Ana içeriğe geç

Boşanmada Kadının Hakları 2026: Nafaka, Tazminat, Mal Paylaşımı ve Velayet

Boşanmada kadının hakları: tedbir ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, edinilmiş mallara katılma, ziynet eşyası, aile konutu, velayet, koruma kararı ve soyadı hakkı rehberi.
Avukat Emirhan Keskin

Yazar ve hukuk bürosu hakkında

Avukat Emirhan Keskin

Türkiye’deki hukuki süreçlere ilişkin içerikler hazırlar ve Mersin’den hukuki hizmet sunar. Yayınlar güncel resmî kaynaklar üzerinden denetlenir.

Mersin Barosu · Sicil No: 5507

undefined

Boşanmada kadının hakları; dava süresince tedbir nafakası, boşanma sonrası yoksulluk nafakası, çocuklar için iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat, edinilmiş mallara katılma rejimine göre mal paylaşımı, ziynet eşyalarının iadesi, aile konutuna ilişkin haklar, velayet ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararını kapsar. Bu hakların büyük bölümü cinsiyete göre değil, tarafların kusuru, ekonomik durumu ve çocukların yararına göre belirlenir. Kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek kadın, yoksulluk nafakası talep edebilir; evlilik süresince edinilen mallar bakımından ise kural olarak kocanın edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Boşanma süreci, kadınlar açısından çoğu zaman ekonomik ve sosyal belirsizliklerle doludur. Evlilik süresince çalışmayan, ev işleri ve çocuk bakımını üstlenen veya gelirini aile bütçesine aktaran pek çok kadın, boşanmadan sonra nasıl geçineceği konusunda endişe duyar. Türk hukuku, bu endişeleri karşılamak üzere kadına çeşitli haklar tanımıştır. Bu rehberde boşanma sürecinde ve sonrasında kadının hakları konusunda bilinmesi gereken tüm hususları ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.

Dava sürecinde kadının hakları: tedbir nafakası

Boşanma davası açıldığında hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca davanın devamı süresince eşlerin barınması ve geçimi için gerekli önlemleri resen alır. Bu kapsamda geliri olmayan veya geliri yetersiz olan kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası için kusur araştırması yapılmaz; davanın açılmasıyla birlikte tarafların ekonomik durumuna göre karar verilir. Çocukların velayeti geçici olarak annede kalıyorsa, çocuklar için de tedbir nafakası belirlenir.

Tedbir nafakası, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hükmedilir ve boşanma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. Nafakanın ödenmemesi hâlinde ilamsız icra takibi başlatılabilir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesine göre nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Bu düzenleme, nafakanın düzenli olarak ödenmesini sağlamak bakımından etkili bir araçtır.

Kadının hakları arasında yoksulluk nafakası

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakası, boşanmada kadının hakları arasında en önemlilerinden biridir. Nafaka miktarı, kadının yaşam standardı, kocanın gelir durumu, evlilik süresi ve kadının çalışma imkânı gibi kriterler dikkate alınarak belirlenir.

Yoksulluk nafakası süresiz olarak hükmedilse de, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Ayrıca alacaklının evlenmeksizin fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde, mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilir. Değişen ekonomik koşullara göre nafakanın artırılması veya azaltılması için de dava açılabilir.

Maddi ve manevi tazminat

Boşanmada kadının hakları arasında tazminat talepleri de önemli bir yer tutar. Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesine göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Örneğin kocanın sağladığı ekonomik destekten yoksun kalma, sağlık sigortasından yararlanma imkânının sona ermesi ve evlilik birliğinin sağladığı güvenceden yoksun kalma, maddi tazminatın konusunu oluşturabilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın, kusurlu eşten manevi tazminat da talep edebilir. Şiddet, aldatma, hakaret, aşağılama ve ekonomik baskı gibi davranışlar, manevi tazminatın başlıca sebepleridir. Tazminat miktarı, olayın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve kusur oranı dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir.

Mal paylaşımında kadının hakları

1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen mallar bakımından, eşler aksini kararlaştırmamışsa yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde evlilik süresince çalışarak elde edilen gelirler ve bu gelirlerle alınan mallar edinilmiş mal sayılır. Boşanma hâlinde her eş, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Evlilik süresince çalışmamış ve ev işleriyle ilgilenmiş olsa bile kadının hakları bu kapsamda korunur; çünkü kanun, ev işlerini ve çocuk bakımını da aile birliğine katkı olarak kabul eder.

Evlilikten önce sahip olunan mallar, miras veya bağış yoluyla kazanılan mallar ve manevi tazminat alacakları ise kişisel mal sayılır ve paylaşıma dahil edilmez. Kadın, kişisel malıyla diğer eşin malının edinilmesine katkıda bulunmuşsa, değer artış payı da talep edebilir. 2002 öncesi edinilen mallar bakımından ise mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan, kadının katkı payı alacağı talebinde bulunması gerekir. Mal paylaşımına ilişkin talepler, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir.

Ziynet eşyaları ve çeyiz

Düğünde kadına takılan altın, bilezik, takı ve benzeri ziynet eşyaları, Yargıtay uygulamasına göre kim tarafından takılırsa takılsın kadının kişisel malı sayılır. Boşanma hâlinde kadın, ziynet eşyalarının kendisine iadesini veya iade edilemiyorsa bedelini talep edebilir. Ziynet eşyalarının koca tarafından bozdurulup harcandığı iddia ediliyorsa, kadının bunu ispat etmesi gerekir. Kadının ziynetleri kocasına geri alınmamak üzere verdiğini ise koca ispatlamalıdır.

Ziynet davalarında düğün fotoğrafları ve videoları, takıları takan kişilerin tanıklığı ve kuyumcu kayıtları önemli delillerdir. Çeyiz eşyaları da kadının kişisel malıdır ve boşanmada iadesi istenebilir. Çeyiz senedi veya listesi bulunması, ispatı büyük ölçüde kolaylaştırır. Bu taleplerin boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir davayla ileri sürülmesi mümkündür.

Aile konutu ve barınma hakkı

Boşanma sürecinde kadının hakları arasında barınma güvencesi de önemli bir yer tutar. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesine göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu satamaz, devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Konut kocanın adına kayıtlı olsa bile kadın, tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep edebilir. Kiralık aile konutunda ise kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir.

Boşanma davası sırasında hâkim, ortak konutun hangi eş tarafından kullanılacağına geçici olarak karar verebilir. Çocukların velayetinin annede olması hâlinde konutun anne ve çocuklara bırakılması, uygulamada sıkça verilen bir karardır. Boşanmadan sonra konutun mülkiyeti ise mal rejimi kurallarına göre belirlenir.

Velayet ve kadının hakları

Boşanmada çocukların velayeti, cinsiyet esasına göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirlenir. Ancak Yargıtay uygulamasında özellikle küçük yaştaki çocukların, özel bir sakınca bulunmadıkça anne şefkatine daha çok ihtiyaç duyduğu kabul edilir. Mahkeme, velayet konusunda karar verirken sosyal inceleme raporlarını, çocuğun yaşını, eğitim durumunu, idrak çağındaysa görüşünü ve ebeveynlerin çocuğa sağlayabileceği koşulları değerlendirir.

Velayet kendisine verilen anne, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için babadan iştirak nafakası talep edebilir. İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları ve babanın mali gücü oranında belirlenir ve çocuk ergin olana kadar devam eder. Çocuğun eğitimi devam ediyorsa, ergin olduktan sonra da eğitim süresince yardım nafakası istenebilir. Nafaka miktarları, her yıl belirli bir oranda artırılmak üzere hükmedilebilir.

Şiddet durumunda kadının hakları

Şiddete maruz kalan kadının hakları, 6284 sayılı Kanun ile özel olarak güvence altına alınmıştır. Kadın, şiddet veya şiddet tehlikesi bulunduğunda aile mahkemesinden, acil durumlarda ise kolluk amirinden veya mülki amirden koruma kararı isteyebilir. Uzaklaştırma, ortak konuttan çıkarma, iletişim yasağı ve silah teslimi gibi tedbirler hızlı şekilde uygulanabilir. Koruma kararı için şiddetin ispatı aranmaz ve başvuru ücretsizdir.

Şiddet gören kadın, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri'nden destek alabilir, geçici barınma imkânından yararlanabilir ve geçici maddi yardım talep edebilir. Şiddet aynı zamanda boşanma davasında ağır kusur olarak değerlendirilir ve kadının tazminat ve nafaka taleplerini güçlendirir. Şiddet olaylarının hastane raporları, kolluk tutanakları ve tanık beyanlarıyla belgelenmesi, hem ceza hem de boşanma davası bakımından önemlidir.

Sağlık sigortası ve emeklilik açısından kadının hakları

Evlilik süresince eşi üzerinden genel sağlık sigortasından yararlanan kadın, boşanmanın kesinleşmesiyle bu haktan yararlanamaz hâle gelir. Bu nedenle boşanma sonrasında kadının kendi adına genel sağlık sigortası tescili yaptırması veya çalışmaya başlayarak sigortalı olması gerekir. Geliri belirli bir sınırın altında olan kişilerin primleri, gelir testi sonucuna göre devlet tarafından karşılanabilir. Bu düzenleme, boşanma sonrası kadının hakları arasında sağlık güvencesinin korunması bakımından önemlidir.

Ayrıca kocanın ölümü hâlinde dul aylığı alma hakkı, boşanmanın kesinleşmesiyle sona erer. Boşanmış kadın, eski eşinden ölüm aylığı alamaz; ancak çocuklar, şartları varsa babalarından yetim aylığı alabilir. Kadının kendi sigortalılık süresini değerlendirmesi, doğum borçlanması gibi imkânlardan yararlanması ve emeklilik planını gözden geçirmesi tavsiye edilir.

Soyadı ve kişisel durum

Türk Medeni Kanunu'nun 173. maddesine göre boşanan kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kadın evlenmeden önce dul idiyse, nüfus kütüğüne kayıtlı bekârlık soyadını alabilir. Kadın, kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispat ederse, hâkim izin verebilir. Bu izin, mesleki hayatında eşinin soyadıyla tanınan kadınlar için önemlidir.

Durumun değişmesi hâlinde koca, verilen iznin kaldırılmasını isteyebilir. Kadının eşinin soyadını kullanma iznine ilişkin talep, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanmadan sonra ayrı bir davayla da istenebilir. Çocukların soyadı ise velayet anneye verilse bile babanın soyadı olarak kalır; değiştirilmesi için ayrıca dava açılması gerekir.

Kadının hakları için avukat desteği

Boşanma sürecinde kadının hakları; nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet ve velayet gibi birbirinden farklı taleplerin aynı anda doğru şekilde ileri sürülmesini gerektirir. Taleplerden birinin unutulması veya süresinde ileri sürülmemesi, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Aile hukukunda deneyimli bir avukat, kadının tüm haklarını tespit eder, delilleri toplar ve tedbir kararlarının zamanında alınmasını sağlar. Maddi imkânı bulunmayan kadınlar, baroların adli yardım bürolarından ücretsiz avukat desteği talep edebilir.

Kadının hakları için kontrol listesi

Sık sorulan sorular

Boşanmada kadının hakları nelerdir?

Nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyası iadesi, aile konutu, velayet ve koruma kararı başlıca haklardır.

Çalışan kadın nafaka alabilir mi?

Geliri yaşam standardını sürdürmeye yetmiyorsa ve kusuru daha ağır değilse yoksulluk nafakası alabilir.

Ziynet eşyaları kime aittir?

Düğünde kadına takılan ziynetler, kim takarsa taksın kural olarak kadının kişisel malıdır.

Evlilikte alınan ev nasıl paylaşılır?

Edinilmiş mal ise artık değerin yarısı üzerinde diğer eşin katılma alacağı doğar.

Kadın kocanın soyadını kullanabilir mi?

Menfaatini ve kocaya zarar vermeyeceğini ispat ederse hâkim izin verebilir.

Ziynet eşyaları bozdurulduysa ne olur?

Kadın ziynetlerin iadesini veya bedelini isteyebilir; geri verilmemek üzere verildiğini koca ispatlamalıdır.

Boşanınca sağlık sigortası devam eder mi?

Eş üzerinden sağlanan genel sağlık sigortası boşanmayla sona erer; kadının kendi adına tescil yaptırması gerekir.

Maddi imkânı olmayan kadın avukat tutabilir mi?

Barolardaki adli yardım bürolarından ücretsiz avukat desteği talep edebilir.

Çocukların soyadı boşanmada değişir mi?

Hayır. Velayet anneye verilse bile soyadı değişmez; değişiklik için ayrıca dava açılması gerekir.

Nafaka ödenmezse kadın ne yapabilir?

İcra takibi başlatabilir; şikâyet üzerine borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi verilebilir.

Yoksulluk nafakası ne zaman sona erer?

Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden; diğer bazı durumlarda mahkeme kararıyla sona erer.

İlgili konular ve resmî kaynak

İlgili yayınlar: Boşanmada erkeğin hakları · Nafaka miktarı nasıl belirlenir · Boşanmada ev kime kalır · Ekonomik şiddet boşanma sebebi midir

Resmî kaynaklar: Türk Medeni Kanunu (4721) · Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284)

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş veya sonuç taahhüdü değildir. Somut dosyanızda süreler ve deliller belgelerinizle birlikte değerlendirilmelidir.

Konunuzla ilgili belgelerinizi değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

WhatsApp

Yayın şeffaflığı

Yayınlayan profil: Av. Emirhan Keskin

Mesleki kayıt beyanı: Mersin Barosu, sicil no 5507 · TBB Avukat Arama üzerinden doğrulayın

Yayın tarihi: · Sayfa değişikliği: . Sayfa değişikliği tarihi hukuki kontrol tarihi değildir.

Hukuki inceleme: Hukukçu incelemesi yalnız mevcut içerik sürümüne bağlı onay kaydı oluştuğunda gösterilir.

Genel resmî doğrulama portalları: Mevzuat · Resmî Gazete · UYAP. Bu bağlantılar genel portallardır; tek başına sayfadaki her iddiaya kaynak sayılmaz.