Hukuki bilgilendirme
Bu yayın, belirtilen kontrol tarihi itibarıyla Türk hukuku hakkında genel bilgi verir. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz; belge, süre, görev, yetki ve güncel mevzuat somut dosyada ayrıca incelenir.
İletişime geçinKısa cevap: Hakkında haksız veya gerçekte mevcut olmayan bir borç için icra takibi başlatılan kişi, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın en az yüzde 15'i oranında teminat karşılığında takibin başlamasını geçici olarak önleyebilir. Takipten sonra açılan dava ise takibi kendiliğinden durdurmaz; mahkeme aynı teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilir. Borç cebrî icra tehdidi altında tamamen ödendiyse dava istirdat, yani geri alma davası olarak devam eder veya ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açılabilir.

Menfi tespit davası nedir?
Menfi tespit davası, bir hukuki ilişkinin veya borcun bulunmadığının mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlayan davadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi, takip tehdidi altındaki veya hakkında takip başlatılmış kişinin borçlu olmadığını ileri sürebilmesine özel sonuçlar bağlar. Dava icra takibine itirazdan farklı olarak maddi hukuktaki borcu kesin hükümle ele alır.
Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, sona erdiği, sözleşmenin geçersiz olduğu, imzanın sahte olduğu, senedin bedelsiz kaldığı, yetkisiz kişi tarafından düzenlendiği veya talep edilen kişinin borçlu sıfatı bulunmadığı iddiaları menfi tespitin konusu olabilir. Yalnız borç tutarının bir bölümü tartışılıyorsa kısmi menfi tespit de mümkündür.
Davanın amacı gecikme sağlamak değildir. Davacı hangi borç, sözleşme, senet veya icra dosyası bakımından borçlu olmadığının tespitini istediğini açıkça göstermelidir. Talep sonucu belirsiz bırakılırsa kararın icrada uygulanması güçleşir.
Menfi tespit davasında hukuki yarar
Her teorik anlaşmazlık dava edilemez; davacının güncel ve korunmaya değer hukuki yararı bulunmalıdır. Kendisine ödeme talebi yöneltilmesi, protesto, ihtar, icra tehdidi, olumsuz cari hesap kaydı veya başlamış takip hukuki yararı gösterebilir. Henüz hiçbir talep ve ciddi tehdit yoksa soyut bir tespit istenmesi reddedilebilir.
Ödeme emrine süresinde itiraz edilmemiş olması, borcun maddi hukuk bakımından kesinlikle var olduğu anlamına gelmez. Takip kesinleşse bile borçlu menfi tespit davası açabilir; fakat takip devam ettiği için tedbir şartları ve ödeme riski önem kazanır.
Borçlu itirazın iptali veya alacak davasında aynı borç ilişkisini savunabiliyorsa ayrıca menfi tespit açmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı derdest dava ve talep kapsamına göre değerlendirilir. Çelişkili kararları önlemek için tüm dosyalar birlikte incelenmelidir.
İcra takibinden önce menfi tespit davası
Alacaklı henüz takip başlatmamış olsa da ciddi ve yakın takip tehdidi varsa dava açılabilir. Takip öncesi aşamanın avantajı, İİK 72 kapsamında uygun teminatla icra takibinin başlatılmasını önleyen ihtiyati tedbir istenebilmesidir. Mahkeme tedbirin zorunlu olup olmadığını dosyadaki ilk görünüş ispatına göre değerlendirir.
Dava açılmış olması tek başına alacaklının takip yapmasını engellemez. Tedbir kararı alınmalı, teminat yatırılmalı ve kararın ilgili tarafa/icra sistemine uygulanması sağlanmalıdır. Tedbir yalnız dava konusu edilen alacak ve taraflarla sınırlıdır.
Alacaklının elinde kambiyo senedi, kesin borç ikrarı veya başka güçlü belge bulunuyorsa mahkeme tedbir değerlendirmesinde tarafların muhtemel zararını tartar. Davacının genel “borcum yok” beyanı yerine ödeme kayıtlarını, sözleşmeyi ve itiraz nedenini sunması gerekir.
İcra takibinden sonra menfi tespit davası
Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmaz. Haciz, satış ve tahsil işlemleri devam edebilir. İİK 72 uyarınca mahkeme, en az yüzde 15 teminat karşılığında icra veznesine girmiş paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik tedbir verebilir; ancak basitçe “takibi tamamen durdurma” sonucu doğmaz.
Bu ayrım uygulamada hayatidir. Borçlu yalnız dava dilekçesi verdiği için haczin kalktığını düşünmemelidir. İcra dosyasındaki her işlem ve satış takvimi ayrıca izlenmeli; ödeme emrine itiraz, icra mahkemesi şikâyeti, imzaya itiraz veya icranın geri bırakılması gibi varsa özel yollar süresinde kullanılmalıdır.
Takip kesinleşmeden önce ödeme emrine itiraz edilebiliyorsa önce o kısa süreli yol değerlendirilir. Menfi tespit davası itiraz süresini uzatmaz ve kaçırılan itirazın otomatik telafisi değildir. Buna karşılık maddi borçsuzluk iddiasını genel mahkemede inceletebilir.
İhtiyati tedbir ve yüzde 15 teminat nasıl uygulanır?
Takip öncesi tedbir ile takip sonrası tedbirin kapsamı farklıdır. Takipten önce mahkeme, alacağın en az yüzde 15'i oranında teminat karşılığında takibin başlatılmamasına karar verebilir. Takip başladıktan sonra ise aynı asgari teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesi önlenebilir.
Yüzde 15 kanuni asgari orandır; mahkeme somut risk ve zarar ihtimaline göre daha yüksek teminat belirleyebilir. Nakit, kesin ve süresiz banka teminat mektubu veya kabul edilen başka güvence türü mahkeme kararına uygun sunulmalıdır. Adli yardım koşulları ve teminatın niteliği ayrıca değerlendirilir.
Tedbir için yaklaşık ispat gerekir. Ödeme belgesi, imza incelemesini gerektiren açık farklılık, teslim yapılmadığını gösteren kayıt, fesih bildirimi veya alacaklının çelişkili beyanı sunulabilir. Tedbir talebinin reddi davanın esastan kaybedildiği anlamına gelmez.
Kararın uygulanması için teminatın süresinde yatırılması ve tedbir kararının ilgili icra dosyasına gönderilmesi gerekir. Tedbirin hangi tutarı, hangi dosyayı ve hangi işlemi kapsadığı açık olmalıdır. Karar sonrası değişen koşullarda tedbir kaldırılabilir veya değiştirilebilir.
Menfi tespit davası sürerken borç ödenirse ne olur?
Takip baskısı nedeniyle borcun tamamı icra dosyasına ödenirse menfi tespit davası konusuz kalmaz; İİK 72 gereği ödenen paranın geri alınmasına yönelik istirdat davasına dönüşebilir. Davacı ödeme tarihini ve tutarı mahkemeye bildirerek talebini buna göre açıklar.
Kısmi ödeme hâlinde ödenen bölüm için istirdat, kalan bölüm için menfi tespit talebi birlikte yürüyebilir. Faiz, harç ve vekâlet ücreti gibi takip nedeniyle ödenen yan kalemler talep sonucunda gösterilmelidir. Islah veya talep genişletme kuralları somut usul aşamasına göre uygulanır.
İcra dosyasına ödeme ile gönüllü ve ihtirazi kayıtsız ödeme ayrımı delil bakımından önemlidir. Cebrî icra tehdidi, kesinleşmiş takip ve haciz ödeme baskısını gösterebilir. Dekont açıklamasına dosya numarası yazılması ve dosya hesabının saklanması gerekir.
İstirdat davası nedir?
İstirdat davası, borçlu olmadığı bir parayı icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kalan kişinin ödediği tutarı geri istemesidir. İİK 72'de düzenlenen bu dava, genel sebepsiz zenginleşme hükümleriyle bağlantılı olmakla birlikte icra takibine bağlı özel koşullara sahiptir.
Davacı borçlu olmadığını ve ödemenin cebrî icra tehdidi altında yapıldığını ispatlamalıdır. Ödeme, icra dosyasına veya takip nedeniyle alacaklıya yapılmış olabilir. Takipten tamamen bağımsız gönüllü ödeme için İİK'daki istirdat yerine başka hukuki sebep gündeme gelebilir.
İstirdat talebinde ana para yanında koşulları varsa ödeme tarihinden itibaren faiz, haksız takip nedeniyle zarar ve yargılama giderleri istenebilir. Hangi faiz türünün uygulanacağı tarafların sıfatı ve temel ilişkiye göre belirlenir.
İstirdat davasında bir yıllık süre
İcra takibi nedeniyle ödenen paranın geri alınması için istirdat davası, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınabilir. Süre geçirilirse İİK 72'deki özel istirdat olanağı kaybedilebilir.
Taksitli veya birden çok tarihte ödeme varsa her ödemenin bir yıllık süresi ayrı değerlendirilebilir. Son taksit tarihini bütün ödemeler için başlangıç saymak risklidir. Maaş hacziyle aylık kesintilerde her kesinti tarihi ve paranın alacaklıya aktarılması incelenmelidir.
Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk gerekiyorsa arabuluculuk başvurusu sürenin hesaplanmasını etkileyebilir. Başvuru son güne bırakılmamalı; görevli mahkeme ve arabuluculuk dava şartı birlikte belirlenmelidir.
Menfi tespit davasında ispat yükü kimdedir?
Genel kural, iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafın bunu ispatlamasıdır. Alacaklı borcun varlığını sözleşme, teslim, fatura, banka kaydı veya senetle ortaya koyar. Borçlu ödeme, ibra, takas, zamanaşımı, sahte imza veya bedelsizlik gibi borcu sona erdiren ya da hükümsüz kılan özel olguları ispatlar.
Alacaklının elinde borç ikrarı içeren imzalı belge varsa ispat yükü fiilen borçluya kayabilir. Açık senede sonradan aykırı doldurma, malın teslim edilmemesi veya senedin teminat amacıyla verilmesi yazılı delil kuralları ve ticari defterlerle değerlendirilir.
Elektronik yazışma, banka transferi, e-fatura, teslim tutanağı, cari hesap ekstresi, vergi kaydı, uzman incelemesi ve tanık delili temel ilişkinin niteliğine göre kullanılabilir. Deliller dava dilekçesi ve cevap süresinde usulüne uygun gösterilmelidir.
Senet, imza sahteliği ve bedelsizlik
Kambiyo senedine dayalı takipte imzaya ve borca itirazın icra mahkemesindeki kısa süreleri kaçırılmamalıdır. Menfi tespit davası bu özel itiraz yollarından bağımsız olabilir; ancak takibi kendiliğinden durdurmaz. Ayrıntılı süreler için kambiyo takibine itiraz rehberi incelenebilir.
İmzanın inkârı hâlinde belge aslı, karşılaştırmaya elverişli samimi imza örnekleri ve uzman incelemesi önemlidir. Fotokopi üzerinden kesin sonuca varmak her zaman mümkün değildir. Ceza soruşturması başlatılması hukuk davasını veya icra takibini kendiliğinden durdurmaz.
Senet üzerindeki imza kabul edilip borcun bulunmadığı savunuluyorsa teminat senedi, ödeme, malın teslim edilmemesi, anlaşmaya aykırı doldurma veya zamanaşımı gibi temel ilişki delilleri gerekir. “Senet boştu” beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir.
Tüketici, kefil ve şirket borçlarında menfi tespit
Tüketici kredisi, abonelik, ayıplı hizmet veya mesafeli sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi ve parasal sınıra göre hakem heyeti gündeme gelebilir. İcra takibinin bulunması görev kurallarını ortadan kaldırmaz. Dava şartı ve başvuru mercii güncel tutara göre kontrol edilir.
Kefil, kefalet sözleşmesinin şekil şartı, azami miktar, tarih, eş rızası, kefalet türü, asıl borçluya başvuru ve zamanaşımı savunmalarıyla menfi tespit isteyebilir. Konu ayrıntılı olarak kefil hakkında icra takibi rehberinde açıklanmıştır.
Şirket borcu nedeniyle ortağa veya yöneticiye takip yapılması hâlinde tüzel kişilik, kişisel kefalet, kamu borcu sorumluluğu ve temsil yetkisi ayrılır. Ticaret sicili, imza sirküleri, pay devri ve sözleşme kayıtları incelenmeden kişinin borçlu sıfatı kabul edilmemelidir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Menfi tespit ve istirdat davaları genel görevli mahkemelerde görülür; temel ilişkinin ticari, tüketici, iş, kira veya başka niteliğine göre asliye ticaret, tüketici, iş ya da asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir. İcra mahkemesi, genel menfi tespit davasının görevli mahkemesi değildir.
İİK 72 uyarınca davalının yerleşim yeri yanında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi de yetkili olabilir. Bununla birlikte kesin yetki, sözleşmedeki geçerli yetki kaydı, tüketici ve iş ilişkilerindeki özel koruma kuralları kontrol edilmelidir.
Görev yanlışlığı davanın usulden sonuçlanmasına ve tedbirin etkilenmesine yol açabilir. Dilekçede temel hukuki ilişki, taraf sıfatı ve takip dosyası açıkça anlatılmalıdır.
Menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuk var mı?
Uyuşmazlık ticari dava, tüketici uyuşmazlığı veya iş ilişkisi gibi dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa menfi tespit ve istirdat talebi için dava öncesi arabuluculuk gerekebilir. Talebin “tespit” olarak adlandırılması tek başına arabuluculuk şartını ortadan kaldırmaz; kanunun güncel kapsamı ve temel ilişki incelenir.
Acil ihtiyati tedbir ihtiyacı varsa arabuluculuk sürecinde de geçici hukuki koruma talep edilebilecek durumlar değerlendirilir. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenir; taraf ve alacak konusunun dava ile uyumlu olması gerekir.
Arabuluculuk anlaşması yapılırken icra dosyasının kapanması, hacizlerin kaldırılması, harç, faiz, vekâlet ücreti ve karşılıklı ibra açıkça düzenlenmelidir. Belirsiz anlaşma yeni uyuşmazlık doğurabilir.
Haksız takip ve kötü niyet tazminatı
Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu koşullarda, borçlunun talebi üzerine takip konusu alacağın kanundaki asgari oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilebilir. Her kaybedilen dava kötü niyet anlamına gelmez; alacaklının borçsuzluğu bildiği veya bilmesi gerektiği somut delille ortaya konur.
Tedbir nedeniyle alacağına geç ulaşan alacaklı da davanın reddi hâlinde zararını ve kanuni tazminat koşullarını ileri sürebilir. Teminat bu muhtemel zararın güvencesidir. Mahkeme talep, kusur ve zarar bağını değerlendirir.
Tazminat talebi dava dilekçesinde açıkça kurulmalı; takibin hangi davranış nedeniyle kötü niyetli olduğu açıklanmalıdır. Genel ve gerekçesiz tazminat talebi yeterli olmayabilir.
Menfi tespit kararının icra dosyasına etkisi
Menfi tespit davasının kabulüyle takip derhâl durur; hükmün kesinleşmesi üzerine icra kısmen veya tamamen eski hâle getirilir. Hacizlerin kaldırılması ve tahsil edilmiş paranın iadesi için kararın kesinleşme ve icra dosyasına sunulma aşamaları izlenir.
Dava reddedilirse mevcut tedbir kalkar ve alacaklı icraya devam eder. Kararın istinaf veya temyiz edilmesi icrayı her durumda otomatik durdurmaz. İcranın geri bırakılması koşulları ve teminat ayrıca değerlendirilir.
Kararın yalnız belirli tutar veya borç kalemi için verilmiş olması hâlinde dosyanın kalan bölümü sürer. Takipteki faiz, masraf ve vekâlet ücretinin karardan nasıl etkilendiği hüküm ve kapak hesabıyla belirlenir.
Dava öncesi belge ve kronoloji
- İcra takip talebi, ödeme/icra emri ve tebliğ belgesi,
- Takip dayanağı sözleşme, senet, fatura veya ilam,
- Ödeme dekontları, makbuzlar ve cari hesap kayıtları,
- İhtar, fesih, teslim ve iade belgeleri,
- Taraflar arasındaki e-posta ve doğrulanabilir mesajlar,
- Haciz, satış ve dosya tahsilat dökümü,
- İmza itirazında belge aslı ve karşılaştırma imzaları,
- Arabuluculuk son tutanağı gerekiyorsa onun aslı/onaylı örneği,
- Ödeme yapılmışsa her ödeme tarihi ve mahsup tablosu,
- Tedbir için teminat kaynağı ve muhtemel zararı gösteren belgeler.
Kronoloji gün gün hazırlanmalıdır: temel sözleşme, ifa, ihtar, takip, tebligat, itiraz, haciz ve ödeme tarihleri. Bir günlük fark dahi itiraz veya istirdat süresini değiştirebilir.
Takip, tedbir ve ödeme için örnek senaryo
Bir şirketin teslim almadığı mal için 250.000 TL fatura ve senet takibiyle karşılaştığını düşünelim. Ödeme emrine özgü itiraz süresi içindeyse önce o yol kullanılır. Şirket aynı zamanda senedin teminat amacıyla verildiğini ve teslim gerçekleşmediğini ileri sürerek menfi tespit davası açabilir. Dava açılması haczi durdurmayacağı için icra dosyasındaki satış ve tahsil aşaması ayrıca izlenir.
Mahkeme takip sonrası tedbir verirse, en az yüzde 15 teminat yatırılarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesi önlenebilir. Bu karar borçlunun mallarına hiçbir haciz konulamayacağı anlamına gelmez. Hacizli mal satılır ve bedel vezneye girerse para tedbir kapsamında tutulabilir; kararın açık hükmü kontrol edilir.
Şirket ticari faaliyetini sürdürebilmek için borcu tamamen öderse, ödeme belgesi mahkemeye sunulur ve talep istirdada dönüştürülür. Ödeme tarihi bir yıllık özel sürenin başlangıcı bakımından kaydedilir. Dava sonunda borçsuzluk kabul edilirse ödenen para ve uygun faiz istenir; takipteki haksızlık ile kötü niyet ayrıca kanıtlanırsa tazminat değerlendirilir.
Menfi tespit ile ödeme emrine itiraz neden birlikte düşünülmelidir?
Ödeme emrine itiraz, takibi hızla durduran takip hukuku işlemidir; menfi tespit ise borcun esasını genel mahkemede çözer. Birinin varlığı diğerini gereksiz kılmaz. İtiraz süresi devam ederken yalnız menfi tespit açıp icra dairesine itiraz etmemek, takibin kesinleşmesine ve hacze yol açabilir.
Buna karşılık itiraz etmek de alacaklının iddiasını kalıcı olarak sona erdirmez. Alacaklı itirazın iptali davası açarsa borçlu maddi savunmalarını o davada ileri sürebilir. Aynı konuda daha önce açılmış menfi tespit davası varsa derdestlik, birleştirme veya bekletici mesele seçenekleri dosyanın kapsamına göre ele alınır.
Talep ve taraflar tam örtüşmüyorsa iki dava farklı yönlerden devam edebilir. Örneğin kefil yalnız kefalet sorumluluğunun bulunmadığını, asıl borçlu ise malın teslim edilmediğini ileri sürebilir. Mahkemeye tüm bağlantılı takip ve davalar bildirilmelidir.
İstirdat hesabında hangi kalemler istenir?
Geri alma talebi yalnız takipteki ana para ile sınırlı düşünülmemelidir. Borçlu olmadığı hâlde ödenen işlemiş faiz, tahsil harcı, icra vekâlet ücreti ve dosya masraflarının kime ve hangi hukuki nedenle yöneltileceği ayrı ayrı değerlendirilir. Kamu harcının iadesi ile alacaklının haksız zenginleşmesi aynı talep değildir.
Maaş veya banka hacziyle parça parça ödeme yapılmışsa ay bazında tablo hazırlanır: kesinti tarihi, dosyaya giriş, alacaklıya ödeme ve kalan bakiye. Faiz başlangıcı her kalemin transfer tarihine göre talep edilebilir. İspatlanabilir başka zararlar varsa haksız takip ile uygun illiyet bağı kurulmalıdır.
Karar kesinleşirken teminat ve hacizlerin durumu
Davacı lehine karar verildiğinde icra dosyasındaki tedbir, haciz ve vezne parası için ayrı işlemler gerekir. Mahkeme kararı dosyaya sunulur; kesinleşme şerhi gereken aşamada alınır. Teminat, karşı tarafın tedbirden doğan zarar talebi ve kararın kesinleşmesi değerlendirilmeden otomatik iade edilmeyebilir.
Haczin kaldırılması için banka, tapu, trafik ve işverene fek yazıları gönderilir. Karar yalnız borcun bir kısmını kapsıyorsa kalan miktar için takip sürer. Veznedeki para henüz alacaklıya ödenmemişse iade; alacaklıya aktarılmışsa istirdat hükmünün icrası gündeme gelir.
Dava açılmadan önce alacaklıya gönderilecek ihtar, borçsuzluğun nedenini, daha önceki ödemeyi ve takip tehdidini somutlaştırabilir. Ancak ihtar zorunlu dava şartı değilse süreyi kendiliğinden durdurmaz. İhtarda kullanılan kabul veya uzlaşma ifadeleri daha sonra borç ikrarı olarak yorumlanabileceğinden metin, delillerle uyumlu hazırlanmalıdır.
Taraflar sulh olursa menfi tespit dosyası ile icra dosyasının ikisi de düzenlenmelidir. Yalnız davadan feragat edip takip açık bırakmak veya yalnız takibi kapatıp yargılama giderini belirsiz bırakmak yeni uyuşmazlık yaratır.
Menfi tespit ve istirdatta sık yapılan hatalar
- Dava açılınca icra takibinin otomatik durduğunu sanmak,
- Ödeme emrine veya kambiyo takibine özgü kısa itiraz sürelerini kaçırmak,
- Takip öncesi ve takip sonrası tedbirin kapsamını karıştırmak,
- Yüzde 15 teminatı yatırmadan tedbirin uygulanmasını beklemek,
- Ödeme sonrası istirdat talebine dönüşümü mahkemeye bildirmemek,
- Bir yıllık süreyi son taksitten başlatmak,
- Temel ilişkiye göre görevli mahkemeyi ve arabuluculuğu yanlış belirlemek,
- İspat yükünü dikkate almadan yalnız “borcum yok” demek,
- Kötü niyet tazminatını gerekçesiz ve belgesiz istemek.
Menfi tespit ve istirdat hakkında sıkça sorulan sorular
Menfi tespit davası icrayı durdurur mu?
Tek başına durdurmaz. Takipten önce uygun tedbir takibin başlamasını; takipten sonra tedbir ise veznedeki paranın alacaklıya ödenmesini önleyebilir.
Menfi tespit davasında teminat oranı nedir?
İİK 72'de alacağın en az yüzde 15'i öngörülür. Mahkeme somut olaya göre daha yüksek teminat belirleyebilir.
Ödeme emrine itiraz etmedim; yine dava açabilir miyim?
Evet, maddi hukukta borçlu olmadığınızı menfi tespitle ileri sürebilirsiniz; ancak kesinleşmiş takip dava nedeniyle kendiliğinden durmaz.
Takipten önce menfi tespit açılabilir mi?
Ciddi ve yakın takip tehdidi ile hukuki yarar varsa açılabilir ve uygun teminatla takibin önlenmesi istenebilir.
İcra dosyasına para yatırırsam dava biter mi?
Hayır. Ödeme nedeniyle menfi tespit talebi ödenen bölüm yönünden istirdat talebine dönüşebilir.
İstirdat davası açma süresi kaç yıldır?
İcra takibi nedeniyle yapılan ödeme tarihinden itibaren bir yıldır. Her ödeme tarihi ayrı risk doğurabilir.
Bir yıllık süre zamanaşımı mı?
İİK 72 kapsamındaki süre hak düşürücü niteliktedir; mahkemece kendiliğinden dikkate alınabilir.
İstirdat için borcun tamamını ödemek şart mı?
Hayır. Kısmi ödeme için istirdat, kalan borç için menfi tespit talebi birlikte kurulabilir.
İmzama itiraz ettim; menfi tespit de açabilir miyim?
Koşulları varsa evet. İcra mahkemesindeki imza itirazı ile genel mahkemedeki menfi tespit farklı kapsam ve sonuçlara sahiptir.
Savcılığa sahtecilik şikâyeti icrayı durdurur mu?
Hayır. Ceza soruşturması tek başına icra takibini veya hukuk davasını durdurmaz; ayrıca uygun hukuki koruma istenmelidir.
Menfi tespit davası nerede açılır?
Temel ilişkiye göre görevli mahkemede; kural olarak davalının yerleşim yeri veya takibin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir.
İcra mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Genel menfi tespit/istirdat davası temel ilişkiye göre hukuk, ticaret, tüketici veya iş mahkemesinde görülür.
Arabuluculuk zorunlu mu?
Temel uyuşmazlık ticari, tüketici veya iş davasında zorunlu arabuluculuk kapsamındaysa dava şartı olabilir.
Davayı kazanırsam hacizler hemen kalkar mı?
Kabul kararı takibi durdurur; eski hâle iade ve hacizlerin kaldırılmasında kararın kesinleşmesi ile icra müdürlüğü işlemleri izlenir.
Menfi tespit davasında tazminat alınır mı?
Alacaklının haksız ve kötü niyetli takibi kanıtlanır ve talep edilirse kanuni koşullarda tazminat verilebilir.
Alacaklı davayı kaybederse her zaman kötü niyetli sayılır mı?
Hayır. Borcun ispatlanamaması ile borçsuzluğu bilerek takip yapmak aynı değildir; kötü niyet ayrıca gösterilmelidir.
Kefil menfi tespit davası açabilir mi?
Evet. Kefaletin şekli, kapsamı, eş rızası, asıl borç ve kefile başvuru koşulları üzerinden borçsuzluk ileri sürülebilir.
Dava sürerken hacizli mal satılabilir mi?
Takip sonrası menfi tespit davası satışı otomatik durdurmaz. İcra dosyası ve uygun geçici koruma yolları ayrıca takip edilmelidir.
Ödeme dekontunda açıklama yoksa istirdat mümkün mü?
Mümkün olabilir; ancak ödemenin hangi icra borcu için yapıldığını başka delillerle ispatlamak gerekir.
Menfi tespit kararı bütün icra dosyalarımı kapatır mı?
Hayır. Karar yalnız dava konusu borç, taraf ve kapsam bakımından sonuç doğurur.
Resmî kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Adalet Bakanlığı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – Adalet Bakanlığı
- UYAP Vatandaş Portal
- Yargıtay Karar Arama
Menfi tespitte takip aşaması, tedbirin kapsamı, ispat yükü ve ödeme tarihleri sonucu doğrudan etkiler. Takip dosyası ile dayanak belgenin birlikte değerlendirilmesi veya randevu talebi için iletişim sayfasındaki bilgiler kullanılabilir.
Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Dava şartı, süre, tedbir ve görev temel borç ilişkisine göre değişebilir; metin kişiye özel hukuki görüş değildir.
