Ana içeriğe geç

Hukuk Davasında Yemin Duruşmasına Gitmedim: Karşı Tarafın İddiasını Kabul Etmiş mi Sayılırım?

Yemin duruşmasına gitmedim diyen taraf için özel davet, geçerli özür ve yemin konusu vakıa incelenir. Gelmeme, bütün dava iddialarını otomatik kabul ettirmez.
Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

Yemin duruşmasına gitmedim diyen bir hukuk davası tarafı, öncelikle kendisine hangi davetiyenin nasıl tebliğ edildiğini ve hangi vakıa için yemin istendiğini kontrol etmelidir. HMK m.228–229 kapsamında usulüne uygun özel davete rağmen geçerli bir özür olmaksızın bizzat gelmemek, yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu, her normal duruşmaya katılmamanın bütün dava iddialarını otomatik kabul ettirdiği anlamına gelmez. Davetiyenin soruları ve sonuç ihtarı, yemin konusu olay, temsil ve varsa mazeret ayrı incelenir. Avukatın duruşmaya gelmesi, tarafa ait yeminin her durumda onun yerine yerine getirildiğini göstermez.

Yemin duruşmasına gitmedim: önce davet türünü belirleyin

Hukuk davasındaki yemin delili, bir tanığın dinlenirken verdiği yemin veya tarafın normal duruşma çağrısıyla aynı değildir. Burada uyuşmazlığın çözümünde önemli bir vakıa hakkında davanın tarafına yemin teklif edilir. HMK m.225 ve devamındaki düzenlemeler uygulanır. Tutanak ve davetiyede gerçekten bu delile ilişkin işlem bulunup bulunmadığı belirlenmeden devamsızlığın sonucuna ilişkin kesin açıklama yapılamaz.

Özel davet, yemin teklif edilen kişi duruşmada bizzat yoksa çıkarılır. HMK m.228/2, yemine ilişkin soruların ve geçerli özür olmaksızın gelmeme veya gerekli yemini yerine getirmeme sonucunun davetiyede yazılmasını düzenler. Sıradan bir duruşma davetiyesinde yalnız tarih bulunması ile yemin deliline özel davetin bulunması aynı değildir. Davetiyenin bütün sayfaları ve ekleri okunmalıdır.

Taraf bazen davetiyeyi görmüş, fakat avukatının gitmesini yeterli sanmış olabilir. Böyle bir durumda temsil ile kişisel yemin arasındaki ayrım önemlidir. Davet edilen kişinin kimliği ve dosyadaki sıfatı açıklanır. “Adliyeye biri gitti” bilgisi, kimin hangi işlemi yapmak üzere geldiğini göstermeye yetmez. Mahkemenin duruşma tutanağı ve verdiği karar olayın değerlendirilmesinde temel kayıtlardır.

Hangi vakıa yemin konusu olabilir?

HMK m.225, yeminin davanın çözümü açısından önemli, çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalara ilişkin olmasını düzenler. Bir hususu bilmek de bu kapsamda değerlendirilebilir. Örneğin belirli bir ödemenin alınıp alınmadığı vakıa olabilir. Buna karşılık “hukuken kim haklı?” gibi genel bir hukukî değerlendirme, aynı biçimde yemin konusu yapılmaz.

HMK m.226, tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar ve diğer belirli durumlar için yemine konu olamayacak hususları düzenler. Namus ve onuru etkileyen veya kişiyi ceza soruşturması ya da kovuşturmasıyla karşı karşıya bırakacak vakıalar da bu çerçevede incelenir. Bu nedenle her dava iddiasının sınırsızca yemin sorusuna dönüştürülebileceği söylenemez. Soruların hukuki uygunluğu ayrı değerlendirilir.

Yemin birden fazla olaya yönelmişse her soru açık olmalıdır. Farklı tarihlerdeki ödemeleri tek bir belirsiz cümlede birleştirmek, kişinin neyi kabul veya inkâr ettiğini karıştırabilir. HMK m.233, yemin konusunun açıklığına ilişkin itirazın mahkemece değerlendirilmesini düzenler. Davet alan kişi, soruyu anlamadığını ileri sürüyorsa bunu somut açıklamalı; genel belirsizlik gerekçesiyle duruşmaya hiç gitmemeyi otomatik çözüm saymamalıdır.

Gelmemek bütün davayı kabul etmek mi?

HMK m.229, geçerli özür olmadan özel davete uymayan kişinin yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmasını düzenler. Sonuç, ilgili vakıaya yöneliktir. Dava birden fazla alacak, tarih veya zarar koşulu içeriyorsa her iddianın otomatik kabul edildiği söylenemez. Ancak ikrar edilmiş sayılan vakıa davanın temel koşulunu oluşturuyorsa sonuç dosyanın esasını ciddi biçimde etkileyebilir.

Örneğin sadece belirli bir havalenin borç ödemesi olarak alınıp alınmadığı yemine konu olabilir. Devamsızlık sonucunun hangi olayla sınırlı olduğu davet ve tutanaktan anlaşılır. Tazminatın miktarı, başka ödeme veya sorumluluk koşulları ayrı olabilir. Mahkeme, yemin sonucunu dosyanın bütününe uygular. “Bir duruşmayı kaçırdım, bütün talepler kabul edildi” ile “hiçbir etkisi yoktur” ifadeleri aynı ölçüde eksik bir değerlendirme olabilir.

İkrar edilmiş sayılma, tarafın kendi yazılı kabul beyanı vermesinden farklı bir kanuni sonuçtur. Bu yüzden davetteki hukuki ihtar ve geçerli özür koşulu önemlidir. Taraf, normal duruşmadaki devamsızlık kurallarıyla yemin devamsızlığını karıştırmamalıdır. Sonucun gerçekten oluşup oluşmadığı karar ve kayıtlarla incelenir. İlgili vakıa dışında bir sonucun uygulanmış olduğu düşünülüyorsa bu fark somut başvuruda açıklanır.

Yemin davetiyesi usulüne uygun tebliğ edilmiş mi?

Davetiyenin kime, hangi tarihte ve hangi usulle ulaştığı tebligat kaydından araştırılır. Belge üzerinde kişinin adı yanlış, sorular eksik veya sonuç uyarısı bulunmuyor olabilir. Bu iddialar, davetin geçerliliği ve kanuni sonuç bakımından somut incelenir. Sadece kişinin belgeyi şahsen geç fark etmesi, önceki tebligatın her durumda geçersiz olduğunu göstermez. Tam mazbata ve davet metni birlikte alınır.

Dosyada avukat bulunması ile yemin için bizzat çağrılma koşulları ayrı değerlendirilir. Hangi kişiye hangi belge gönderildiği açık olmalıdır. Yemin özel davetinin sadece vekil ekranında görünmüş olması veya tarafın evinde başka kişiye teslim edilmiş bulunması konusunda otomatik genel sonuç verilmez. Tebligatın usulü ve ilgili hüküm birlikte incelenir. Gerekli savunma, belgenin tamamına dayanmalıdır.

Mahkeme devamsızlık sonucu uygulamışsa, davetiyede yemin sorularının ve ihtarın bulunup bulunmadığı gösterilir. Sonradan dava dosyasından alınan kopya, tebliğ edilmiş belgenin hangi ekleri içerdiğini açıklamayabilir. Tebliğ zarfı ve eki kayıtları önem taşıyabilir. Taraf, yalnız “haberim yoktu” demek yerine hangi tebligat işlemindeki hangi sorunu ileri sürdüğünü netleştirir.

Geçerli özür nasıl açıklanır?

Hastalık, hastaneye yatış veya başka gerçek engel varsa bunun tarih ve kapsamı gösterilir. Duruşmanın günü ve saatiyle ilişki kurulmalıdır. Bir sağlık belgesinin bulunması her durumda mahkemeye gelmenin imkânsız olduğunu kendiliğinden göstermez; aynı şekilde gerçek bir engel sırf kişi gelmedi diye yok sayılamaz. Mazeretin geçerliliği mahkemece somut kayıtlar üzerinden değerlendirilir.

Engel önceden biliniyorsa yemin gününden önce mahkemeye belgeli açıklama yapılması değerlendirilebilir. Beklenmedik engelde, ortaya çıkış ve ortadan kalkış tarihi kaydedilir. Mazeret dilekçesi verilmesi, duruşmanın otomatik ertelendiği veya yemin sonucunun kendiliğinden uygulanmayacağı anlamına gelmez. Mahkemenin kararı ve takvimi takip edilir. Taraf yalnız talep gönderdiği için davet yükümlülüğünün kalktığını varsaymamalıdır.

İş yoğunluğu, unutma veya “avukatım halleder” düşüncesi her olayda geçerli özür sayılacağı güvencesiyle sunulamaz. Gerçek neden açıklanır; olmayan bir belge veya hastalık oluşturulmaz. Geç kalınmışsa devamsızlık kararı, tebligat ve mazeret birlikte incelenir. Elde olmayan nedenle bir usul süresi kaçırılmışsa eski hâle getirme gibi ayrı yolların koşulları da somut duruma göre değerlendirilir.

Avukat veya yakınım benim yerime yemin edebilir mi?

HMK m.232, yeminin tarafa teklif edilip tarafça yerine getirilmesini veya iade edilmesini düzenler. Davayı avukatın takip etmesi, şahsa ilişkin yemin delilinin onun yerine avukatça her durumda uygulanabilmesini sağlamaz. Vekil, talep ve usuli açıklama yapabilir; fakat yeminin muhatabı ve gereken kişisel işlem ayrı belirlenir. Bir yakının duruşmaya gelmesi de aynı şekilde kişinin yerini kendiliğinden almaz.

Tüzel kişiler, ergin olmayan veya kısıtlı kişiler için m.232’deki temsil koşulları ayrıca vardır. Şirket adına yapılan işleme ilişkin vakıada yetkili kişi veya organın kim olduğu doğrulanır. Her şirket çalışanı veya eski yönetici otomatik yemin yetkilisi sayılmaz. Temsil belgesi, görev dönemi ve işlemin hangi kişi adına yapıldığı birlikte incelenir. Gerçek kişiyle şirket tarafına aynı kişisel çağrı anlatımı uygulanmamalıdır.

Yemini karşı tarafa iade etmek hangi hâllerde mümkündür?

Yemin teklif edilen taraf bazı koşullarda yemini iade edebilir; ancak bu seçenek sınırsız değildir. HMK m.230, vakıanın sadece yemin teklif edilen kişinin şahsından kaynaklanması hâlinde iade edilemeyeceğini düzenler. Bu yüzden “Gelmesem de yemin karşı tarafa döner” veya “Her soruyu iade ederim” varsayımı doğru değildir. Vakıanın niteliği ve iki tarafla ilişkisi belirlenir.

HMK m.229/2, kendisine yemin iade edilen kişi yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıanın ispat edilememiş sayılmasını düzenler. Bu sonuç, ilk yemin teklif edilenin gelmemesiyle ikrar edilmiş sayılmasından farklıdır. Duruşmada hangi kişinin hangi aşamada muhatap olduğu tutanaktan okunur. İade, kabul ve yemin işlemleri açıkça kayıt altına alınmalı; usuli seçenekler birbirine karıştırılmamalıdır.

Hasta, engelli veya başka ilde olan kişi için yöntem

HMK m.235, mahkemeye gelemeyecek kadar hasta veya engelli kişinin bulunduğu yerde yemin ettirilmesini düzenler. Kişinin durumu ve koşulları somut belgelerle açıklanır. Bu imkân, hasta olan herkesin çağrıyı cevapsız bırakabileceği anlamına gelmez. Uygun dinleme yöntemi için mahkeme işlemi ve gerekli kayıtlar önemlidir. Taraf ve vekillerin bulunmasına ilişkin hüküm de dikkate alınır.

HMK m.236, yargı çevresi dışında oturan kişinin yemin için mahkemeye gelmesini esas alır. Başka ilde bulunma ve bulunduğu yerde ses-görüntü yoluyla yemin imkânının bulunmaması durumunda istinabe düzeni vardır. Dolayısıyla başka şehirde yaşamak tek başına yeminin otomatik düşmesine neden olmaz. Uzaktan katılım veya istinabe koşulları mahkemenin kararıyla ve ilgili usule göre değerlendirilir; normal bir görüntülü telefon görüşmesi mahkeme yemininin yerini kendiliğinden tutmaz.

Yemin teklifinin kabulü diğer delilleri etkileyebilir

HMK m.227, başka delili bulunduğunu söyleyen tarafın da yemin teklif edebilmesini düzenler. Ancak yemin teklif edilen kişi yemine hazır olduğunu bildirdikten sonra teklif edenin vazgeçip başka delile dayanmasına ve yeni delil göstermesine ilişkin sınırlama vardır. Bu nedenle yemin, düşünülmeden sunulan sıradan bir ek belge isteği gibi ele alınmamalıdır. İspat planı üzerindeki sonucu baştan değerlendirilir.

Yemin teklif eden taraf, hangi çekişmeli vakıayı hedeflediğini ve diğer delillerle ilişkisini belirler. Yemin muhatabı da davetin önemli olmadığını varsaymamalıdır. Vakıanın kabulü veya yeminle sonucu, dosyanın kalan ispat alanını değiştirebilir. Davanın bütününe ilişkin hukuki değerlendirme yine mahkemeye aittir. Belirli bir soruda yemin edilmesi her diğer talebin kesin kabul veya reddini otomatik oluşturmaz.

Yemin ve devamsızlık tutanağı kontrolü

HMK m.238, yemin eden kişinin beyanının tutanağa geçirilmesi, okunması ve beyanında ısrar edip etmediğinin sorulmasını düzenler. Devamsızlıkta ise kimin çağrıldığı, davetin tebliği, mazeret ve uygulanan sonuç tutanaktan kontrol edilir. Kararda yalnız “gelmedi” denilmesi olayın bütününü açıklamayabilir. Mahkemenin hangi vakıayı ikrar edilmiş saydığı görünür olmalıdır.

Tutanakta hiç teklif edilmemiş bir vakıa için sonuç uygulandığı düşünülüyorsa soru metniyle karar karşılaştırılır. Yanlışlık, eksiklik veya kapsam aşımı somut şekilde açıklanır. Yemin sırasında verilen gerçek beyanla ilgili hata varsa tutanak kaydı ve ilgili usul ayrı değerlendirilir. Tarafın özel notu, tutanağın yerine otomatik geçmez; mahkeme kaydının düzeltilmesine ilişkin talep ayrıca incelenir.

Sonuç kararı verildiyse nasıl ilerlenir?

Önce ara karar mı nihai hüküm mü bulunduğu ve hangi sonucun uygulandığı belirlenir. Mazeret, davet veya yemin konusu sorunu varsa belgeli açıklama hazırlanır. Uygun kanun yolu ve süreleri kararın niteliğine göre değerlendirilir. Her yemin devamsızlığı kararının hemen aynı bağımsız başvuruya açık olduğu varsayılmaz. Davanın aşaması ve hükmün bildirim tarihi birlikte incelenir.

Normal bir duruşmaya katılmama nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması ile yemin vakıasının ikrar edilmiş sayılması farklıdır. Bu sonuçlar aynı dosyada ayrı olaylar olarak da bulunabilir. Başvuru, hangi kaybın giderilmek istendiğini net göstermelidir. Yeni duruşmaya gelmek, önceki yemin sonucunu hiçbir değerlendirme olmadan otomatik kaldırmaz. Mahkemenin kararı ve usuli yol üzerinden işlem yapılır.

Varsayımsal örnek: belirli ödemenin alındığına ilişkin yemin

Bu örnek gerçek bir kişi veya dava değildir. Davalı, alacaklıya 40.000 lira elden ödeme yaptığını ileri sürer. Bu belirli ödemenin alınıp alınmadığı konusunda alacaklıya usule uygun yemin daveti gönderilir; soru ve gelmemenin sonucu belgede yer alır. Alacaklı geçerli özür olmadan bizzat katılmaz. Mahkeme, m.229 koşulları oluşmuşsa bu yemin konusu vakıayı ikrar edilmiş sayma sonucunu değerlendirebilir.

Dava ayrıca başka bir 20.000 liralık alacağı içeriyorsa devamsızlığın bütün kalemleri aynı şekilde çözdüğü söylenemez. Davet sorusu hangi ödeme ve vakıaya aitse kapsam ona göre belirlenir. Davet usulsüz veya geçerli mazeret belgeli ise bunlar ayrı inceleme konusudur. Örnek, özel davete katılmamanın önemli sonucunu ve bu sonucun her iddiaya sınırsız yayılmaması gerektiğini gösterir.

Yemin çağrısı için kontrol planı

Davetiyenin bütün sayfaları, tebligat mazbatası, yemin teklifi ve ilgili duruşma tutanakları alınır. Muhatap, soru, vakıa, gün-saat ve sonuç ihtarı ayrı gösterilir. Varsa mazeret belgesi ve başvuru tarihi eklenir. Gerçek kişi veya şirket temsil koşulu belirlenir. Yeminin iadesi veya farklı yerde uygulanması düşünülüyorsa somut şartlar mahkemeye açıklanır. Genel duruşma devamsızlığıyla bu özel çağrı karıştırılmaz.

Karar verilmişse sonuç hangi vakıaya uygulandı diye kontrol edilir. Uygun açıklama veya kanun yolu süresi bağımsız izlenir. İspat planının kalan delilleri gözden geçirilir; fakat yemin teklifinin kabulünden sonraki sınırlamalar unutulmaz. Amaç gerçeğe aykırı bir beyan üretmek değil, mahkemenin özel yemin işlemini doğru kişi, soru ve koşullarla uygulamasını sağlamaktır. Somut sonuç hakkında kesin kabul veya ret vaadi verilmez.

Sık sorulan sorular

Yemin duruşmasına gitmezsem bütün davayı kabul mü ederim?

HMK m.228–229 koşullarıyla yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılması gündeme gelir. Bu sonuç her normal duruşma için geçerli değildir ve bütün başka iddialara otomatik yayılmaz.

Avukatım benim yerime yemin edebilir mi?

Yemin kural olarak tarafa teklif edilip tarafça yerine getirilir veya iade edilir. Avukatın duruşmaya katılması kişisel yemin işlemini her durumda onun yerine tamamlamaz. Tüzel kişi ve kanuni temsil koşulları ayrıca incelenir.

Özel davetiyede sorular ve sonuç ihtarı bulunmalı mı?

HMK m.228/2, soruların ve geçerli özür olmadan gelmeme veya gereken yemini yerine getirmemenin sonucunun yazılmasını düzenler. Tebliğ edilmiş belgenin tamamı kontrol edilmelidir.

Başka şehirde yaşıyorum; çağrıya hiç cevap vermesem olur mu?

Hayır. HMK m.236 kapsamında geliş, ses-görüntü veya istinabe koşulları değerlendirilir. Başka ilde yaşamak özel çağrıyı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Her yemin karşı tarafa iade edilebilir mi?

Hayır. HMK m.230 kapsamında yalnız yemin teklif edilen kişinin şahsından kaynaklanan vakıada iade mümkün değildir. İade edilen kişinin yemin etmeme sonucu da ilk muhatabın sonucundan farklıdır.

İlgili yazılar ve dosyanın hazırlanması

Mersin’deki Av. Emirhan Keskin ofisine yemin davetiyesi, tebligat ve ilgili tutanağı birlikte sunabilirsiniz. Türkiye’nin başka yerlerindeki hukuk dosyalarında çalışma, gerekli vekâletname, mahkemenin görev ve yetkisi ve kişisel yemin işleminin koşullarıyla planlanabilir. Temsil hizmeti, tarafa ait yeminin yerini kendiliğinden almaz; mazeretin veya başvurunun kabulü konusunda garanti verilmez.

İlgili hukuk yazılarını inceleyin veya dosyanız için iletişime geçin.

Resmî mevzuat kaynakları

WhatsApp

Yayın şeffaflığı

Yayınlayan profil: Av. Emirhan Keskin

Mesleki kayıt beyanı: Mersin Barosu, sicil no 5507 · TBB Avukat Arama üzerinden doğrulayın

Yayın tarihi: · Sayfa değişikliği: . Sayfa değişikliği tarihi hukuki kontrol tarihi değildir.

Hukuki inceleme: Hukukçu incelemesi yalnız mevcut içerik sürümüne bağlı onay kaydı oluştuğunda gösterilir.

Genel resmî doğrulama portalları: Mevzuat · Resmî Gazete · UYAP. Bu bağlantılar genel portallardır; tek başına sayfadaki her iddiaya kaynak sayılmaz.