Ana içeriğe geç

CİMER Başvurusu Sonucu Beklenirken İdari Dava Süresi Geçer mi?

CİMER başvurusu idari dava süresini her durumda durdurmaz. Şikâyet, bilgi talebi, İYUK 11 başvurusu ve özel sürelerin farkı.
Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

CİMER başvurusu bütün dava sürelerini durdurur mu?

CİMER başvurusu yapıldığı için idari dava açma süresinin her durumda durduğu veya cevap gelince yeniden tam süre başladığı söylenemez. Başvurunun içeriği, hangi makama yöneltildiği, ne zaman ulaştığı ve uyuşmazlığın tabi olduğu özel usul incelenir. Yalnızca bir kamu görevlisini şikâyet etmek veya bilgi istemek, işlemin kaldırılmasını isteyen kanuni idari başvuruyla aynı değildir. Başvuru numarası alınmış olması tek başına dava süresini koruyan bir güvence oluşturmaz.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 11. madde, dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenmesini düzenler. Bu koşullara uygun başvuru, dava süresi içinde yapılmışsa işlemeye başlamış süreyi durdurabilir. Başvurunun CİMER üzerinden iletilmesi, metnin bu hukuki nitelikte olup olmadığını araştırma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Süre hesabı kanalın adından önce talebin gerçek içeriğine dayanır.

Şikâyet, bilgi edinme ve iptal talebi nasıl ayrılır?

“Bu işlem neden yapıldı, belgeleri gönderin” şeklindeki bilgi talebi ile “tarih ve sayısını belirttiğim işlemi şu hukuka aykırılıklar nedeniyle kaldırın” talebi farklıdır. Birinci talep belgelerin edinilmesini sağlar; ikinci talep somut idari işlemin değiştirilmesine yöneliktir. Başvuru hem şikâyet hem kaldırma talebi içerebilir; bu durumda hangi kısmın hangi makama iletildiği araştırılır. Genel yakınma veya yetkisiz makama yöneltilmiş talep üzerinden kesin süre sonucu çıkarılmamalıdır.

3071 sayılı Kanun kapsamındaki dilekçe hakkı ile 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bilgi edinme süreçlerinin kendi kuralları vardır. Bunların cevap süreleri, asıl işlemin iptali için dava açma süresinin yerine konulamaz. Bilgi edinme talebinin reddine karşı kullanılabilecek yol da asıl işlemin hukuka uygunluğundan farklı bir uyuşmazlık yaratabilir. Başvuru hazırlanırken hangi hukuki sonucun istendiği açık yazılmalıdır. “CİMER’e yazdım, bütün haklarımı korudum” varsayımı yerine başvuru metni ve sevk kayıtları incelenir.

Genel dava süresi ve otuz günlük zımni ret

Özel kanunda başka süre bulunmadığında idare mahkemesinde dava açma süresi 2577 sayılı Kanun 7. maddeye göre altmış gündür; vergi mahkemelerinde genel süre otuz gündür. Başlangıç, işleme ve tebligat düzenine göre belirlenir. 11. maddeye uygun başvuru dava süresi içinde yapılırsa daha önce geçen günler korunur; ret üzerine her durumda baştan altmış gün verilmez. Kalan sürenin hesaplanması gerekir.

11. madde kapsamında otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ret veya zımni ret sonrasında dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır. Başvuruya cevap geleceği beklentisiyle aylarca beklemek bu düzenin yerini tutmaz. Başvurunun ilgili makama ulaştığı tarih, tebligat ve cevabın niteliği dikkatle incelenmelidir. Aynı işlemin kaldırılmasını tekrar tekrar istemek, sürenin sınırsız şekilde yenilendiği anlamına gelmez.

İvedi yargılamada ve özel başvurularda sonuç değişebilir

2577 sayılı Kanun 20/A maddesindeki ivedi yargılama usulünde dava süresi otuz gündür ve 11. madde uygulanmaz. Örneğin kanunun kapsamına giren bazı ihale işlemlerinde sıradan idari başvuruyla sürenin durduğu varsayımı yanlış olabilir. Ülke çapında sınavlara ilişkin 20/B maddede de özel düzen bulunmaktadır. Her kamu işlemini altmış günlük genel usule yerleştirmek güvenli değildir; dava türü ve özel hüküm önce belirlenmelidir.

Danıştayın resmî kararlarında CİMER üzerinden sonradan alınan cevabın, daha önce öğrenilmiş ve özel süreye tabi işlemler için yeni süre oluşturmadığı değerlendirmeleri bulunmaktadır. Bu kararlar bütün CİMER başvurularının etkisiz olduğu anlamına gelmez. Asıl nokta uyuşmazlığın niteliği, ilk öğrenme ve özel süredir. Özel kanunun zorunlu itiraz, şikâyet veya üst kurula başvuru öngördüğü hâllerde de o usul izlenmelidir. CİMER formu ilgili özel merciye yapılan kanuni başvurunun yerine her olayda geçmez.

CİMER yazısı öğrenme tarihini gösterebilir mi?

Başvuruda işlemin tarihi, sayısı, kapsamı ve zararları ayrıntılı anlatılmışsa metin, başvuranın o tarihte işlemden haberdar olduğunu gösterebilir. Yazılı tebligat bulunmayan olaylarda öğrenme tarihine ilişkin tartışmalarda bu belge önem kazanabilir. Bununla birlikte her işlem için yalnızca bilgi sahibi olmanın aynı şekilde süre başlatacağı söylenemez; bildirimin zorunlu olup olmadığı ve hukuki düzenleme incelenir. Başvurunun içeriği delil olarak değerlendirilir.

İşlem hakkında yalnızca bir söylenti öğrenmek ile işlemi bütün unsurlarıyla edinmek farklıdır. CİMER cevabı bazen ilk kez somut karar bilgisi sağlayabilir; bazen daha önce tebliğ edilen kararı tekrar eder. Bu iki durum aynı süre sonucu doğurmaz. Başvuran eski tebligatı yok sayıp yeni cevabı tek başlangıç olarak seçmemelidir. Tarih sıralamasında ilk bildirim, başvuru, kurum cevabı ve dosya inceleme kayıtları birlikte gösterilmelidir. Süre konusunda en geç öğrenme iddiası ileri sürülüyorsa bunun dayanağı açık olmalıdır.

Dava açılırsa CİMER cevabı beklenmek zorunda mı?

Hukuki koşullara göre doğrudan dava açılabiliyorsa sıradan CİMER cevabının beklenmesi zorunlu değildir. Bazı taleplerde ön başvuru zorunluluğu bulunabilir; örneğin idari eylemden doğan zararların tazmini için 13. maddedeki usul ayrıca incelenir. İşlem iptali, eylem tazmini ve bilgi edinme uyuşmazlıkları bu yüzden ayrılmalıdır. Hangi davanın açılacağı belirlenmeden tek bir bekleme süresi önermek doğru olmaz.

Dava açılması idari işlemin yürütmesini kural olarak kendiliğinden durdurmaz. Acil uygulanacak bir karar varsa 27. madde kapsamında yürütmenin durdurulması talebi ve iki kanuni koşul ayrıca değerlendirilir. CİMER’de başvurunun “işlemde” görünmesi de idarenin yıkım, atama veya başka işlemi uygulamayacağı anlamına gelmez. Başvuran cevap sürecini izlerken dava ve geçici koruma yolunu paralel değerlendirebilir. Yapılacak işlemler mevcut yetki ve süre kurallarıyla uyumlu olmalıdır.

Varsayımsal süre hesabı ve belge listesi

Varsayımsal örnekte özel süreye tabi olmayan bir işlem tebliğ edilmiş, kişi yirmi gün sonra üst makama işlemin kaldırılması için 11. madde koşullarını taşıyan başvuru yapmıştır. Kanuni durma şartları gerçekleşirse daha önce geçen yirmi gün silinmez. Ret veya zımni ret sonrası kalan süre değerlendirilir. Aynı kişinin yalnızca “memuru şikâyet ediyorum” diye yazması hâlinde metnin 11. madde niteliği ayrıca araştırılır. Örnek somut dosya için son günü belirleyen takvim hesabı değildir.

İnceleme için asıl karar, tebligat belgesi, CİMER başvurusunun tam metni, ekleri, sevk edilen makam bilgisi, kurum cevapları ve bütün tarih kayıtları hazırlanmalıdır. Yalnızca başvuru numarasının ekran görüntüsü yeterli olmayabilir. İşlem öğrenildiyse bunu gösteren önceki dilekçe ve mesajlar da dosyaya eklenir. Süre değerlendirmesi bir çizelge üzerinde yapılmalı; genel usul, özel süre ve kanuni başvurunun etkisi ayrı sütunlarda gösterilmelidir. Böylece cevabı beklemenin başvuranın hakkını etkileyip etkilemediği somutlaştırılır.

Sık sorulan sorular

CİMER başvurusu açınca dava süresi kesin durur mu?

Hayır. İçeriğin kanuni başvuru niteliği, makam ve özel usul incelenir.

Cevap gelmezse süresiz bekleyebilir miyim?

11. madde kapsamındaki başvuruda otuz günlük zımni ret düzeni vardır; dava süresi ayrıca hesaplanır.

Ret cevabıyla yeniden tam altmış gün başlar mı?

Uygun 11. madde başvurusunda daha önce geçen süre hesaba katılır; her durumda tam yeni süre verilmez.

Bilgi edinme talebi iptal başvurusu yerine geçer mi?

Talebin içeriği farklıdır. Belge istemek işlemin kaldırılmasını istemekle aynı değildir.

CİMER başvurusu işlem uygulanmasını engeller mi?

Kendiliğinden engellemez. Gerekli hâllerde dava ve yürütmenin durdurulması ayrı değerlendirilir.

Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar

Konuyla bağlantılı okumalar: İdari İşleme Karşı Üst Makama Başvurunun Dava Süresine Etkisi; Hizmet Kusuru Nedeniyle Tam Yargı Davası ve Ön Başvuru; Elektronik Tebligatta Öğrenme Tarihi ve İdari Dava Süresi.

İlgili hukuk kategorisindeki diğer yazılar incelenebilir. Av. Emirhan Keskin’in ofisi Mersin’dedir. Türkiye’nin farklı illerindeki dosyaların yönetimi; dosyanın niteliği, görev ve yetki kuralları, gerekli vekâletname ve fiziki işlem ihtiyaçlarına göre değerlendirilir. Belgelerinizin incelenmesi ve başvuru yolunun belirlenmesi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir; somut uyuşmazlıktaki belgeler ve özel hükümler sonucu değiştirebilir.

WhatsApp

Yayın şeffaflığı

Yayınlayan profil: Av. Emirhan Keskin

Mesleki kayıt beyanı: Mersin Barosu, sicil no 5507 · TBB Avukat Arama üzerinden doğrulayın

Yayın tarihi: · Sayfa değişikliği: . Sayfa değişikliği tarihi hukuki kontrol tarihi değildir.

Hukuki inceleme: Hukukçu incelemesi yalnız mevcut içerik sürümüne bağlı onay kaydı oluştuğunda gösterilir.

Genel resmî doğrulama portalları: Mevzuat · Resmî Gazete · UYAP. Bu bağlantılar genel portallardır; tek başına sayfadaki her iddiaya kaynak sayılmaz.