Ana içeriğe geç

Vasiyetname Nasıl Yapılır? 2026 Resmî, El Yazılı ve Sözlü Vasiyetname Şartları

Vasiyetname nasıl yapılır? Resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname şartları, vasiyet ehliyeti, saklı paylar, vasiyetnameden dönme, açılması, iptal ve tenkis davaları.
Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

undefined

Vasiyetname, Türk Medeni Kanunu'nun 531. maddesi uyarınca resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname veya sözlü vasiyetname olmak üzere üç şekilde yapılabilir. Resmî vasiyetname noter veya sulh hâkimi önünde iki tanıkla düzenlenir. El yazılı vasiyetname, baştan sona miras bırakanın el yazısıyla yazılmalı, düzenleme tarihi gün, ay ve yıl olarak belirtilmeli ve imzalanmalıdır. Sözlü vasiyetname ise yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlarda iki tanık önünde yapılabilir. Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir. Vasiyetnameyle saklı paylı mirasçıların payları ihlal edilemez.

Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaştırılacağını belirlemesine imkân tanıyan önemli bir hukuki araçtır. Yasal miras paylarından farklı bir paylaşım yapmak, belirli bir kişiye veya kuruma mal bırakmak, bir vakıf kurmak veya mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkmasını önlemek amacıyla vasiyetname düzenlenebilir. Ancak şekil şartlarına uyulmadan hazırlanan bir vasiyetname, ölümden sonra iptal edilerek hiçbir hüküm doğurmayabilir. Bu rehberde geçerli bir vasiyetnamenin nasıl yapılacağını açıklıyoruz.

Vasiyetname yapma ehliyeti

Türk Medeni Kanunu'nun 502. maddesine göre ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olan herkes, ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Ayırt etme gücü, kişinin yaptığı işlemin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğidir. Vasiyetname düzenlendiği sırada miras bırakanın ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı, ileride açılabilecek iptal davalarında en çok tartışılan konulardan biridir. Özellikle ileri yaştaki veya ağır hastalığı bulunan kişilerin vasiyetnameleri bu bakımdan risk taşır.

Bu riski azaltmak için, vasiyetname düzenlenmeden önce miras bırakanın tam teşekküllü bir hastaneden ayırt etme gücüne sahip olduğunu gösteren bir sağlık raporu alması önerilir. Resmî vasiyetnamede ise noter veya sulh hâkimi ile tanıklar, miras bırakanın tasarruf ehliyetine sahip olduğunu gözlemleyerek beyan eder. Bu beyanlar, ileride ehliyetsizlik iddialarına karşı önemli bir güvence oluşturur.

Resmî vasiyetname nasıl yapılır?

Resmî vasiyetname, Türk Medeni Kanunu'nun 532 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Miras bırakan, son arzularını resmî memura, yani noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş diğer bir görevliye bildirir. Memur, bu arzulara göre belgeyi yazar veya yazdırır ve miras bırakana okuması için verir. Miras bırakan belgeyi okuyup imzalar ve memur da tarih koyarak imzalar. Ardından miras bırakan, belgeyi okuduğunu ve son arzularını içerdiğini iki tanık önünde beyan eder.

Tanıklar, miras bırakanın bu beyanı kendi önlerinde yaptığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini belgeye yazar veya yazdırır ve imzalar. Okuma yazma bilmeyen veya görme engelli kişiler bakımından kanun, metnin tanıklar önünde okunmasını öngören özel bir usul düzenlemiştir. Yasal mirasçılar, miras bırakanın eşi ve bunların akrabaları ile resmî memurun yakınları, resmî vasiyetnamede memur veya tanık olarak bulunamaz.

El yazılı tasarrufun şartları

Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre el yazısıyla yapılan ölüme bağlı tasarruf, düzenleme yeri ve tarihi de dahil olmak üzere baştan sona miras bırakanın el yazısıyla yazılmalı ve imzalanmalıdır. Tarih, gün, ay ve yıl olarak gösterilmelidir. Bilgisayarla yazılıp yalnızca imzalanan metinler bu şekilde geçerli sayılmaz. Metnin bir kısmının başka bir kişi tarafından yazılması da geçersizlik sebebi olabilir. Bu tür bir belgenin tamamen kişinin kendi el yazısıyla hazırlanması şarttır.

El yazılı tasarruf, miras bırakan tarafından saklanabileceği gibi açık veya kapalı olarak notere bırakılabilir. Notere bırakılması, belgenin kaybolması veya mirasçılar tarafından ortadan kaldırılması riskini azaltır. Bu yöntem, resmî şekle göre daha kolay ve masrafsız olsa da, ehliyet ve el yazısının miras bırakana ait olup olmadığı konusunda ileride itirazlarla karşılaşma ihtimali daha yüksektir. Bu nedenle önemli malvarlığı bulunan kişilerin resmî şekli tercih etmesi daha güvenlidir.

Sözlü vasiyet

Sözlü vasiyet, Türk Medeni Kanunu'nun 539. maddesi uyarınca yalnızca olağanüstü durumlarda yapılabilir. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık veya savaş gibi nedenlerle resmî veya el yazılı şekle başvurulamıyorsa, miras bırakan son arzusunu iki tanığa anlatarak onlardan bunu yazmalarını veya yazdırmalarını isteyebilir. Tanıklar, bu arzuyu derhâl yazıya geçirir, yer ve tarih belirterek imzalar ve gecikmeksizin sulh mahkemesine teslim eder.

Sözlü vasiyet, miras bırakan için diğer şekillerden birine başvurma olanağı doğduktan sonra bir ay geçince hükümsüz olur. Bu nedenle olağanüstü durumun sona ermesinden sonra miras bırakanın, son arzularını resmî veya el yazılı şekilde yeniden düzenlemesi gerekir. Sözlü vasiyetin istisnai niteliği nedeniyle, uygulamada bu yola nadiren başvurulur.

Saklı paylar ve tasarruf oranı

Miras bırakan, malvarlığının tamamı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamaz. Türk Medeni Kanunu, belirli mirasçılara saklı pay tanımıştır. Altsoyun saklı payı yasal miras payının yarısı, ana ve babanın saklı payı yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eşin saklı payı ise altsoy veya ana baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer durumlarda dörtte üçüdür. Kardeşlerin saklı payı bulunmamaktadır. Saklı paylar dışında kalan kısım, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısımdır.

Örneğin geride bir eş ve iki çocuk bırakan bir kişinin tasarruf oranı hesaplanırken, eşin dörtte birlik yasal payı tamamen saklı paydır. Çocukların toplam dörtte üçlük yasal payının yarısı, yani sekizde üçü saklı paydır. Bu durumda miras bırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısım terekenin sekizde üçüdür. Bu sınırı aşan tasarruflar, saklı payı zedelenen mirasçıların açacağı tenkis davasıyla sınırlandırılabilir.

Tasarruftan dönme

Miras bırakan, yaptığı ölüme bağlı tasarruftan her zaman dönebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 542 ve devamı maddelerine göre dönme, kanunda öngörülen şekillerden birine uygun olarak yapılır. Miras bırakan, yeni bir tasarruf düzenleyerek öncekinden döndüğünü açıklayabilir veya önceki belgeyi yok ederek dönme iradesini gösterebilir. Önceki tasarrufu ortadan kaldırmayan yeni bir düzenleme yapılmışsa, sonraki tasarruf öncekinin yerine geçer; ancak kuşkusuz olarak önceki tasarrufun tamamlayıcısı olduğu anlaşılıyorsa birlikte uygulanır.

Miras bırakanın tasarrufta belirttiği bir malı sağlığında başkasına devretmesi de, o mal bakımından tasarrufun hükümsüz kalmasına yol açar. Bu nedenle kişinin yaşamı boyunca malvarlığında meydana gelen değişiklikler, tasarrufun güncel tutulmasını gerektirir. Evlilik, boşanma, çocuk sahibi olma veya önemli bir mal edinme gibi durumlarda tasarrufun yeniden gözden geçirilmesi önerilir. Boşanma hâlinde ise kural olarak boşanılan eş lehine yapılan tasarruflar hükümsüz olur.

Ölümden sonra açılma süreci

Miras bırakanın ölümünden sonra, ele geçen ölüme bağlı tasarruflar, hükümsüz olduğu düşünülse bile, derhâl sulh hâkimine teslim edilmelidir. Bu yükümlülük, belgeyi düzenleyen veya saklayan memur ile belgeyi bulan herkes için geçerlidir. Sulh hâkimi, belgeyi teslim aldıktan sonra bir ay içinde açar ve ilgililere okur. Ardından belgenin bir örneği, yasal mirasçılara ve lehine tasarrufta bulunulan kişilere tebliğ edilir.

Belgenin açılması, içeriğinin geçerliliği hakkında bir karar niteliği taşımaz. Belgenin şekil şartlarına uyulup uyulmadığı, miras bırakanın ehliyeti ve içeriğin hukuka uygunluğu, ancak ilgililerin açacağı iptal veya tenkis davalarında incelenir. Belgeyi gizleyen veya yok eden kişi ise mirastan yoksunluk ve ceza sorumluluğu gibi ağır sonuçlarla karşılaşabilir.

İptal ve tenkis davaları

Ölüme bağlı tasarrufun iptali, Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde sayılan sebeplere dayanılarak istenebilir. Bu sebepler; miras bırakanın tasarruf ehliyetine sahip olmaması, tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yapılması, içeriğinin hukuka veya ahlaka aykırı olması ve kanunda öngörülen şekle uyulmamasıdır. İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde açılma tarihinden itibaren iyi niyetli davalılara karşı on yıl içinde açılmalıdır.

Tenkis davası ise saklı payı zedelenen mirasçıların, tasarruf oranını aşan tasarrufların indirilmesini istedikleri davadır. Bu dava, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde açılma tarihinden itibaren on yıl içinde açılır. İptal ve tenkis davaları farklı amaçlara hizmet ettiğinden, uygulamada çoğu zaman birlikte, kademeli olarak açılır.

Vasiyet alacaklısı ve mirasçılarla ilişkisi

Belirli mal bırakma, mirasçı atamadan farklı bir kurumdur ve uygulamada sıkça karıştırılır. Mirasçı atanan kişi, terekenin tamamına veya bir oranına küllî halef olarak girer ve borçlardan da sorumlu olabilir. Belirli mal bırakılan kişi ise yalnızca o mal veya hak üzerinde, mirasçılara karşı bir alacak hakkı kazanır. Bu nedenle lehine belirli mal bırakılan kişi, malı doğrudan edinmez; mirasçılardan veya yerine getirmekle yükümlü kılınan kişiden teslimini ister.

Belirli mal bırakmadan doğan istem, kural olarak ilgilinin bu hakkını öğrendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Mirasçılar, terekenin borçlarını ve saklı payları karşılamaya yetmeyen durumlarda bu yükümlülüğü orantılı olarak indirebilir. Tereke borca batık ise, alacaklıların hakları belirli mal bırakılan kişinin haklarından önce gelir. Bu nedenle miras bırakanın malvarlığı ile borçları arasındaki dengeyi önceden değerlendirmek, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları önler.

Uygulamada sık yapılan hatalar

El yazılı belgelerde en sık rastlanan hata, tarihin eksik yazılması veya metnin bir kısmının bilgisayarla hazırlanmasıdır. Kanun, belgenin baştan sona miras bırakanın el yazısıyla yazılmasını, yıl, ay ve gün gösterilerek tarihlendirilmesini ve imzalanmasını şart koşar. Bu şartlardan birinin eksik olması, iptal davasında belgenin geçersiz sayılması sonucunu doğurabilir. Ayrıca belgenin güvenli bir yerde saklanmaması, ölümden sonra bulunamaması riskini de beraberinde getirir.

Resmî düzenlemede ise tanıkların bağımsızlığına dikkat edilmesi gerekir. Kanuna göre fiil ehliyeti bulunmayanlar, okuma yazma bilmeyenler, miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları ile kardeşleri ve bunların eşleri tanık olamaz. Lehine kazandırma yapılan kişilerin yakınlarının tanıklık etmesi de geçersizlik tartışmalarına yol açabilir. Bu tür riskleri azaltmak için belgenin bir hukukçu desteğiyle hazırlanması ve noterde saklanması tercih edilmelidir.

Hukuki destek

Ölüme bağlı tasarrufların geçerli olması için şekil şartlarına eksiksiz uyulması, saklı payların doğru hesaplanması ve miras bırakanın ehliyetinin belgelenmesi büyük önem taşır. Miras hukukunda deneyimli bir avukat, kişinin son arzularının hukuka uygun şekilde düzenlenmesine, ölümden sonra uyuşmazlık çıkma ihtimalinin azaltılmasına ve mirasçıların haklarının korunmasına yardımcı olur. Hazırlık aşamasında malvarlığının dökümü çıkarılmalı, mirasçılar ve saklı payları belirlenmeli, ardından en uygun şekil seçilmelidir.

Vasiyetname için kontrol listesi

Sık sorulan sorular

Vasiyetname nasıl yapılır?

Resmî, el yazılı veya sözlü olarak, kanundaki şekil şartlarına uygun şekilde yapılır.

Vasiyetname için kaç yaşında olmak gerekir?

Ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir.

El yazılı vasiyetname geçerli mi?

Baştan sona el yazısıyla yazılmış, tarihli ve imzalı ise geçerlidir.

Vasiyetnameyle mirasçı tamamen dışlanabilir mi?

Saklı paylı mirasçılar ancak ıskat sebebi varsa dışlanabilir; aksi hâlde saklı pay korunur.

Vasiyetnameden dönülebilir mi?

Evet. Miras bırakan yeni bir vasiyetname yaparak veya mevcudu yok ederek dönebilir.

Sözlü vasiyet ne zaman geçersiz olur?

Diğer şekillere başvurma olanağı doğduktan sonra bir ay geçince hükümsüz olur.

Kardeşlerin saklı payı var mı?

Hayır. Kardeşlerin saklı payı 2007 değişikliğiyle kaldırılmıştır.

İptal davası süresi nedir?

Öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde açılmadan itibaren iyi niyetli davalılara karşı on yıldır.

Boşanma lehine yapılan vasiyeti etkiler mi?

Kural olarak boşanılan eş lehine yapılan ölüme bağlı tasarruflar hükümsüz olur.

Belirli mal bırakma ile mirasçı atama arasındaki fark nedir?

Mirasçı atananlar terekeye küllî halef olarak girer; belirli mal bırakılan kişi ise yalnızca o mal için mirasçılara karşı alacak hakkı kazanır.

İlgili konular ve resmî kaynak

İlgili yayınlar: Mirastan ıskat · Baba öldü anne sağ miras nasıl paylaşılır · Vasiyet ödendi, sonradan borç çıktı · Boşanılan eski eş lehine vasiyetname

Resmî kaynaklar: Türk Medeni Kanunu (4721) · Noterlik Kanunu (1512)

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş veya sonuç taahhüdü değildir. Somut dosyanızda süreler ve deliller belgelerinizle birlikte değerlendirilmelidir.

Konunuzla ilgili belgelerinizi değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

WhatsApp

Yayın şeffaflığı

Yayınlayan profil: Av. Emirhan Keskin

Mesleki kayıt beyanı: Mersin Barosu, sicil no 5507 · TBB Avukat Arama üzerinden doğrulayın

Yayın tarihi: · Sayfa değişikliği: . Sayfa değişikliği tarihi hukuki kontrol tarihi değildir.

Hukuki inceleme: Hukukçu incelemesi yalnız mevcut içerik sürümüne bağlı onay kaydı oluştuğunda gösterilir.

Genel resmî doğrulama portalları: Mevzuat · Resmî Gazete · UYAP. Bu bağlantılar genel portallardır; tek başına sayfadaki her iddiaya kaynak sayılmaz.