Hukuki bilgilendirme
Bu yayın, belirtilen kontrol tarihi itibarıyla Türk hukuku hakkında genel bilgi verir. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz; belge, süre, görev, yetki ve güncel mevzuat somut dosyada ayrıca incelenir.
İletişime geçinBir davayı kaybetmeniz hâlinde ödediğiniz bedeli başka bir kişiden isteyebilecekseniz, davanın o kişiye ihbar edilmesi önem taşıyabilir. İhbar, üçüncü kişiyi uyuşmazlıktan usulüne uygun biçimde haberdar eden bir işlemdir. Ancak ihbar dilekçesi verilmesiyle üçüncü kişi kendiliğinden davalı olmaz ve mahkeme yalnız bu nedenle onun aleyhine ödeme hükmü kurmaz.

Kısaca bu yazıda
Aşağıdaki maddeler, yazıda ayrıntılı olarak ele alınan başlıca noktaları özetler. Somut durumunuzda hangi kuralın uygulanacağı, olayın ayrıntılarına ve belgelere göre değişebilir.
- Hangi ilişkilerde dava ihbarı gündeme gelir: HMK 61, taraflardan birinin davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü kişiye rücu edeceğini veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünmesi durumunu düzenler.
- İhbar ne zamana kadar ve nasıl yapılır: Dava, tahkikat sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişiye ihbar edilebilir.
- İhbar edilen kişi ne yapabilir: İhbar edilen kişi, davanın kazanılmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ferî müdahale talep edebilir.
- Sonraki rücu davasında etkisi nedir: İhbarın esas önemi, sonraki ilişkide önceki davanın nasıl yürütüldüğüne dair tartışmayı etkilemesidir.
- İhbar ile dava açma birbirine karıştırılmamalı: Üçüncü kişiye karşı doğrudan alacak isteniyorsa bunun için ayrı bir talep ve uygun usul gerekebilir.
Hangi ilişkilerde dava ihbarı gündeme gelir?
HMK 61, taraflardan birinin davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü kişiye rücu edeceğini veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünmesi durumunu düzenler. Örneğin bir yükleniciye ayıplı iş nedeniyle dava açılmışsa, ayıbın bir alt yüklenicinin yaptığı bölümden kaynaklandığı ileri sürülebilir. Bu ilişki, alt yükleniciye dava ihbarını gündeme getirebilir.
İhbarın dayandığı ilişkinin açıklanması gerekir. Sadece olayın tanığı olan veya tarafı tanıyan herkes ihbar muhatabı değildir. Sözleşme, garanti, teslim ilişkisi veya sonradan yapılacak rücu talebinin temeli somutlaştırılmalıdır. İhbar, doğru davalının belirlenmesi sorununun yerine geçen genel bir araç olarak kullanılmamalıdır.
İhbar ne zamana kadar ve nasıl yapılır?
Dava, tahkikat sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişiye ihbar edilebilir. Yazılı ihbarda neden bu kişinin haberdar edildiği, rücu ihtimalinin temeli ve yargılamanın bulunduğu aşama açıklanır. Muhatabın adı, unvanı ve tebligata elverişli adresi doğru gösterilmelidir. Mahkemeye verilen talebin gerçekten tebliğe çıkarılıp çıkarılmadığı izlenir.
Duruşmaya çok kısa süre kala yalnız “ihbar edilsin” yazmak, kişinin savunmaya katkı sunabilmesi açısından pratik sorun yaratabilir. Kanun, dava ihbarı nedeniyle yargılamanın başka güne bırakılmasını kural olarak kabul etmez. İhbar zinciri gibi zorunlu hâller dışında, bu işlem süre kazanma yöntemi olarak görülmemelidir.
İhbar edilen kişi ne yapabilir?
İhbar edilen kişi, davanın kazanılmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ferî müdahale talep edebilir. Bu talep de mahkemece incelenir. Katılma kabul edilirse, bulunduğu aşamadan itibaren dosyayı takip eder ve yanında yer aldığı tarafın yararına olan savunmaları ileri sürebilir. O tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı hareket edebileceği sınırsız bir bağımsız taraflık kazanmaz.
Örneğin alt yüklenici, kendisine yüklenen ayıbın kendi işiyle ilgili olmadığını gösteren teslim tutanağını sunmak isteyebilir. Böylece teknik incelemede eksik kalan nokta açığa çıkabilir. Fakat ihbar, asıl davanın talep sonucunu değiştirerek doğrudan alt yükleniciden tahsil kararı alınmasını kendiliğinden sağlamaz.
Sonraki rücu davasında etkisi nedir?
İhbarın esas önemi, sonraki ilişkide önceki davanın nasıl yürütüldüğüne dair tartışmayı etkilemesidir. Kanun ihbarın etkisini ferî müdahaleye ilişkin hükümlerle bağlantılı düzenlemiştir. Zamanında haberdar edilen kişinin sonradan asıl davanın yanlış yürütüldüğünü ileri sürmesi bakımından sınırlar ve istisnalar gündeme gelebilir.
Bu sonuç, her rücu davasının otomatik kazanılacağı anlamına gelmez. Rücu hakkının maddi koşulları, sözleşmedeki sorumluluk dağılımı, ödeme ve zarar ayrıca incelenir. Muhatabın çok geç haberdar edildiği, gerekli savunma imkânının kalmadığı veya yanında katıldığı tarafın işlemleri nedeniyle savunma yapamadığı iddiaları da değerlendirmeye konu olabilir.

İhbar ile dava açma birbirine karıştırılmamalı
Üçüncü kişiye karşı doğrudan alacak isteniyorsa bunun için ayrı bir talep ve uygun usul gerekebilir. İhbar yapılması, o kişiye karşı her türlü zamanaşımını otomatik kesen bir dava açma işlemi gibi değerlendirilmemelidir. Süreler ve rücu alacağının doğum zamanı ayrıca hesaplanmalıdır.
Dosyada ihbar dilekçesi, ek sözleşmeler, tebligat sonucu ve varsa müdahale kararı birlikte saklanmalıdır. İhbarın neden yapıldığı ileride anlaşılabilecek kadar açık olmalıdır. Özellikle sigortacı, tedarikçi veya alt yüklenici ilişkilerinde poliçe ve sözleşmedeki bildirim yükümlülükleri de mahkeme içi ihbardan ayrı olarak kontrol edilmelidir.
Sık sorulan sorular
Dava bana ihbar edildi: Artık davalı mıyım?
Hayır. İhbar tek başına davalı sıfatı kazandırmaz. Katılma imkânı ve sonraki rücu ilişkisine etkisi ayrıca değerlendirilir.
İhbar yapılınca duruşma ertelenir mi?
Kural olarak dava ihbarı nedeniyle yargılama ertelenmez. Kanundaki zorunlu hâller dışında bu işlem süre kazanma aracı değildir.
Resmî kaynaklar: Türk Borçlar Kanunu (6098)
İlgili hukuk rehberleri
- Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat
- Dava Dilekçesinde Yanlış Şirket Yazıldı: Davalı Sonradan Değiştirilebilir mi?
Hukuki dayanaklar
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.61–69
