Ana içeriğe geç

Karşılıksız Yararlanma Suçu Hangi Durumlarda Oluşur?

Karşılıksız yararlanma suçu hangi durumlarda oluşur? Elektrik, su, doğal gaz, yayın ve telefon hatlarında suçun şartlarını ve kritik ayrımları açıklıyoruz.
Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

Karşılıksız yararlanma suçu, en basit anlatımla, bedeli ödenmesi gereken bir hizmetten ödeme yapmadan ve hukuka aykırı şekilde faydalanmanız halinde gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu’nda bu suç özellikle otomatik makineler aracılığıyla sunulan hizmetler, telefon hatları veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli/şifresiz yayınlar ve abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik, su veya doğal gaz bakımından düzenlenir. Yani her “borcumu ödemedim” durumu ceza davasına dönüşmez; suçun oluşması için kanunun aradığı özel şartların gerçekleşmesi gerekir.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Hangi Durumlarda Oluşur? – hukuki rehber

Asıl kritik nokta şudur: basit bir borç ilişkisinin ceza hukukuna taşınmasıyla, hileli veya kaçak kullanıma dayanan karşılıksız yararlanma arasında fark vardır. Örneğin bir abonelik sözleşmeniz var, sayaç düzgün çalışıyor, fatura size kesiliyor ama siz zamanında ödemiyorsunuz. Bu tablo çoğu olayda önce icra ve alacak takibi meselesidir. Buna karşılık sayaçla oynama, kaçak hat çekme, başkasının yayınına şifre kırarak bağlanma veya jeton/ödeme sistemiyle çalışan bir düzeneği bedel ödemeden kullanma suç tartışmasını doğurur.

Bu yüzden “karşılıksız yararlanma suçu hangi durumlarda oluşur?” sorusunun cevabı tek cümle değil; hizmetin türüne, yararlanma yöntemine, teknik tespitin nasıl yapıldığına ve elinizde hangi belgelerin bulunduğuna göre değişir. Özellikle elektrik, su, doğal gaz ve yayın hizmetlerinde teknik tutanaklar, sayaç incelemeleri ve abonelik kayıtları belirleyici olur.

Karşılıksız yararlanma suçu tam olarak hangi fiilleri kapsar?

Kanun bu suçu birkaç somut başlık altında toplar. İlk grup, otomatlar veya benzeri makineler aracılığıyla sunulan ve bedeli ödendiğinde yararlanılabilen hizmetlerdir. Ödeme yapmadan bu hizmetten faydalanırsanız suç gündeme gelebilir. Burada klasik örnekler ücretli makine sistemleridir.

İkinci grup, telefon hatları, frekanslar veya elektromanyetik dalgalarla yapılan yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanmaktır. Özellikle şifreli yayın platformlarına izinsiz erişim, yayın sinyalini kırma, kaçak bağlantı kurma gibi haller bu çerçevede değerlendirilir.

Üçüncü ve uygulamada en çok karşılaşılan alan ise abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik, su veya doğal gazın sahibinin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanılmasıdır. Buradaki ifade çok önemli: Sadece kullanmak yetmez; çoğu olayda tüketimin doğru ölçülmesini engelleyen bir müdahale aranır.

Şu ayrımı net koyalım:

  • Fatura borcunu geç ödemek tek başına suç oluşturmaz.
  • Abonelik iptal edildiği halde hattı gizlice kullanmaya devam etmek risk yaratır.
  • Sayaca müdahale, by-pass hattı, mühür sökme, ters bağlantı gibi işlemler ceza dosyasının merkezine oturur.

Faturayı ödememek neden her zaman suç sayılmaz?

Bu soru çok sorulur, çünkü insanlar “borç” ile “suç” arasındaki sınırı karıştırır. Ceza hukuku, her sözleşme ihlalini cezalandırmaz. Elektrik şirketi size fatura kesti, siz de ekonomik sebeple ödeyemediniz diyelim. Bu halde çoğu zaman alacak davası, icra takibi, kesme işlemi veya gecikme bedeli söz konusu olur; otomatik olarak karşılıksız yararlanma suçu oluşmaz.

Peki suç ne zaman yaklaşır? Ölçümü engelleyen veya kayıt dışı tüketime yol açan aktif bir davranış varsa. Mesela sayaç devre dışı bırakılmışsa, mühür koparılmışsa, sayaçtan önce hattan çekim yapılmışsa, doğal gaz tesisatında kayıt dışı bağlantı kurulmuşsa artık dosya ceza soruşturmasına dönebilir.

Bir başka kritik örnek de şudur: Abonelik kimin üzerine? Kiracı çıktı, yeni kullanıcı aboneliği üstüne almadı ama mevcut düzeni kullanmaya devam etti. Bu durum her dosyada aynı sonuca gitmez. Çünkü savcılık ve mahkeme şu sorulara bakar:

  • Kullanım gerçekten ölçüm dışı mı kaldı?
  • Tespit tutanağı kime karşı tutuldu?
  • Fiili kullanım tarihleri belli mi?
  • Kullanıcı ile taşınmaz maliki veya önceki abone arasındaki ilişki ne?

Yani sadece “orada oturuyordu” demek çoğu zaman yetmez; teknik ve fiili bağ kurmak gerekir.

Elektrik, su ve doğal gazda suçun oluşması için hangi şartlar aranır?

Uygulamada dosyaların büyük bölümü bu üç hizmetten çıkar. Kanunun aradığı temel çerçeve şu: Abonelik esaslı bir hizmet olacak, kişi bundan rıza dışı şekilde yararlanacak ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyen bir kullanım söz konusu olacak.

Bu ne demek? Şu örnekler daha açıklayıcı olur:

  • Elektrik sayacına mıknatıs uygulamak
  • Sayacı devre dışı bırakıp doğrudan hattan elektrik almak
  • Mühürlü bölmeyi açıp iç bağlantıya müdahale etmek
  • Su sayacını söküp ters bağlamak ya da sayaç öncesi kaçak hat çekmek
  • Doğal gaz hattında ölçüm dışı bağlantı kurmak

Buna karşılık şu durumlar tek başına aynı ağırlıkta değerlendirilmez:

  • Faturanın zamanında ödenmemesi
  • Sayaç arızasının kullanıcıdan bağımsız şekilde oluşması
  • Dağıtım şirketinin yanlış okuma yapması
  • Eski kullanıcı dönemine ait usulsüzlüğün yeni kullanıcıya otomatik yüklenmeye çalışılması

Burada en çok gözden kaçan alt neden, sayaç arızası ile kullanıcı müdahalesinin karıştırılmasıdır. Sayaç eksik ölçüyor olabilir; ama neden? Fabrikasyon arıza mı var, darbe mi var, dış müdahale izi mi var, mühür orijinal mi? Bu soruların teknik cevabı olmadan ceza sorumluluğu sağlıklı kurulmaz.

Yayın, internet ve telefon hatlarında hangi kullanımlar risklidir?

Karşılıksız yararlanma suçu sadece elektrik-su-doğal gazla sınırlı değil. Özellikle şifreli yayınların izinsiz çözülmesi, başkasına ait yayın altyapısına kaçak bağlanılması, telefon hatlarının veya veri iletim imkanlarının sahibinin rızası dışında kullanılması da dosya konusu olabilir.

Burada tipik senaryolar şunlar:

  • Şifreli televizyon yayınına yetkisiz cihazla erişim
  • Komşunun ya da başka bir işyerinin hattına izinsiz bağlantı
  • İşletmeye ait ücretli iletişim sistemini ödeme yapmadan kullanma
  • Teknik cihazla sinyal çözerek yayın izleme

Ancak her “internet kullandım” veya “wifi’ye bağlandım” olayını doğrudan bu suça sokmak doğru olmaz. Somut dosyada hizmetin niteliği, erişim yöntemi ve rıza olup olmadığı belirleyicidir. Örneğin ortak alan interneti ile özel, şifreli ve ücretli yayına kaçak erişim aynı şey değildir.

Bu alanda dijital delil çok önemlidir. Cihaz incelemesi, IP kayıtları, abonelik logları, erişim saatleri, kullanılan decoder veya kart sistemi dosyanın yönünü değiştirir. Sadece “kullandığı düşünülüyor” düzeyinde kalan iddialar, teknik destekle ispatlanamadığında zayıflar.

Hakkınızda tutanak tutulduysa ilk olarak neyi kontrol etmelisiniz?

En kritik an genelde tutanağın düzenlendiği andır. Elektrik dağıtım şirketi, su idaresi veya doğal gaz firması ekipleri adrese gelir, sayaç veya bağlantı üzerinde usulsüzlük tespit ettiklerini söyler ve bir tutanak düzenler. Siz de çoğu zaman neye imza attığınızı tam anlamadan süreç içine girersiniz.

İlk kontrol edeceğiniz şey, tutanakta yazan somut tespitlerdir. “Kaçak kullanım vardır” gibi yuvarlak ifadeler tek başına yetmez. Şunlara bakın:

  • Mühür numarası yazılmış mı?
  • Sayaç seri numarası doğru mu?
  • Müdahalenin tam olarak ne olduğu belirtilmiş mi?
  • Fotoğraf çekilmiş mi?
  • Tespitte kimler hazır bulunmuş?
  • Adres, bağımsız bölüm numarası ve abonelik bilgisi doğru mu?

İkinci önemli konu imzadır. Tutanak size imzalatılmak istendiğinde panik yapmayın. İmza atmanız her şeyi kabul ettiğiniz anlamına gelebilecek tartışmalar doğurabilir; ama imza atmamanız da tutanağı otomatik olarak geçersiz kılmaz. Eğer itirazınız varsa, kısa ve net not düşün: “Tespiti kabul etmiyorum, teknik inceleme talep ediyorum” gibi.

Üçüncü konu ise delilin korunmasıdır. Özellikle sayaç sökülmüşse veya tesisat değiştirilecekse, sonradan inceleme imkanı kaybolabilir. Bu yüzden mümkünse:

  • Sayaç, mühür ve bağlantıların tarihli fotoğrafını çekin.
  • Tutanak örneğini hemen alın.
  • Varsa komşu, yönetici veya çalışan gibi tanıkları not edin.
  • Aynı gün kendi teknik inceleğinizi yaptırma imkanını araştırın.

Savcılık soruşturması ve dava süreci nasıl ilerler?

Karşılıksız yararlanma suçu çoğu zaman bir tespit tutanağı ile başlar. Dağıtım şirketi veya ilgili kurum, bu tespiti savcılığa bildirir. Savcılık dosyayı açar, şüphelinin ifadesini alır, kurum kayıtlarını ister, gerekiyorsa bilirkişi incelemesi yaptırır. Dosya yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenlenir ve ceza davası açılır.

Görevli mahkeme genellikle Asliye Ceza Mahkemesi olur. Dava aşamasında mahkeme şu başlıklara yoğunlaşır:

  • Kullanımın gerçekten kaçak olup olmadığı
  • Müdahalenin sanıkla bağlantısının kurulup kurulmadığı
  • Tespit tarihindeki fiili kullanıcı kim
  • Teknik raporların tutarlılığı
  • Zarar hesabının hangi yönteme göre çıkarıldığı

Burada sık görülen bir sorun var: Kurumun idari kaçak kullanım hesabı ile ceza dosyasındaki ispat standardı aynı değildir. Şirket, yönetmelik gereği belli bir döneme ilişkin yüksek bir tahakkuk çıkarabilir. Ama ceza mahkemesi, sanığın suçu işlediğini her türlü şüpheden uzak biçimde değerlendirmek zorundadır. Yani idari para talebi çıkmış olması, mahkumiyetin kesin olduğu anlamına gelmez.

Soruşturma aşamasında ifade verirken “zaten sonradan öderim” mantığıyla gelişigüzel beyanda bulunmak risklidir. Çünkü kullanılan bir cümle, fiili kabul olarak yorumlanabilir. O yüzden ifade öncesinde dosya içeriğini görmek ve teknik tespiti anlamak ciddi fark yaratır.

Hangi belgeler ve deliller sonucu değiştirir?

Bu suç tipinde dosyanın kaderini çoğu zaman teknik belge belirler. Genel savunma cümleleri pek işe yaramaz; somut kayıt lazım. En değerli belgeler şunlardır:

  • Tespit tutanağı: Tarih, saat, adres, seri numarası, müdahale şekli, mühür bilgisi doğru mu kontrol edin.
  • Abonelik sözleşmesi ve kullanım dönemi belgeleri: Evi veya işyerini hangi tarihte devraldınız, ne zaman çıktınız?
  • Sayaç söküm ve laboratuvar raporu: Gerçekten dış müdahale izi var mı, yoksa doğal arıza mı?
  • Fotoğraf ve video kayıtları: Tespit anındaki bağlantı düzeni sonradan değişmiş olabilir.
  • Kira kontratı, teslim tutanağı, anahtar teslim tarihi: Fiili kullanıcıyı netleştirir.
  • Ödeme makbuzları ve önceki faturalar: Sürekli normal tüketim varken bir anda usulsüzlük iddiası çıkmışsa savunma açısından anlamlı olabilir.
  • Tanık beyanları: Özellikle işyeri devri, taşınma tarihi, sayaç odasına erişim gibi konularda işe yarar.

Peki en sık hata ne? İnsanlar sadece “ben yapmadım” diyor ama adrese ne zaman taşındığını, sayaçla kimin ilgilendiğini, tespit tarihinde orada bulunup bulunmadığını belgelemiyor. Oysa mahkeme için zaman çizelgesi çok değerlidir. Örneğin usulsüzlük 15 Mart’ta tespit edilmişse ve siz 1 Nisan’da taşındığınızı resmi belgeyle gösteriyorsanız, dosyanın yönü değişir.

Bir diğer önemli alan da bilirkişi raporudur. Rapor, sayaçta müdahale izi olduğunu söylüyorsa şu soruyu sorun: Bu iz ne zaman oluşmuş, kullanıcı tarafından mı, önceki işlem sırasında mı, teknik arızadan mı kaynaklanmış? Raporda bu ayrım yoksa itiraz zemini doğabilir.

Ceza, etkin pişmanlık ve diğer riskler nelerdir?

Karşılıksız yararlanma suçu sabit görülürse hapis cezası gündeme gelebilir. Somut cezanın miktarı dosyanın niteliğine, delillere, sanığın durumuna ve mahkemenin değerlendirmesine göre değişir. Bazı dosyalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevrilme gibi kurumlar da tartışılabilir; ama bu, her olayda otomatik işlemez.

Burada özellikle bilinmesi gereken nokta etkin pişmanlık ihtimalidir. Bazı olaylarda kurum zararının giderilmesi, soruşturma veya kovuşturma aşamasında sanık lehine sonuç doğurabilir. Ancak “zararı ödedim, dosya kesin kapanır” diye düşünmeyin. Çünkü ödeme, her dosyada aynı hukuki sonucu vermez; hangi aşamada yapıldığı ve yasal koşullar önemlidir.

Riskleri somut sıralayalım:

  • Hakkınızda adli sicil etkisi yaratabilecek bir mahkumiyet kararı çıkabilir.
  • Kurum ayrıca yüksek miktarlı kaçak kullanım bedeli talep edebilir.
  • Ceza dosyasındaki beyanlar, alacak veya tazminat boyutunu etkileyebilir.
  • Ortak kullanılan binalarda gerçek fail bulunamazsa, yanlış kişiye yönelme riski doğar.

Özellikle işyerlerinde, sayaç odasına birden fazla kişinin eriştiği yerlerde ve devir-teslimin düzensiz yapıldığı kiralamalarda savunma stratejisi dikkat ister. Çünkü “kullanıcı sizsiniz” ön kabulüyle ilerleyen dosyalarda, fiili durumu belgelerle tersine çevirmek gerekir.

Avukat Emirhan Keskin somut olayda hangi noktaları inceleyebilir?

Karşılıksız yararlanma dosyalarında tek bir sihirli savunma yok. İyi bir hukuki değerlendirme, önce dosyayı parçalara ayırır. Avukat Emirhan Keskin gibi ceza ve uygulama boyutunu bilen bir hukukçu, önce suç isnadının hangi hizmete dayandığını netleştirir: elektrik mi, doğal gaz mı, yayın hizmeti mi, başka bir teknik sistem mi?

Ardından şu sorulara bakar:

  • Tutanak usulüne uygun mu?
  • Tespit tarihinde fiili kullanıcı kim?
  • Teknik müdahale açıkça tarif edilmiş mi?
  • Bilirkişi raporunda varsayım mı var, somut iz mi var?
  • Kurumun zarar hesabı ceza dosyasına nasıl yansımış?
  • Etkin pişmanlık seçeneği dosyada avantaj sağlar mı?

Bazen en güçlü savunma teknik rapora itirazdır. Bazen de sorun teknik değil, kişi bağlantısının kurulamaması olur. Örneğin kaçak hattın bulunduğu işyerini siz kısa süre önce devralmış olabilirsiniz. Ya da sayaç odasına sadece bina görevlisi erişiyordur. Bu tür ayrıntılar dilekçede bir cümle olarak değil, belge ve kronolojiyle kurulmalıdır.

Özellikle ifade vermeden, uzlaşma benzeri seçenekleri yanlış anlayıp ödeme yapmadan veya kuruma rastgele beyan sunmadan önce dosyanın görülmesi çoğu zaman fayda sağlar. Çünkü erken aşamada söylenen bir söz, sonradan düzeltilmesi zor sonuçlar yaratabilir.

Böyle bir iddiayla karşılaştığınızda hangi adımları atmalısınız?

Panik yapmadan, ama yavaş da kalmadan hareket edin. İlk 48 saat içinde atılan adımlar sonradan çok işe yarar. Çünkü teknik delil hızlı kaybolur; sayaç değişir, bağlantı sökülür, adres boşaltılır.

Şu sırayla ilerleyin:

  • Tutanak örneğini alın ve her satırını okuyun.
  • Adres ve sayaç bilgilerini kontrol edin. Yanlış bağımsız bölüm numarası düşündüğünüzden daha sık çıkar.
  • Fotoğraf ve video çekin. Özellikle mühür, sayaç, kablo girişi, vana ve bağlantı noktaları görünür olsun.
  • Abonelik ve kullanım belgelerini toplayın. Kira kontratı, devir teslim, faturalar, anahtar teslim tutanağı.
  • Kuruma yazılı itiraz gerekip gerekmediğini değerlendirin. Her dosyada şart değil ama bazı olaylarda kayıt oluşturur.
  • Savcılık ifadesi gelirse hazırlıksız gitmeyin. Önce isnadı ve teknik dayanağı anlayın.

Kendi kendinize şu soruyu sorun: “Sorun gerçekten benden mi kaynaklanıyor, yoksa önceki kullanıcıdan, sayaç arızasından veya ortak alandan mı?” Cevabı tahminle değil, belgeyle arayın. Bu suçta his değil kayıt konuşur.

İlgili Yazılar

Konumumuz

Sık Sorulan Sorular

Karşılıksız yararlanma suçu sadece elektrik kaçak kullanımında mı oluşur?

Hayır. Elektrik dışında su, doğal gaz, telefon hatları, elektromanyetik dalgalarla yapılan yayınlar ve bazı ücretli otomatik hizmetler de kapsama girebilir.

Faturayı ödemedim diye hakkımda ceza davası açılır mı?

Tek başına faturayı ödememek çoğu olayda ceza suçu oluşturmaz. Genelde icra takibi ve alacak süreci işler; suç için çoğu zaman kaçak veya ölçümü engelleyen bir kullanım aranır.

Sayaç arızalıysa yine de suçlanabilir miyim?

Evet, iddia yöneltilebilir; ama mahkumiyet için arızanın sizin müdahalenizden kaynaklandığı ispatlanmalıdır. Doğal arıza ile kullanıcı müdahalesi aynı şey değildir.

Tutanak imzalarsam suçu kabul etmiş olur muyum?

Her zaman otomatik sonuç doğurmaz ama aleyhinize yorumlanabilecek risk yaratır. İtirazınız varsa bunu tutanağa kısa ve açık şekilde yazdırmanız daha güvenli olur.

Kaçak kullanım bedelini ödersem dava kapanır mı?

Her dosyada kendiliğinden kapanmaz. Ödemenin aşaması, etkin pişmanlık koşulları ve dosyanın niteliği sonucu etkiler.

Abonelik benim üstüme değilse yine de sorumlu olur muyum?

Olabilirsiniz. Mahkeme sadece abonelik kaydına değil, fiili kullanıcıya ve müdahaleyle olan bağlantınıza bakar.

Ortak kullanılan binada kaçak hat çıktı, herkes mi sorumlu olur?

Hayır, otomatik olarak herkes sorumlu olmaz. Kimin fiilen kullandığı, kimin erişimi olduğu ve teknik bağlantının hangi bağımsız bölüme hizmet ettiği araştırılır.

İfade vermeden önce avukata danışmak gerekli mi?

Özellikle teknik tutanak, sayaç müdahalesi veya yüksek kaçak tahakkuku varsa danışmanız faydalı olur. İlk ifade, dosyanın seyrini düşündüğünüzden fazla etkileyebilir.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Hangi Durumlarda Oluşur? incelemesinin kapsamı nedir?

Karşılıksız yararlanma suçu, en basit anlatımla, bedeli ödenmesi gereken bir hizmetten ödeme yapmadan ve hukuka aykırı şekilde faydalanmanız halinde gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu’nda bu suç özellikle otomatik makineler aracılığıyla sunulan hizmetler, telefon hatları veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli/şifresiz yayınlar ve abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik, su veya doğal gaz bakımından düzenlenir. Yani her “borcumu ödemedim” durumu ceza davasına dönüşmez; suçun oluşması için kanunun aradığı özel şartların gerçekleşmesi gerekir.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Hangi Durumlarda Oluşur? bakımından başlangıçta hangi hususlar açıklanmalıdır?

Asıl kritik nokta şudur: basit bir borç ilişkisinin ceza hukukuna taşınmasıyla, hileli veya kaçak kullanıma dayanan karşılıksız yararlanma arasında fark vardır. Örneğin bir abonelik sözleşmeniz var, sayaç düzgün çalışıyor, fatura size kesiliyor ama siz zamanında ödemiyorsunuz. Bu tablo çoğu olayda önce icra ve alacak takibi meselesidir. Buna karşılık sayaçla oynama, kaçak hat çekme, başkasının yayınına şifre kırarak bağlanma veya jeton/ödeme sistemiyle çalışan bir düzeneği bedel ödemeden kullanma suç tartışmasını doğurur.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Hangi Durumlarda Oluşur? dosyasında ilk hukuki ayrım nasıl kurulur?

Bu yüzden “karşılıksız yararlanma suçu hangi durumlarda oluşur?” sorusunun cevabı tek cümle değil; hizmetin türüne, yararlanma yöntemine, teknik tespitin nasıl yapıldığına ve elinizde hangi belgelerin bulunduğuna göre değişir. Özellikle elektrik, su, doğal gaz ve yayın hizmetlerinde teknik tutanaklar, sayaç incelemeleri ve abonelik kayıtları belirleyici olur.

Karşılıksız yararlanma suçu tam olarak hangi fiilleri kapsar?

Kanun bu suçu birkaç somut başlık altında toplar. İlk grup, otomatlar veya benzeri makineler aracılığıyla sunulan ve bedeli ödendiğinde yararlanılabilen hizmetlerdir. Ödeme yapmadan bu hizmetten faydalanırsanız suç gündeme gelebilir. Burada klasik örnekler ücretli makine sistemleridir. İkinci grup, telefon hatları, frekanslar veya elektromanyetik dalgalarla yapılan yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanmaktır. Özellikle şifreli yayın platformlarına izinsiz erişim, yayın sinyalini kırma, kaçak bağlantı kurma gibi haller bu çerçevede değerlendirilir. Üçüncü ve uygulamada en çok karşılaşılan alan ise abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik, su veya doğal gazın sahibinin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini e

WhatsApp