kurulabilir. Ölçülülük değerlendirmesi, korunan kişinin güvenliği ile diğer hakların somut olayda dengelenmesine yöneliktir.

6284 kararı boşanma davasında kesin delil midir?

Tedbir kararının verilmiş olması boşanma davasında şiddetin ve kusurun kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez. Tedbir yargılaması hızlı koruma amacına, boşanma yargılaması ise tarafların iddia ve savunmalarının delillerle incelenmesine dayanır. Bununla birlikte tedbir başvurusu, karar, kolluk tutanakları ve ihlal kayıtları boşanma dosyasındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir. Tarihlerin ve olay anlatımının birbirini doğrulaması bu nedenle önemlidir.

Boşanma davasında tedbir nafakası, velayet, kişisel ilişki ve ortak konutun kullanımı hakkında ayrıca geçici önlem istenebilir. 6284 dosyasındaki konut tahsisi veya çocukla temas kısıtlaması ile boşanma dosyasındaki ara kararların çelişmemesi için mahkemelere güncel kararların sunulması gerekir. Taraflardan birinin yalnız tedbir kararına dayanarak boşanma, tazminat veya velayet sonucunun otomatik oluşacağını düşünmesi doğru değildir.

Kararın ihlali ve zorlama hapsi

Tedbir kararına aykırılık hâlinde, fiil ayrıca bir suç oluştursa bile 6284 sayılı Kanun’daki zorlama hapsi mekanizması uygulanabilir. İlk ihlalde üç günden on güne kadar; tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi gündeme gelebilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez. Bu yaptırımın amacı geçmişteki davranışı cezalandırmaktan çok tedbir kararına uyulmasını sağlamaktır.

İhlal; korunan kişinin evine gelme, belirlenen mesafeye girme, telefonla arama, mesaj gönderme, sosyal medya üzerinden temas kurma, ortak tanıdıklar aracılığıyla baskı yapma veya silah teslimi yükümlülüğüne uymama biçiminde ortaya çıkabilir. Kararda hangi davranışların yasaklandığı dikkatle okunmalıdır. Karşılaşmanın tesadüf olup olmadığı, iletişimin kim tarafından başlatıldığı, devamlılık ve tebliğ bilgisi somut olayda değerlendirilir.

Korunan kişinin iletişime cevap vermesi tedbir kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tarafların barışması ya da görüşmeye başlaması hâlinde kararın hukuken değiştirilmesi veya kaldırılması için yetkili makama başvurulmalıdır. Aksi hâlde belirsizlik hem güvenlik riski yaratır hem de ihlal iddialarının değerlendirilmesini zorlaştırır.

Çocuk, ortak konut ve kişisel ilişki bakımından dikkat edilmesi gerekenler

Çocukların şiddete doğrudan maruz kalması şart değildir; şiddete tanık olmaları da gelişimlerini etkileyebilir. Tedbir talebinde çocukların yaşı, okul düzeni, bakım ihtiyacı, şiddet uygulayanla kişisel ilişkinin nasıl yürütüldüğü ve teslim sırasında risk bulunup bulunmadığı açıklanmalıdır. Aile mahkemesi, çocuğun üstün yararını esas alarak kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulmasına, sınırlandırılmasına veya geçici olarak kaldırılmasına karar verebilir.

Uzaklaştırma kararı mülkiyet hakkını sona erdirmez. Konut şiddet uygulayanın adına kayıtlı olsa dahi geçici olarak korunan kişiye tahsis edilebilir. Bu düzenleme tapu mülkiyetini değiştirmez; güvenli barınmayı sağlar. Kira, aidat, kişisel eşyaların teslimi ve konuta giriş gibi konuların kararda açık olmaması uygulamada yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.

Boşanma veya velayet dosyası mevcutsa, 6284 kararı o dosyaya da sunulabilir. Ancak tedbir kararı tek başına boşanmada kusuru veya velayet sonucunu kesin olarak belirleyen bir mahkûmiyet değildir. Aile mahkemesi her dosyadaki iddia ve delilleri kendi yargılama çerçevesinde değerlendirir. Bu nedenle birbiriyle bağlantılı dosyalarda aynı olayın tarih ve anlatımının tutarlı olması önemlidir.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Uzaklaştırma Kararı: uygulama öncesi hukuki kontrol

  • Yalnız “uzaklaştırma istiyorum” deyip riskin nerede ve nasıl ortaya çıktığını açıklamamak.
  • Çocuk, işyeri, okul, ortak konut ve dijital iletişim yönünden gerekli özel tedbirleri ayrı ayrı istememek.
  • Yeni ihlalleri kolluk tutanağına bağlamamak veya mevcut görüntülerin silinmesine izin vermek.
  • Adres gizliliği gerekirken açık adresi karşı tarafa tebliğ edilecek evraka yazmak.
  • Kararın bitiş tarihini takip etmeyip uzatma talebini risk devam ettiği hâlde geciktirmek.
  • Tedbir dosyası ile boşanma, velayet ve ceza dosyalarında birbiriyle çelişen olay anlatımları kullanmak.
  • Hukuka aykırı yöntemlerle dijital delil toplamaya çalışmak.
  • Taraflar yeniden görüşmeye başladığında kararın hâlen yürürlükte olduğunu gözden kaçırmak.

Başvuru öncesi kontrol listesi

  1. Son olay ile önceki olayları tarih sırasına koyun; yaklaşık tarihleri açıkça belirtin.
  2. Hayatî tehlike, silah, alkol veya uyuşturucu kullanımı, intihar ya da öldürme tehdidi gibi riskleri özellikle yazın.
  3. Çocukların olaya tanık olup olmadığını ve güvenli teslim düzenine ihtiyaç bulunup bulunmadığını açıklayın.
  4. Mesaj, fotoğraf, rapor, tutanak ve tanık bilgilerini orijinal hâliyle koruyun.
  5. Yaklaşmama, iletişim yasağı, konut tahsisi, adres gizliliği ve geçici koruma gibi hangi tedbirlerin gerekli olduğunu somutlaştırın.
  6. Mevcut kararın tebliğ ve bitiş tarihini kaydedin; her ihlali ayrı olay olarak belgeleyin.

Sık sorulan sorular

Uzaklaştırma kararı için darp raporu şart mı?

Hayır. Koruyucu tedbir için mutlaka darp raporu veya kesin delil aranmaz. Fiziksel şiddet varsa sağlık raporu alınması önemlidir; fakat tehdit, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet veya ısrarlı takip yönünden de koruma istenebilir.

Polis merkezinden uzaklaştırma kararı alınabilir mi?

Başvuru polis veya jandarmaya yapılabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri kanunun izin verdiği bazı tedbirleri alabilir ve karar süresinde hâkim onayına sunulur. Diğer tedbirler için başvuru yetkili makama iletilir.

Uzaklaştırma kararı sicile işler mi?

Tedbir kararı bir ceza mahkûmiyeti değildir ve adli sicil kaydı niteliği taşımaz. Ancak kararın ihlali zorlama hapsine, ihlali oluşturan davranış ayrıca suçsa ceza soruşturmasına yol açabilir.

Karar verilince kişisel eşyalar nasıl alınır?

Uzaklaştırılan kişinin konuta tek başına girmesi ihlal oluşturabilir. Zorunlu kişisel eşyaların teslimi için kolluk refakati veya kararda açık bir teslim düzeni istenmesi güvenli yoldur.

Tedbir kararı telefon ve sosyal medya mesajlarını da kapsar mı?

Kararda iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme tedbiri varsa telefon, mesaj, e-posta ve sosyal medya üzerinden doğrudan ya da dolaylı temas bu kapsamda değerlendirilebilir. Kararın tam metni ve olayın niteliği birlikte incelenir.

Uzaklaştırma kararı varken taraflar barışırsa ne olur?

Karar, tarafların görüşmesiyle kendiliğinden kalkmaz. Riskin sona erdiği düşünülüyorsa yetkili merciden kararın değiştirilmesi veya kaldırılması istenmelidir. Güvenlik baskısı altında verilen beyanların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Uzaklaştırma Kararı incelemesinin kapsamı nedir?

Kısa cevap: 6284 sayılı Kanun, yalnız fiziksel şiddet gerçekleştiğinde değil; psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet ile tek taraflı ısrarlı takip tehlikesi bulunduğunda da koruma sağlar. Şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişi; kolluk, Cumhuriyet başsavcılığı, aile mahkemesi, ŞÖNİM veya şartlarına göre mülkî amir aracılığıyla tedbir isteyebilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için ceza mahkûmiyeti veya eksiksiz delil dosyası aranmaz. Bununla birlikte olayların tarih sırasıyla anlatılması, mevcut mesajların, raporların ve önceki tutanakların korunması kararın kapsamının doğru kurulmasına yardımcı olur.

Hangi koruyucu ve önleyici tedbirler verilebilir?

Kanun, riskin niteliğine göre farklı makamların verebileceği koruyucu ve önleyici tedbirleri düzenler. Her dosyada bütün tedbirlerin birlikte verilmesi gerekmez. Talebin, olayın gerçek tehlikesiyle ve tarafların günlük yaşamıyla uyumlu kurulması önemlidir. Kararda yalnız “uzaklaştırma” denilmesi bazen yeterli olmaz; konut, işyeri, okul, çocuk ve dijital iletişim bakımından açık sınırlar istenebilir. Şiddet uygulayan hakkında aile hâkimi tarafından; müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, korunan kişiye ve yakınlarına yaklaşmama, iletişim araçlarıyla veya başka yollarla rahatsız etmeme, hakaret ve tehdit içeren söz ve davranışlarda bulunmama, silahları kolluğa teslim etme, alkol ya da uyuşturucu e

Uzaklaştırma kararı nasıl alınır?

Başvuru en yakın polis merkezi veya jandarma birimine, Cumhuriyet başsavcılığına, aile mahkemesine, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine (ŞÖNİM) ya da uygun tedbirler bakımından mülkî amire yapılabilir. Kişinin başka bir şehirde olması veya olay yerinden ayrılmış bulunması koruma istemesine engel değildir. Yetkili makam, başvurunun yapıldığı yerde ve korunan kişinin hızlı erişebileceği biçimde belirlenebilir. Dilekçede olayların kronolojik anlatılması önemlidir. “Sürekli şiddet uyguluyor” gibi genel bir cümlenin yanında; son olayın tarihi, önceki olayların sıklığı, kullanılan tehdit ifadeleri, silah bulunup bulunmadığı, çocukların olaya tanık olup olmadığı, kişinin konut ve işyeri bilgilerini bilip bilmediği ve mevcut tedbirlerin ihlal edilip edilmediği

Kararın ihlali ve zorlama hapsi konusunda temel hukuki kural nedir?

Tedbir kararına aykırılık hâlinde, fiil ayrıca bir suç oluştursa bile 6284 sayılı Kanun’daki zorlama hapsi mekanizması uygulanabilir. İlk ihlalde üç günden on güne kadar; tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi gündeme gelebilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez. Bu yaptırımın amacı geçmişteki davranışı cezalandırmaktan çok tedbir kararına uyulmasını sağlamaktır. İhlal; korunan kişinin evine gelme, belirlenen mesafeye girme, telefonla arama, mesaj gönderme, sosyal medya üzerinden temas kurma, ortak tanıdıklar aracılığıyla baskı yapma veya silah teslimi yükümlülüğüne uymama biçiminde ortaya çıkabilir. Kararda hangi davranışların yasaklandığı dikkatle okunmalıdır. Karşılaşmanın tesadüf olup olmadığı, iletişimin kim tarafın

Resmî kaynaklar

Tedbirin kapsamı; olayın güncelliği, çocukların durumu, mevcut kararlar ve deliller birlikte incelenerek belirlenir. Somut dosya hakkında hukuki değerlendirme veya randevu talebi için iletişim sayfasındaki bilgiler kullanılabilir.

Yazar ve hukuki kontrol: Av. Emirhan KESKİN · Son kontrol: 27 Ağustos 2026

Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Tedbirin türü, görevli makam ve izlenecek yol somut olayın özelliklerine göre değişebilir; metin kişiye özel hukuki görüş veya sonuç garantisi değildir.

WhatsApp