Hukuki bilgilendirme
Bu yayın, belirtilen kontrol tarihi itibarıyla Türk hukuku hakkında genel bilgi verir. Avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz; belge, süre, görev, yetki ve güncel mevzuat somut dosyada ayrıca incelenir.
İletişime geçinMirasbırakanın mali durumunu bilen kişi, sulh mahkemesinin resmî tereke defteri için istediği bilgiyi vermekle yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 620. maddesi, haklı sebep olmadan bilgi vermeyen veya yanlış ya da eksik bilgi veren kişilerin bundan doğan zararları tazmin edeceğini düzenler. Zarar gören mirasçı, vasiyet alacaklısı veya üçüncü kişi olabilir. Ancak her kayıt yanlışlığı otomatik ve sınırsız bir ödeme borcu doğurmaz; yükümlülük, ihlal ve doğan zarar arasında bağlantı kurulmalıdır.

Yükümlülük yalnız mirasçılar için mi?
Kanun, mirasbırakanın mali durumu hakkında bilgi sahibi olan herkesi kapsar. Kişinin aile dışından olması tek başına bilgi verme yükünü kaldırmaz. Buna karşılık bir kişinin murisi tanıması, mali durumuna ilişkin her şeyi bildiğini göstermez. Hangi hesap, alacak, borç veya mal hakkında ne bildiği somutlaştırılır. Bilmediği bir tutarı tahmin edip kesin bilgi gibi sunması da doğru yaklaşım değildir.
Mirasçıların kendilerince bilinen mirasbırakan borçlarını sulh mahkemesine bildirmesi ayrıca düzenlenmiştir. Defterde yalnız varlıkların gösterilip bilinen borçların saklanması, terekenin ekonomik durumunu yanlış yansıtabilir. terekenin resmî defterinin amacı, defterin genel amacını açıklar. Bu amaç, mirasçının yalnız lehine olan bilgileri seçerek vermesiyle gerçekleşmez. Bilginin hangi kaynağa dayandığı mümkünse belgelerle gösterilmelidir.
Mahkemenin bilgi istemi önemlidir
620. maddede mali durumu bilen kişinin sulh mahkemesince istenen bilgiyi vermesi söz konusudur. Bir aile üyesinin gündelik mesajına cevap verilmemesiyle, resmî defter dosyasında mahkemenin bilgi istemine aykırı davranılması aynı başlangıç olayı değildir. Bilgi isteminin kapsamı, kime yöneltildiği ve nasıl ulaştığı belirlenmelidir. Her paylaşım tartışması doğrudan bu özel hükümle çözülemez.
İstemde belirli bir banka ödemesi sorulmuşken kişi farklı bir hesabın bakiyesini gönderirse cevap eksik kalabilir. Belgeye ulaşmada gerçek engel varsa bu engel açıklanmalı ve mevcut kayıtlar sunulmalıdır. “Aileyle görüşmüyorum” demek, tek başına mahkemenin bilgi istemini yok saymak için yeterli değildir. Haklı sebebin bulunup bulunmadığı somut koşullarla değerlendirilir; tarafın kendi açıklaması son kararı oluşturmaz.

Hangi zarar istenebilir?
Tazminat için bilginin verilmemesi veya yanlış verilmesi nedeniyle doğan zarar gösterilmelidir. Defterde hata bulunduğunu söylemek, zarar miktarını tek başına belirlemez. Örneğin saklanan bir alacağın tahsil imkânı kaybolmuşsa, alacağın gerçekten varlığı, tahsil edilebilirliği ve kaybın bilgi ihlaliyle bağlantısı araştırılır. Her gecikme tüm alacak miktarında zarar doğurmayabilir.
Vasiyet alacaklısının veya üçüncü kişinin zarar iddiası da kendi hukuki menfaatiyle ilişkilendirilir. Aynı para kaybının farklı kişilerce iki kez istenmesi doğru değildir. İhlal olmasa hangi durumun ortaya çıkacağı ile gerçekten gerçekleşen durum karşılaştırılır. Defterin düzeltilmesi talebiyle meydana gelmiş zararın tazmini ayrı sonuçlardır; birinin yapılması diğerinin bütün koşullarını otomatik tamamlamaz.
Belgeler nasıl hazırlanır?
- Mahkemenin bilgi istemi ve ulaştığını gösteren kayıt.
- Verilen cevap, ekler veya cevapsız kalan işlem.
- Gerçek mali durumu açıklayan sözleşme, dekont ve hesap kayıtları.
- İleri sürülen zarar kalemleri, tarihleri ve nedensellik açıklaması.
borçlu mirasta resmî defter başvurusu, resmî defter başvurusunu ve kabul seçeneklerini ele alır. Bu yazıdaki sorumluluk, başvurunun yapılmış olmasına bağlı her yanlış tahminin cezalandırılması değildir. Resmî defter dosyası, kişinin bildiği olgular ve bilgi ihlalinin somut etkisi birlikte incelenir. Tazminatın muhatabı da bilgi vermeyen veya yanlış bilgi veren kişi olarak doğru belirlenmelidir.
Resmî kaynaklar: Türk Medeni Kanunu (4721)
Hukuki kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — ÇSGB — TMK m. 620
