Hukuki bilgilendirme
Bu yayın, belirtilen kontrol tarihi itibarıyla Türk hukuku hakkında genel bilgi verir. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz; belge, süre, görev, yetki ve güncel mevzuat somut dosyada ayrıca incelenir.
İletişime geçinBelirli bir ustanın kişisel becerisine güvenilerek yaptırılan iş, onun ölümüyle yarım kalabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 486. maddesi, yüklenicinin kişisel özellikleri esas alınarak kurulan eser sözleşmesinin onun ölümü veya kusursuz biçimde işi tamamlama yeteneğini kaybetmesiyle kendiliğinden sona ermesini düzenler. Ancak her tadilat veya imalat sözleşmesi, işi yapan herhangi bir kişinin vefatıyla otomatik olarak bitmez.
Sözleşmenin tarafı kimdi?
Önce sözleşmenin belirli bir gerçek kişiyle mi, şirketle mi yapıldığı kontrol edilir. Bir şirketin çalışanı olan ustanın ölümü, tüzel kişi yüklenicinin ölümü anlamına gelmez. Aynı şekilde işyerinin sahibiyle sahada çalışan kişinin farklı olması, değerlendirmeyi değiştirebilir. Teklif, fatura, banka hesabı ve sözleşmedeki unvan bu nedenle birlikte incelenmelidir.
“Usta” sözcüğü günlük dilde hem yükleniciyi hem onun çalışanını anlatabilir. Kanunun 486. maddesindeki özel sonuç, yüklenicinin kişisel niteliklerinin sözleşmenin kurulmasında belirleyici olduğu duruma ilişkindir. Büyük bir firmanın standart montaj taahhüdü ile belirli sanatçının kendi üslubuyla yapacağı eser aynı özellikte olmayabilir. Sadece meslek adından hareketle karar verilmemelidir.
Kişisel özellik neden belirleyicidir?
İş sahibinin özellikle o kişinin bilgisine, deneyimine, üslubuna veya el becerisine güvenmiş olması önem taşır. Yazışmalarda işi şahsen yapma şartı, referans eserler, özgün tasarım ve başka kişiye yaptırma konusundaki sınırlar görülebilir. Kişisel niteliklerin esas alınmadığı ilişkide ölümün sonuçları miras ve sözleşmenin devamına ilişkin hükümlerle ayrıca değerlendirilir.
Örneğin belirli oymacının özel tekniğiyle üretilecek mobilya ile katalogdan seçilmiş standart dolapların kurulumu arasında fark bulunabilir. İlk olayda başka bir ustanın aynı işi yapabilmesi sözleşmenin aynı biçimde devam edeceğini mutlaka göstermez. İkinci olayda da yalnız gerçek kişiyle anlaşılmış olması, kişisel özellik koşulunun araştırılmasını gereksiz kılmaz.
Sona erme için ayrıca fesih gerekir mi?
486. maddenin şartları gerçekleştiğinde kanun sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini söyler. Yüklenicinin kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi de aynı maddede düzenlenmiştir. Her kısa hastalık veya geçici aksama bu sonuçla eşit tutulamaz; yetenek kaybının işin tamamlanmasına etkisi somut olarak incelenmelidir.
İş sahibinin kendi tercihinden dolayı yarıda vazgeçmesi ise farklıdır. Bu durum için düzenlenen fesih ve tazminat hükümleri, ustanın ölümüne otomatik uygulanmaz. Dosyada sona erme sebebi doğru yazılmalıdır. Ölüm nedeniyle kanuni sona erme varken “ben vazgeçtim” biçiminde belirsiz bir açıklama yapılması, hesaplaşmanın hangi hukuki temele dayandığını tartışmalı hâle getirebilir.
Tamamlanan kısmın bedeli ödenir mi?
İş sahibi tamamlanan kısımdan yararlanabilecekse, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür. Burada yalnız harcanmış zaman veya alınmış malzeme değil, tamamlanan bölümün iş sahibi için kullanılabilirliği önemlidir. İşin yüzde kırkının yapılmış görünmesi, sözleşme bedelinin doğrudan yüzde kırkının ödeneceği anlamına gelmez. Teknik durum ve fiyatlandırma değerlendirilir.
Avans ödenmişse yapılan kullanılabilir işin karşılığıyla birlikte hesaplanmalıdır. Yeterli inceleme olmadan bütün avansın mutlaka iade edileceği veya bütününün yüklenici tarafında kalacağı söylenemez. Sahadaki malzemelerin kime ait olduğu, hangilerinin esere katıldığı ve hangilerinin bağımsız kaldığı da ayrı kaydedilmelidir. Ölüm, bu eşya ayrımlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yeni ustadan önce mevcut durum tespiti
Başka kişi işe başlamadan önce fotoğraf, ölçüm, ödeme kayıtları ve gerekiyorsa teknik tespit yapılması önemlidir. Tamamlanan, eksik kalan ve yeniden yapılması gereken bölümler açıkça ayrılmalıdır. Mirasçılarla hesaplaşmada mirasçılık ve temsil belgeleri kontrol edilir; sırf aileden biriyle görüşülmesi herkes bakımından yetkili anlaşma kurulduğunu göstermez. Devam için yeni bir anlaşma yapılacaksa kapsam, bedel ve eski avansın hesaba nasıl katılacağı yeniden belirlenmelidir. Mirasçılardan birinin işi tamamlamayı önermesi, tarafların yeni koşullarda anlaştığı anlamına kendiliğinden gelmez. Böyle bir öneriyle eski sözleşmenin kanuni durumu birbirinden ayrılmalıdır. Tüketici veya ticari ilişkinin bulunması da görev ve başvuru koşullarının belirlenmesinde dikkate alınır.
İlgili hukuki açıklamalar
Tadilat Bitmeden Sözleşmeden Vazgeçtim: Ustaya Ne Kadar Ödemem Gerekir?; İşverenin Vefatı İş Sözleşmesini Sona Erdirir mi?.
Resmî kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Bakanlık nüshası: m.470–471, 486.
