Ana içeriğe geç

Nafaka Artırma, Azaltma ve Kaldırma Davası

Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

Kısa cevap: Nafaka tutarı kesin ve değişmez değildir. Karardan sonra tarafların gelirinde, giderlerinde, çocuğun ihtiyaçlarında veya hayat koşullarında önemli ve sürekli bir değişiklik olmuşsa nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması istenebilir. Mahkeme yalnız TÜFE oranına bakmaz; önceki kararın dayanakları ile bugünkü ekonomik ve sosyal durumu birlikte karşılaştırır. Yoksulluk nafakası yeniden evlenmeyle kendiliğinden sona ererken fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde mahkeme kararı gerekir.

Nafaka artırma azaltma ve kaldırma davası değerlendirmesi

Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası arasındaki fark

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşin ve çocukların geçimini koruyan geçici önlemdir. Hâkim davanın her aşamasında koşullar değiştiğinde tedbiri yeniden değerlendirebilir. Tedbir nafakası için yoksulluk nafakasındaki “kusuru daha ağır olmama” şartı aranmaz; amaç dava süresince ekonomik dengenin ve çocuğun bakımının korunmasıdır.

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Hak sahibi çocuk olduğundan, anne ve babanın kendi aralarındaki uyuşmazlık çocuğun ihtiyacını ikinci plana itemez. Nafaka kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar sürer; eğitim devam ediyorsa ergin çocuk koşulları varsa yardım nafakasını kendi adına talep edebilir.

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafça istenebilir. Talep edenin hiç gelirinin bulunmaması zorunlu değildir. Gelirin insan onuruna uygun zorunlu giderleri karşılayıp karşılamadığı, düzenliliği, çalışma gücü ve malvarlığı birlikte incelenir. Nafaka yükümlüsünün kusuru ise bu nafakanın kurulması için şart değildir.

Nafaka hangi durumlarda artırılabilir?

Türk Medeni Kanunu, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat biçiminde ödenen nafakanın artırılmasına ya da azaltılmasına imkân verir. Enflasyon tek başına otomatik bir artış kararı doğurmaz; ancak paranın satın alma gücündeki belirgin kayıp, karar tarihinden geçen süre ve güncel zorunlu giderlerle birlikte önemli bir etkendir.

Çocuğun okul kademesinin değişmesi, servis ve eğitim giderleri, sağlık tedavisi, özel gereksinim, barınma ve beslenme maliyetlerinin artması iştirak nafakasında dikkate alınır. Yoksulluk nafakasında kira, sağlık, ulaşım ve temel yaşam giderleri ile tarafların gelirlerindeki değişim karşılaştırılır. Arızi ve kısa süreli bir gider yerine süreklilik gösteren değişiklik daha belirleyicidir.

Nafaka borçlusunun ücret artışı, yeni gelir kaynağı, kira geliri veya ekonomik gücündeki belirgin iyileşme ödeme kapasitesini etkiler. Buna karşılık yalnız sosyal medya görüntüsünden hareketle yüksek gelir varsayılmaz; banka, SGK, vergi, tapu ve araç kayıtlarıyla gerçek ekonomik durum araştırılır. Kayıt dışı çalışma iddiasında yaşam standardı, meslek ve düzenli harcamalar yardımcı olgulardır.

Önceki kararda yıllık artış hükmü bulunması yeni dava açılmasına bütünüyle engel değildir. Öngörülen artış çocuğun yeni ihtiyacını veya olağanüstü ekonomik değişimi karşılamıyorsa ayrıca uyarlama talep edilebilir. Fakat çok kısa aralıklarla, yeni ve önemli bir olgu göstermeden açılan davalarda hakkaniyet ve dürüstlük kuralı gözetilir.

Nafaka ne zaman azaltılır veya kaldırılır?

Nafaka borçlusunun istem dışı iş kaybı, kalıcı gelir azalması, ciddi sağlık sorunu, çalışma gücü kaybı veya yeni ve zorunlu bakım yükümlülüğü azaltma sebebi olabilir. Her gelir düşüşü yeterli değildir. Kişinin kendi tercihiyle gelirini azaltması, malvarlığını yakınlarına devretmesi veya kayıt dışına geçmesi hakkaniyetli bir indirim gerekçesi sayılmayabilir.

Yoksulluk nafakası alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi iddialarında ise mahkeme kararı gerekir. “Aynı evde bir kez görülme” gibi tekil olgular yeterli olmayabilir; süreklilik ve ortak hayatın niteliği hukuka uygun delillerle gösterilmelidir.

Alacaklının işe başlaması yoksulluk nafakasını otomatik olarak sona erdirmez. Gelirin miktarı, sürekliliği, kişinin zorunlu giderleri ve tarafların boşanma sonrasındaki ekonomik dengesi değerlendirilir. Düzenli ve yeterli gelir yoksulluğu kaldırabilir; düşük veya güvencesiz gelir yalnız indirim gerektirebilir. Malvarlığı bulunması da getirisi ve kişinin geçimini karşılayıp karşılamadığı ölçüsünde önemlidir.

İştirak nafakası çocuğun hakkıdır. Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi nafakayı kendiliğinden kaldırmaz. Çocuğun fiilen diğer ebeveyn yanında yaşamaya başlaması, velayetin değişmesi veya ihtiyaçların farklılaşması yeni düzenleme gerektirebilir; birikmiş borçlar tek taraflı olarak yok sayılamaz.

Yeni nafaka tutarı nasıl belirlenir?

Kanunda bütün dosyalara uygulanacak sabit bir yüzde veya hesap tablosu yoktur. Mahkeme, nafaka alacaklısının makul ihtiyaçlarını ve borçlunun ödeme gücünü somutlaştırır. Çocuk bakımında anne ve babanın mali gücü, çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık durumu, alıştığı yaşam koşulları ile velayet sahibinin ayni ve kişisel bakım katkısı birlikte dikkate alınır.

Brüt gelir tek başına doğru sonucu vermez. Vergi ve zorunlu kesintiler, düzenli ek ödemeler, kira ve malvarlığı gelirleri, makul zorunlu giderler ile bakmakla yükümlü olunan kişiler incelenir. Kredi borcu veya lüks harcama, kanuni bakım yükümlülüğünü kendiliğinden geriye düşürmez. Borcun ne zaman ve hangi amaçla doğduğu önem taşır.

Tarafların sunduğu aylık gider listeleri belgeyle desteklenmelidir. Kira sözleşmesi, aidat, fatura, okul ve servis bedeli, sağlık raporu, reçete, bakım gideri ve banka hareketleri ihtiyaç hesabını görünür kılar. Her harcamanın ayrı fişi bulunmasa da gerçekçi ve denetlenebilir bir bütçe sunulması, soyut “giderler çok arttı” ifadesinden daha etkilidir.

Mahkeme gelecek yıllardaki artışı belirli bir endekse, çoğu kez TÜİK’in yayımladığı bir orana bağlayabilir. Kararda hangi endeksin, hangi ayda ve hangi tutara uygulanacağı açık olmalıdır. Artış maddesindeki belirsizlik daha sonra icra hesabında uyuşmazlık doğurabilir.

Nafaka davasında hangi deliller kullanılır?

  • Önceki mahkeme kararı, kesinleşme şerhi ve varsa boşanma protokolü,
  • SGK hizmet dökümü, maaş bordrosu, vergi ve şirket kayıtları,
  • Tapu, araç, banka, kira ve yatırım kayıtları,
  • Çocuğa ait okul, servis, kurs, sağlık ve bakım belgeleri,
  • Kira sözleşmesi, faturalar ve düzenli zorunlu gider kayıtları,
  • Sağlık veya iş gücü kaybı iddiasında rapor ve tedavi belgeleri,
  • Fiilî birliktelik iddiasında hukuka uygun biçimde elde edilmiş tanık, adres ve açık kaynak delilleri.

Mahkemeden kurum kayıtlarının getirtilmesi istenebilir; ancak hangi olgunun hangi delille ispatlanacağı dilekçede somutlaştırılmalıdır. Başkasının hesabına izinsiz girme, haberleşmesini ele geçirme veya özel alanına gizli cihaz yerleştirme gibi yöntemler hem delilin reddine hem ceza sorumluluğuna yol açabilir. Dijital deliller bağlamı ve bütünlüğü korunarak sunulmalıdır.

Görevli ve yetkili mahkeme, harç ve dava süreci

Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Türk Medeni Kanunu, boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılan özel bir düzenleme içerir. Talebin türü ve taraf sıfatına göre yetki ayrıca kontrol edilmelidir.

Dilekçede önceki karar, değişen koşullar, istenen yeni tutar ve başlangıç tarihi açıkça gösterilir. Karşı tarafın cevabı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, kurum yazışmaları, tanık ve diğer deliller tamamlanır. Mahkeme gerektiğinde geçici önlem konusunda karar verebilir; nihai hüküm somut delil ve hakkaniyet değerlendirmesine dayanır.

Değişiklik kararı kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur. Bu nedenle koşullar değiştiği hâlde uzun süre beklemek geçmiş dönem farkının alınamamasına yol açabilir. Buna karşılık dava açılmadan önce kendiliğinden daha az ödeme yapılması güvenli değildir; mevcut ilam değiştirilene kadar icra edilebilirliğini korur.

Dava değeri, harç, vekâlet ücreti ve kanun yolu hesabı talebin niteliğine göre yapılır. Adli yardım koşulları bulunan kişi, gelir ve gider belgeleriyle yargılama giderlerinden geçici muafiyet isteyebilir. Başvuru şekli, mahkemenin kabul kararından ayrıdır.

İştirak nafakasında çocuğun üstün yararı

İştirak nafakası anne veya babayı ödüllendiren bir ödeme değildir; çocuğun barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve gelişim giderlerine katılımdır. Velayet sahibi ebeveynin günlük bakım, zaman ve ayni katkısı da ekonomik değere sahiptir. Diğer ebeveynin katkısı belirlenirken yalnız okul faturası değil çocuğun bütün düzenli ihtiyaçları dikkate alınır.

Özel okul veya pahalı kurs gideri her dosyada otomatik kabul edilmez. Çocuğun önceki eğitim düzeni, tarafların ortak tercihi, mali güçleri ve giderin sürdürülebilirliği araştırılır. Sağlık ve özel gereksinim giderlerinde rapor, tedavi planı ve zorunluluk daha güçlü belirleyicidir. Çocuğun yaşı ve olgunluğu uygunsa görüşü alınabilir; fakat mali yük çocuğa seçtirilemez.

Kişisel ilişki günlerinde yapılan harcamalar, açık bir karar veya anlaşma bulunmadıkça aylık nafakadan tek taraflı mahsup edilemez. Nafakanın ödenmemesi de çocukla kişisel ilişkinin engellenmesine gerekçe olmaz. Her iki konu için ayrı hukuki yollar kullanılmalıdır.

Ödenmeyen ve birikmiş nafaka nasıl tahsil edilir?

İlama veya tedbir kararına bağlanan nafaka icra takibine konu edilebilir. Aylık ödemelerin banka üzerinden, açıklaması yazılarak yapılması hem borçlu hem alacaklı açısından ispat kolaylığı sağlar. Elden ödeme varsa tarih, dönem ve nafaka türünü gösteren imzalı belge alınmalıdır. Genel “borcum yoktur” ifadesi her zaman hangi ayın ödendiğini açıklamaz.

Nafaka azaltma davası açmak mevcut tutarın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Yeni karar verilinceye kadar eski ilam yürürlüktedir. Mahkemenin yeni tutarı hangi tarihten başlattığı, bu tarihten sonra fazla veya eksik ödemelerin hesabında önem taşır. Birikmiş nafaka alacağı, gelecekteki nafakanın kaldırılmasıyla geriye dönük olarak silinmez.

Nafaka hükümlerine uymamanın İcra ve İflas Kanunu kapsamında sonuçları olabilir. Şikâyet süresi ve her ayın ayrı muacceliyeti teknik hesap gerektirir. İcra dosyası, banka dekontları ve mahkeme kararı birlikte incelenmeden ödeme veya borç miktarı hakkında kesin sonuca varılmamalıdır.

Uygulamada dört örnek durum

Çocuk ilkokuldan liseye geçti

Servis, yemek, kitap ve eğitim giderleri belgelenir; anne ve babanın güncel mali gücü araştırılır. Önceki tutar ve geçen süreyle karşılaştırma yapılır. Yalnız “çocuk büyüdü” demek yerine yeni bütçe gösterilir.

Borçlu işten çıkarıldı

İşten çıkış kodu, işsizlik ödeneği, yeni iş arama çabası, meslek ve malvarlığı incelenir. Geçici işsizlik ile kalıcı ödeme gücü kaybı ayrılır. Kişinin kendi kusuruyla işten ayrılması ayrıca değerlendirilir.

Alacaklı düzenli işe başladı

Net gelir, işin sürekliliği, kira ve zorunlu giderler karşılaştırılır. Gelir yoksulluğu tamamen kaldırıyorsa kaldırma; kısmen iyileştiriyorsa indirim gündeme gelebilir. İşe giriş tek başına otomatik sonuç doğurmaz.

Taraflar sözlü olarak daha düşük tutarda anlaştı

Mahkeme ilamındaki borç devam edebilir. Özellikle çocuk nafakasında ebeveynlerin çocuğun hakkını ortadan kaldıran anlaşması bağlayıcı olmayabilir. Değişiklik hukuken güvenli biçimde karar altına alınmalıdır.

Protokolle kararlaştırılan nafaka değiştirilebilir mi?

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka tutarı ve artış yöntemi belirlenmiş olabilir. Protokolün mahkeme hükmüne alınması nafakayı ilam niteliğine getirir; ancak irat biçimindeki nafaka bakımından sonradan mali durumun değişmesi ve hakkaniyet koşulları yine değerlendirilebilir. “Hiçbir şekilde değiştirilemez” kaydı özellikle çocuk nafakasında hâkimi bağlamaz.

Taraflar yoksulluk nafakasını toplu ödeme olarak kararlaştırmışsa irat nafakasından farklı sonuç doğabilir. Toplu ödenen nafakanın sonradan kaldırılması veya artırılması kural olarak mümkün değildir; sözleşmenin irade sakatlığı, geçersizlik veya aşırı yararlanma iddiaları ayrı konudur. Ödemenin gerçekten toplu nafaka mı, tazminat mı olduğu metinden açıkça anlaşılmalıdır.

Protokolde belirlenen yıllık artış oranı çok düşük kalmışsa önemli ve öngörülemeyen koşul değişikliği ayrıca dava konusu yapılabilir. Buna karşılık tarafların bilerek kurduğu denge, kısa süre sonra hiçbir yeni olgu olmadan göz ardı edilmez. Boşanma tarihindeki gelir, mal paylaşımı ve diğer edimler de hakkaniyet değerlendirmesinde bağlam sağlayabilir.

Gelir gizleme ve kayıt dışı çalışma iddiası

Resmî bordro gerçek yaşam standardıyla açıkça uyuşmuyorsa yalnız maaş kaydına bağlı kalınmayabilir. Meslek, iş tecrübesi, şirket bağlantıları, banka hareketleri, kira ve araç/taşınmaz kayıtları, düzenli seyahat veya yüksek harcama gibi olgular birlikte araştırılır. Ancak sosyal medya görüntüsü tek başına gelir miktarını kesinleştirmez.

Şirket ortağı olan kişinin şirket cirosu doğrudan kişisel geliri değildir. Ücret, kâr payı, cari hesap, şirketçe karşılanan kişisel giderler ve payın ekonomik değeri ayrılmalıdır. Serbest meslek sahibinde vergi beyannamesi, meslek odası, POS hareketleri ve gider yapısı değerlendirilebilir.

Gelir araştırması ölçülü olmalıdır. Uyuşmazlıkla ilgisiz yıllara ait bütün banka hareketlerinin sınırsız istenmesi özel hayat ve kişisel veri yönünden sorun yaratabilir. İstenen kurum, dönem ve olgu somutlaştırılmalıdır.

Nafaka uyarlaması için zaman çizelgesi

  1. Önceki karar veya protokolün kesinleşme ve artış tarihleri çıkarılır.
  2. O tarihteki taraf gelirleri ve çocuğun ihtiyaçları belirlenir.
  3. Bugünkü gelir, zorunlu gider ve ihtiyaçlar aynı başlıklarda belgelenir.
  4. Değişikliğin geçici mi sürekli mi olduğu açıklanır.
  5. Talep edilen yeni tutar ve yıllık artış yöntemi somutlaştırılır.
  6. Dava tarihi ile birikmiş icra hesabı birbirinden ayrılır.

Yurt dışında yaşayan taraf ve döviz geliri

Nafaka borçlusu veya alacaklısı yurt dışında yaşıyorsa gelir belgelerinin para birimi, vergi ve zorunlu kesintiler, yaşam maliyeti ve Türkiye’deki ödeme gücü birlikte değerlendirilir. Brüt yabancı maaşı güncel kurla çevirmek tek başına adil hesap olmayabilir. Barınma, sağlık sigortası ve zorunlu ülke giderleri belgelenmelidir.

Yabancı belge için apostil veya tasdik, Türkçe tercüme ve belgenin güncelliği gerekebilir. İşveren yazısı, vergi beyannamesi ve banka hareketinin birbiriyle uyumu önemlidir. Mahkeme uluslararası adli yardım veya kurum yazışması kullanabilir; bu işlemler yargılamayı uzatabilir.

Nafakanın Türk lirası mı döviz mi olduğu ilamdan anlaşılır. Döviz hükmünde aynen ödeme, kur karşılığı, faiz ve icra hesabı farklı sonuç doğurabilir. Tarafların kendi aralarında farklı para birimiyle ödeme yapması, hangi aya ve hangi kura mahsup edildiği açıklanmadığında tartışma yaratır.

Taraflardan birinin ölümü ve nafaka

İrat biçimindeki yoksulluk nafakası alacaklı veya borçlunun ölümüyle kendiliğinden sona erer. Ölüm tarihine kadar doğmuş ve ödenmemiş taksitler tereke ilişkisi içinde ayrıca değerlendirilebilir. Gelecekteki aylıkların mirasçılara geçeceği varsayılmamalıdır.

Çocuk nafakasında borçlu ebeveynin ölümü, çocuğun bakım ihtiyacını ortadan kaldırmaz; ancak iştirak nafakası ilamının gelecekteki etkisi, miras, sosyal güvenlik aylığı ve sağ kalan ebeveynin yükümlülüğü ayrı hukuki kurumlarla çözülür. Çocuğun miras ve ölüm aylığı hakları gecikmeden araştırılmalıdır.

Sık sorulan sorular

Nafaka her yıl otomatik artar mı?

Kararda açık bir artış hükmü varsa belirtilen dönemde uygulanır. Böyle bir hüküm yoksa tutar kendiliğinden TÜFE oranında yükselmez; anlaşma veya dava gerekir.

Yeni evlilik nafakayı etkiler mi?

Yoksulluk nafakası alan kişinin yeniden evlenmesi nafakayı kendiliğinden sona erdirir. Borçlunun yeniden evlenmesi ise tek başına kaldırma sebebi değildir; güncel mali denge içinde değerlendirilir.

Çocuk 18 yaşına girince iştirak nafakası ne olur?

İştirak nafakası erginlikle sona erer. Eğitimine devam eden ve kendi geçimini sağlayamayan ergin çocuk, koşulları varsa yardım nafakasını bizzat isteyebilir.

Nafaka döviz veya altın olarak kararlaştırılabilir mi?

Taraf anlaşması ve emredici kurallar çerçevesinde farklı ödeme düzenleri görülebilir. Uygulama, uyarlama ve icra sorunları doğabileceğinden tutar, vade ve dönüşüm yöntemi açık yazılmalıdır.

Geçmiş yıllar için artırma farkı alınır mı?

Artırma kararı kural olarak davanın açıldığı tarihten sonuç doğurur. Dava öncesi dönem için sonradan fark talebi genel olarak mümkün değildir; mevcut artış hükmünden doğan farklar ayrıdır.

Nafaka Artırma, Azaltma ve Kaldırma Davası incelemesinin kapsamı nedir?

Kısa cevap: Nafaka tutarı kesin ve değişmez değildir. Karardan sonra tarafların gelirinde, giderlerinde, çocuğun ihtiyaçlarında veya hayat koşullarında önemli ve sürekli bir değişiklik olmuşsa nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması istenebilir. Mahkeme yalnız TÜFE oranına bakmaz; önceki kararın dayanakları ile bugünkü ekonomik ve sosyal durumu birlikte karşılaştırır. Yoksulluk nafakası yeniden evlenmeyle kendiliğinden sona ererken fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde mahkeme kararı gerekir.

Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası arasındaki fark konusunda temel hukuki kural nedir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşin ve çocukların geçimini koruyan geçici önlemdir. Hâkim davanın her aşamasında koşullar değiştiğinde tedbiri yeniden değerlendirebilir. Tedbir nafakası için yoksulluk nafakasındaki “kusuru daha ağır olmama” şartı aranmaz; amaç dava süresince ekonomik dengenin ve çocuğun bakımının korunmasıdır. İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Hak sahibi çocuk olduğundan, anne ve babanın kendi aralarındaki uyuşmazlık çocuğun ihtiyacını ikinci plana itemez. Nafaka kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar sürer; eğitim devam ediyorsa ergin çocuk koşulları varsa yardım nafakasını kendi adına talep edebilir.

Nafaka hangi durumlarda artırılabilir?

Türk Medeni Kanunu, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat biçiminde ödenen nafakanın artırılmasına ya da azaltılmasına imkân verir. Enflasyon tek başına otomatik bir artış kararı doğurmaz; ancak paranın satın alma gücündeki belirgin kayıp, karar tarihinden geçen süre ve güncel zorunlu giderlerle birlikte önemli bir etkendir. Çocuğun okul kademesinin değişmesi, servis ve eğitim giderleri, sağlık tedavisi, özel gereksinim, barınma ve beslenme maliyetlerinin artması iştirak nafakasında dikkate alınır. Yoksulluk nafakasında kira, sağlık, ulaşım ve temel yaşam giderleri ile tarafların gelirlerindeki değişim karşılaştırılır. Arızi ve kısa süreli bir gider yerine süreklilik gösteren değişiklik daha belirleyicidir

Nafaka ne zaman azaltılır veya kaldırılır?

Nafaka borçlusunun istem dışı iş kaybı, kalıcı gelir azalması, ciddi sağlık sorunu, çalışma gücü kaybı veya yeni ve zorunlu bakım yükümlülüğü azaltma sebebi olabilir. Her gelir düşüşü yeterli değildir. Kişinin kendi tercihiyle gelirini azaltması, malvarlığını yakınlarına devretmesi veya kayıt dışına geçmesi hakkaniyetli bir indirim gerekçesi sayılmayabilir. Yoksulluk nafakası alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi iddialarında ise mahkeme kararı gerekir. “Aynı evde bir kez görülme” gibi tekil olgular yeterli olmayabilir; süreklilik ve ortak hayatın niteliği hukuka uygun delillerle gösterilme

Yeni nafaka tutarı nasıl belirlenir?

Kanunda bütün dosyalara uygulanacak sabit bir yüzde veya hesap tablosu yoktur. Mahkeme, nafaka alacaklısının makul ihtiyaçlarını ve borçlunun ödeme gücünü somutlaştırır. Çocuk bakımında anne ve babanın mali gücü, çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık durumu, alıştığı yaşam koşulları ile velayet sahibinin ayni ve kişisel bakım katkısı birlikte dikkate alınır. Brüt gelir tek başına doğru sonucu vermez. Vergi ve zorunlu kesintiler, düzenli ek ödemeler, kira ve malvarlığı gelirleri, makul zorunlu giderler ile bakmakla yükümlü olunan kişiler incelenir. Kredi borcu veya lüks harcama, kanuni bakım yükümlülüğünü kendiliğinden geriye düşürmez. Borcun ne zaman ve hangi amaçla doğduğu önem taşır. Tarafların sunduğu aylık gider listeleri belgeyle desteklenmelidir. Kira

Resmî kaynaklar

Nafaka uyarlamasında önceki karar ile bugünkü gelir, gider ve ihtiyaçların belge üzerinden karşılaştırılması gerekir. Somut dosyanın değerlendirilmesi veya randevu talebi için iletişim sayfasındaki bilgiler kullanılabilir.

Yazar ve hukuki kontrol: Av. Emirhan KESKİN · Son kontrol: 27 Ağustos 2026

Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Nafaka türü, başlangıç tarihi, miktar ve delil değerlendirmesi somut olayın özelliklerine göre değişebilir; metin kişiye özel hukuki görüş değildir.

WhatsApp